bilinçli ile cümle

bilinçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.Núti nás k tenkému náteru vedomej logiky.
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.Si fa ricorso a quella sottile patina di logica cosciente.
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.To prowadzi nas ku cienkiej fasadzie świadomej logiki.
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.Vede nás k tenké vrstvě vědomé logiky.
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.Люди прибегают к тонкому слою сознательной логики.
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.Тласка ни към тънката облицовка на съзнателната логика.
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.זה מניע אותנו לעבר הקליפה הדקה של ההגיון המודע
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.التي تقع في القشرة العلوية للدماغ
Ve bizi yuzeysel bilincli mantik bolgesine itiyor.そのうち 医師たちはこう言うでしょう
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.A už se nerozhodnete úplně správně.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Das ist einfach zu viel.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.E la tua decisione sarà meno informata.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.En maak je een minder weloverwogen beslissing.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.E tomam uma decisão menos informada.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.I podejmiemy mniej świadomą decyzję.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.그리고선 충분한 정보 없이 결정을 내리겠지요.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Og man tager beslutninger der er mindre kvalificerede.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Și o să iei o decizie bazată pe mai puține fapte.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Và bạn sẽ ra một quyết định thiếu căn cứ.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Y tomarás una decisión menos informada.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Και θα πάρεις αποφάσεις γνωρίζοντας λιγότερα πράγματα.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.И примешь уже не такое осознанное решение.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.Ще взимате по-малко информирани решения.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.ואתה מקבל החלטה פחות מבוססת .
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.وسوف تصنع قرارت أقل وعياً.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.次は 頭の中に知識がある人のー
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Această sfidare conştientă e motivul pentru care eu, un agnostic, mai pot avea credinţă.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.A tento vedomý vzdor je dôvod, prečo ja ako agnostik, stále môžem mať vieru.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Dan tantangan sadar inilah alasan bagi saya, sebagai agnostik, untuk masih bisa punya keyakinan.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Deze bewuste uitdaging maakt dat ik, als agnosticus, toch geloof kan koesteren.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.E esta rebeldia consciente é a razão pela qual eu, como agnóstica, posso ainda ter fé.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.E questa sfida cosciente è il motivo per cui io, agnostica, posso ancora avere fede.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.És nekem, mint agnosztikusnak, emiatt a tudatos ellenállás miatt van még mindig hitem.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Este desafío consciente es el porqué, como agnóstica, todavía puedo tener fe.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Et ce défi conscient représente ce pourquoi l'agnostique que je suis peut tout de même avoir la foi.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.In prav zavestno kljubovanje je razlog, da imam kot agnostik še vedno lahko vero.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.그리고 이 의식적 반항이 불가지론자로서 제가 믿음을 가질 수 있는 이유입니다.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Och detta medvetna trots är anledningen till att jag, som en agnostiker, ändå kan tro.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Świadome nieposłuszeństwo pozwoliło mi, jako agnostyczce, zachować wiarę.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Und wegen dieser bewussten Missachtung kann ich, als Agnostikerin, immer noch glauben.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Và sự thách thức có ý thức này là tại sao, tôi, một người bất khả tri vẫn có thể có Đức tin.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.Και αυτή η συνειδητή περιφρόνηση, είναι η αιτία γιατί εγώ, ως αγνωστικίστρια, μπορώ ακόμα να έχω πίστη.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.И именно заради това съзнателно отхвърляне аз, като агностик, още имам вяра.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.И это открытое неповиновение — причина, по которой я, агностик, всё же могу верить.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.І лише завдяки цій непокорі, я, агностик, ще досі вірую.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.והתרסה מודעת זו היא , מדוע אני, כאגנוסטית, יכולה עדיין להיות בעלת אמונה.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.وهذا التحدي الواعي هو السبب أنني، كلاأدرّية ﻻ يزال عندي إيمان.
Ve bu bilinçli meydan okuma, benim bir agnostik olarak, inancımın olmasının sebebi.信念を持つことができる 理由なのです 私は信念を持っています 例えば 中東の平和は-
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?A potkali vůbec někdy tihle lidé vědomě oběť své diskriminace?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Au cunoscut măcar acești oameni deliberat o victimă a discriminării lor?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Czy ci ludzie spotkali się kiedyś z ofiarą swojej dyskryminacji?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Dan pernahkah orang-orang tersebut bahkan bertemu empat mata dengan korban diskriminasi mereka?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?En hadden deze mensen ooit bewust een slachtoffer van hun discriminatie ontmoet?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?E será que estas pessoas alguma vez tinham conhecido uma vítima da sua discriminação?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Est-ce que ces gens-là ont déjà consciemment rencontré une victime de leur discrimination ?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?In ali so te ljudje kadarkoli zavestno spoznali žrtev svoje diskriminacije?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?이 사람들은 그들의 차별 대상을 만나본 적이 있기나 한가?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Och hade dessa människor någonsin ens medvetet mött något av offren för deras diskriminering?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Og havde disse mennesker overhovedet bevidst mødt et offer for deres diskrimination?
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?Queste persone avevano mai incontrato una vittima della loro discriminazione?
İlgili Sayfalar