İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.Vor allem möchte ich diese Wissenschaft auf andere Krankheiten ausweiten.
İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.Мой главный интерес - как расширить эту науку, чтобы решить другие недуги.
İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.Найбільше я хочу розвивати цю науку, щоб лікувати інші недуги.
İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.Основният ми интерес е как да се задълбочи тази наука за лечение на други болести.
İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.העניין העיקרי שלי הוא איך לפתח את המדע הזה כך שיתיחס גם לפגיעות אחרות.
İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.اهتمامي الرئيسي هو كيفية تطوير هذا العلم لمعالجة أمراض أخرى.
İlgi alanım, bu bilimin diğer hastalıkları ele almak için nasıl irdeleneceği.特に自閉症や麻痺など
İşte bu. Einstein'ın zamanında, bilimin geldiği nokta bu.바로 그겁니다. 아인슈타인의 시대에서 과학의 범위는 이정도 까지입니다.
İşte bu. Einstein'ın zamanında, bilimin geldiği nokta bu.זהו זה. בזמנו של איינשטיין זה הכי רחוק שהמדע הגיע.
İşte bu. Einstein'ın zamanında, bilimin geldiği nokta bu.و عليه هذا ما اقصد ، إلى هناك وصل العلم في عصر اينشتاين
İşte bu. Einstein'ın zamanında, bilimin geldiği nokta bu.物体の数が限定されていたり 数百万もある場合には
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzAnda bisa menyaksikan perpaduan obat tradisional, obat modern dan ilmu modern.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzBạn có thể thấy sự dung hòa giữa thuốc truyền thống, thuốc hiện đại và khoa học hiện đại.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzEt vous pouvez voir ce mélange de médecine traditionnelle, médecine moderne, science moderne.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzE vedete questo miscuglio di medicina tradizionale, medicina moderna, scienza moderna.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzHet is een combinatie van traditionele en moderne geneeskunde en moderne wetenschap.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzI widzicie to mieszanie się tradycyjnej medycyny, nowoczesnej medycyny, nowoczesnej nauki.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruz여기서 바로 전통 의학과 현대 의학, 그리고 현대 과학의 만남을 볼 수 있지요.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzMůžete vidět toto mísení tradiční medicíny s moderní medicínou, moderní vědou.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzȘi puteți vedea acest amestec de medicină tradițională, medicină modernă, știință modernă.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzUnd Sie sehen die Mischung von traditioneller Medizin, moderner Medizin, moderner Wissenschaft.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzY puede verse esta mezcla de medicina tradicional, medicina moderna y ciencia moderna.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzВие виждате това съчетаване на традиционна и модерна медицина с модерна наука.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzВы видите как традиционная медицина тесно интегрируется с современной медициной, современной наукой.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzותראו את השילוב הזה של רפואה מסורתית, רפואה מודרנית, מדע מודרני.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzويمكنك ان ترى هذا المزج بين الطب التقليدي والطب الحديث ، والعلوم الحديثة.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzブレンドして 私は科学産業研究評議会(CSIR)という
İşte size bilimin bugüne kadar ölüm hakkında keşfettiği doğrular.Esta es la verdad, sobre la muerte. La verdad descubierta por la ciencia, hasta ahora.
İşte size bilimin bugüne kadar ölüm hakkında keşfettiği doğrular.Questa è la verità sulla morte, la verità scoperta dalla scienza,fino adesso.
İşte size bilimin bugüne kadar ölüm hakkında keşfettiği doğrular.Това е разкритата истина от науката за смъртта досега.
İşte size bilimin bugüne kadar ölüm hakkında keşfettiği doğrular.現時点での科学的な真実だ ローストチキン、フライドポテト、コカコーラ
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Chúng ta nên hy sinh cho những gì?" "Thế nào là một cuộc sống tốt đẹp?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür.Dans quel but peut-on se sacrifier? Qu'est-ce qui constitue une bonne vie?
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür.Fragen wie: "Wofür lohnt es sich zu leben?" "Wofür lohnt es sich zu sterben?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Jaki jest sens śmierci?" "Co składa się na dobre i udane życie?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."무엇이 죽음을 가치있게 하는가?" "훌륭한 인생을 구성하는것은 무엇인가?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Kvôli čomu sa oplatí zomrieť?" "Čo je podstatou usporiadaného života? "
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Kvůli čemu umírat?", "Co patří k dobrému životu?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Minkä puolesta kannattaa kuolla?" "Mikä on hyvän elämän perusta?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."¿Para qué vale la pena morir?" "¿Qué constituye una buena vida?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Pelo que vale a pena morrer?" "O que constitui uma boa vida?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Pentru ce merită să trăieşti?", "Pentru ce merită să mori?", "Ce reprezintă o viaţă bună?".
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Per quali cose vale la pena morire?" "Che cosa rende la vita una buona vita?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Wat is het waard om ervoor te sterven?" "Wat is een goed leven?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Για ποια πράγματα αξίζει να πεθαίνει κανείς;" "Από τι συνίσταται η "καλή" ζωή;"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."За какво си заслужава да умреш?" "Какво прави живота хубав?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."Ради чего можно умереть?", "Что считать за правильный образ жизни?"
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür.'למען מה ראוי למות?' 'מה הופך את החיים לטובים?'
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür."مالذي يستحق الموت لأجله ؟ " " مالذي يحدده الحياة المناسبة "
"İyi bir hayat nelerden oluşur?" gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür.有意義な人生を構成するもの などです 私が主張したいのは
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.실제로, 아시다시피, 유전의 법칙을 발견했지요. 기본적으로 취미로 했던 것에서 말이죠.
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.גילה את חוקי הגנטיקה - בעצם בתור תחביב.
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.في الواقع، تعلمون، أكتشف قوانين علم الجينات-- كهواية، في الاساس.
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.発見しました このシステムから 便利なものがたくさん生まれているのです
Kendimi bilimin ilerlemesine katkıda bulunan bir şövalye gibi görüyordum.Az én szememben egy lovag voltam, aki előresegítette a tudományt.
Kendimi bilimin ilerlemesine katkıda bulunan bir şövalye gibi görüyordum.En mi mente, yo era un caballero tratando de ayudar en el progreso de la ciencia.
Kendimi bilimin ilerlemesine katkıda bulunan bir şövalye gibi görüyordum.I mine tanker var jeg faktisk en ridder, som prøvede at hjælpe videnskaben med at komme fremad.
Kendimi bilimin ilerlemesine katkıda bulunan bir şövalye gibi görüyordum.I min tanke, var jag en riddare som försökte hjälpa vetenskapen framåt.
Kendimi bilimin ilerlemesine katkıda bulunan bir şövalye gibi görüyordum.In mijn beleving was ik eigenlijk een ridder die de wetenschap vooruit hielp.
Kendimi bilimin ilerlemesine katkıda bulunan bir şövalye gibi görüyordum.În mintea mea, era de fapt un cavaler în încercarea de a ajuta ştiinţa să progreseze.