Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgisiz ile cümle

bilgisiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Darum hat Hiob seinen Mund umsonst aufgesperrt und gibt stolzes Gerede vor mit Unverstand.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››ért tátja fel Jób hívságra a száját, [és] szaporítja a szót értelem nélkül.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Giobbe dunque apre invano la sua bocca e senza cognizione moltiplica le chiacchiere
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Ja, till fåfängligt tal spärrar Job upp sin mun, utan insikt talar han stora ord.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››이제 너 욥이 헛되이 입을 열어 지식 없는 말을 많이 하는구나
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Nên Gióp mở miệng ra luân điều hư không, Và nói thêm nhiều lời vô tri.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Nên_Gióp mở_miệng ra luân điều hư_không , Và nói thêm nhiều lời vô_tri .
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››niin Job avaa suunsa joutaviin ja syytää suuria sanoja taitamattomasti."
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Og Job oplater sin munn med tom tale; han bruker mange ord i sin uforstand.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››opent u opeens uw mond, Job. En alles wat u te zeggen hebt, is alleen maar onzin."
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››por isso abre Jó em vão a sua boca, e sem conhecimento multiplica palavras.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Przetoż Ijob próżno otwiera usta swe, a bez umiejętności rozmnaża słowa swoje.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››så oplader Job sin Mund med Tant, uden Indsigt taler han store Ord.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Sia-sialah pembicaraanmu engkau teruskan; jelaslah, engkau tak tahu apa yang kaukatakan
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››vanamente ha abierto Job su boca, y sin conocimiento multiplica palabras
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Zatorej brezuspešno odpira Job usta svoja, množi besede brez spoznanja.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››δια τουτο ο Ιωβ ανοιγει το στομα αυτου ματαιως επισωρευει λογους εν αγνωσια.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Затова Иов отваря уста да говори суетности, Трупа думи лишени от благоразумие.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››Иов и открыл легкомысленно уста свои и безрассудно расточает слова.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››ואיוב הבל יפצה פיהו בבלי דעת מלין יכבר׃
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››فغر ايوب فاه بالباطل وكبر الكلام بلا معرفة
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››所 以 約 伯 開 口 說 虛 妄 的 話 、 多 發 無 知 識 的 言 語
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››所以 約伯開口說虛 妄的話 、 多 發無 知識 的 言語
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Albowiem taka jest wola Boża, abyście dobrze czyniąc, usta zatkali nieumiejętności głupich ludzi.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Căci voia lui Dumnezeu este, ca, făcînd ce este bine, să astupaţi gura oamenilor neştiutori şi proşti.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Denn das ist der Wille Gottes, daß ihr mit Wohltun verstopft die Unwissenheit der törichten Menschen,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.For således er det Guds vilje at I ved å gjøre det gode skal målbinde de uvettige menneskers vankundighet,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Kajti taka je volja Božja, da z dobrimi deli zavežite jezik nevednosti nespametnih ljudi;
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.곧 선행으로 어리석은 사람들의 무식한 말을 막으시는 것이라
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Lebo tak je vôľa Božia, aby ste dobre činiac zapchali ústa nevedomosti nerozumných ľudí.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Mert úgy van az Isten akaratja, hogy jót cselekedvén, elnémítsátok a balgatag emberek tudatlanságát;
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Nebo tak jest vůle Boží, abyste dobře činíce, zacpali ústa nemoudrých lidí z neznámosti vám utrhajících.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Perché questa è la volontà di Dio: che, operando il bene, voi chiudiate la bocca all'ignoranza degli stolti
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Porque assim é a vontade de Deus, que, fazendo o bem, façais emudecer a ignorância dos homens insensatos,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Porque ésta es la voluntad de Dios: que haciendo el bien hagáis callar la ignorancia de los hombres insensatos
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Sebab Allah mau supaya dengan perbuatan-perbuatanmu yang baik kalian menutup mulut orang yang bercakap bodoh
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.sillä se on Jumalan tahto, että te hyvää tekemällä tukitte suun mielettömäin ihmisten ymmärtämättömyydeltä -
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Vì anh em làm điều lành để ngăn miệng những kẻ ngu muội dại dột, ấy là ý muốn của Ðức Chúa Trời.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Vì anh_em làm điều lành để ngăn miệng những kẻ ngu_muội dại_dột , ấy_là ý_muốn của Ðức_Chúa_Trời .
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.διοτι ουτως ειναι το θελημα του Θεου, αγαθοποιουντες να αποστομονητε την αγνωσιαν των αφρονων ανθρωπων
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Защото като овца блуждаехте, но сега се върнахте при Пастиря и Епископа на душите ви.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.ибо такова есть воля Божия, чтобы мы, делая добро, заграждали уста невежеству безумных людей, –
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.Така бо воля Божа, щоб ви, роблячи добро, затикали уста невіжи безрозумних людей,
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.כי כן הוא חפץ אלהים אשר בעשותכם הטוב תסכרו את פי אולת האנשים אשר אין בם דעת׃
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.لان هكذا هي مشيئة الله ان تفعلوا الخير فتسكّتوا جهالة الناس الاغبياء.
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.因 為 神 的 旨 意 原 是 要 你 們 行 善 、 可 以 堵 住 那 糊 塗 無 知 人 的 口
Çünkü Tanrının isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır.因 為神 的 旨意 原是 要 你 們 行善 、 可以 堵住 那 糊塗無 知人 的 口
"Eğer bir sır bekliyorsanız, korkarım ben de sizin kadar bilgisizim." diyor."Se è il mio segreto quello che volete scoprire, mi dispiace ma ne so quanto voi", ha detto la Smith.
"Eğer bir sır bekliyorsanız, korkarım ben de sizin kadar bilgisizim." diyor.«Se me perguntam qual é o meu segredo, temo bem não saber dizer», responde Deborah.
"Eğer bir sır bekliyorsanız, korkarım ben de sizin kadar bilgisizim." diyor.«Si me preguntan el secreto, me temo que soy tan ignorante como ustedes», dice.
"Eğer bir sır bekliyorsanız, korkarım ben de sizin kadar bilgisizim." diyor.« Si vous me demandez quel est mon secret, j'ai bien peur d'être aussi ignorante que vous », répond Deborah.
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›bahwa Ayub berbicara tanpa mengerti, dan bahwa perkataannya tidak mengandung arti
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›«Giobbe non parla con sapienza e le sue parole sono prive di senno»
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›" Gióp nói cách không hiểu_biết , Và lời của người thiếu sự thông sáng . "
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›"Gióp nói cách không hiểu biết, Và lời của người thiếu sự thông sáng."
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›"Hiob redet mit Unverstand, und seine Worte sind nicht klug."
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›,Iov vorbeşte fără pricepere, şi cuvîntările lui sînt lipsite de judecată.
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›Job ne govori s spoznanjem in besede njegove so brez razsodnosti.
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›Job nehovorí v pravej známosti, a jeho slová nie sú povedané v rozumnosti.
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›"Job no habla sabiamente; sus palabras no son con entendimiento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod