bilinçli ile cümle

bilinçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Önce bilinçli mi diye kontrol etmen gerekiyor!Prima data verifica daca este constienta acea persoana.
Önce bilinçli mi diye kontrol etmen gerekiyor!Vous devez d'abord voir si la personne est consciente ou pas !
Önce bilinçli mi diye kontrol etmen gerekiyor!Θα πρέπει να ελέγκεις αν έχουν τις αισθήσεις τους πρώτα!
Önce bilinçli mi diye kontrol etmen gerekiyor!Вы неправильно делаете. Сначала посмотрите, в сознании ли он?
Önce bilinçli mi diye kontrol etmen gerekiyor!يجب عليك ان تتحققي اذا كان واعياً او لا؟
Önce bilinçli mi diye kontrol etmen gerekiyor!はっ!
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Albowiem daję im świadectwo, iż gorliwość ku Bogu mają, ale nie według wiadomości.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Denn ich gebe ihnen das Zeugnis, daß sie eifern um Gott, aber mit Unverstand.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.For jeg gir dem det vidnesbyrd at de har nidkjærhet for Gud, men ikke med skjønnsomhet;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ik weet dat zij met veel toewijding God dienen, maar met verkeerde ijver.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Je leur rends le témoignage qu`ils ont du zèle pour Dieu, mais sans intelligence:
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Kajti pričujem jim, da imajo gorečnost za Boga, ali ne po pravem spoznanju.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.내가 증거하노니 저희가 하나님께 열심이 있으나 지식을 좇은 것이 아니라
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Lebo im dávam svedoctvo, že majú horlivosť Božiu, ale nie podľa pravého poznania.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Le mărturisesc că ei au rîvnă pentru Dumnezeu, dar fără pricepere:
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Mert bizonyságot teszek felõlök, hogy Isten iránt való buzgóság van bennök, de nem megismerés szerint.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Neboť jim svědectví vydávám, žeť horlivost Boží mají, ale ne podle umění.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Porque lhes dou testemunho de que têm zelo por Deus, mas não com entendimento.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Porque yo les doy testimonio de que tienen celo por Dios, pero no de acuerdo con un conocimiento pleno
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Rendo infatti loro testimonianza che hanno zelo per Dio, ma non secondo una retta conoscenza
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Sillä minä todistan heistä, että heillä on kiivaus Jumalan puolesta, mutta ei taidon mukaan;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Thi jeg giver dem det Vidnesbyrd, at de have Nidkærhed for Gud, men ikke med Forstand;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ty det vittnesbördet giver jag dem, att de nitälska för Gud. Dock göra de detta icke med rätt insikt.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.διοτι μαρτυρω περι αυτων οτι εχουσι ζηλον Θεου, αλλ' ουχι κατ' επιγνωσιν.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ибо свидетельствую им, что имеют ревность по Боге, но не по рассуждению.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Сьвідкую бо їм, що ревність Божу мають, та не по розуму.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.כי מעיד אני עליהם שיש להם קנאה לאלהים אך לא בדעת׃
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.لاني اشهد لهم ان لهم غيرة الله ولكن ليس حسب المعرفة.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.我 可 以 證 明 他 們 向 神 有 熱 心 、 但 不 是 按 著 真 知 識
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.我 可以 證明 他 們向神 有 熱心 、 但 不 是 按 著 真知識
Onlar çok bilinçliydiler.Erau foarte conștienți.
Onlar çok bilinçliydiler.Ils étaient très conscientes.
Onlar çok bilinçliydiler.그들은 의식은 아주 강했습니다.
Onlar çok bilinçliydiler.Lo sapevano molto bene.
Onlar çok bilinçliydiler.Mereka sangat menyadarinya.
Onlar çok bilinçliydiler.Mieli tego świadomość.
Onlar çok bilinçliydiler.Nagyon tudatosak voltak.
Onlar çok bilinçliydiler.Nhận thức của họ rất rõ ràng.
Onlar çok bilinçliydiler.Sie handelten da ganz bewusst.
Onlar çok bilinçliydiler.Tenían esto muy presente en su consciencia.
Onlar çok bilinçliydiler.Ze waren zich daar zeer bewust van.
Onlar çok bilinçliydiler.Είχαν αίσθηση.
Onlar çok bilinçliydiler.Вони були дуже розсудливими.
Onlar çok bilinçliydiler.Они были весьма сознательны.
Onlar çok bilinçliydiler.Те са били много предпазливи.
Onlar çok bilinçliydiler.הם היו מאוד מודעים.
Onlar çok bilinçliydiler.اي كان هناك حذرٌ معين
Onlar çok bilinçliydiler.ヒポクラテスの弟子も同様でした
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Acesta este partea sistemului nervos care se ocupă cu lucrurile pe care nu le controlăm conștient.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Az idegrendszernek ez a része foglalkozik mindazzal, amit nem irányítunk tudatosan.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Das ist der Teil des Nervensystems, der die Dinge regelt, die wir nicht bewusst kontrollieren.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Dat is het gedeelte van het zenuwstelsel dat zich bezig houd met de dingen die we niet bewust controleren.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Det här är den del av nervsystemet som hanterar de saker vi inte kontrollerar medvetet.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Ini adalah bagian dari sistem saraf yang berhubungan dengan hal-hal yang tidak kita kendalikan dengan sadar.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Maintenant, ceci est la partie du système nerveux qui gère les choses que nous ne contrôlons pas consciemment.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.To je část nervového systému, která se stará o věci, které vědomě nekontrolujeme.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.To je časť nervového systému, ktorá sa podieľa na veciach, ktoré vedome nekontrolujeme.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Τώρα αυτό είναι το κομμάτι του νευρικού συστήματος που έχει να κάνει με πράγματα που δεν ελέγχουμε συνειδητά
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Това е една част от нервната система, занимаваща се с нещата, които не контролираме съзнателно.
Otonom sinir sistemi, bizim bilinçli olarak kontrol etmediğimiz şeylerle ilgilenir.Это та часть нервной системы, которая занимается тем, что мы не контролируем сознательно.
İlgili Sayfalar