Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgisi ile cümle

bilgisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Noam Chomsky, üretici dil bilgisi ni kurmuştur.Noam Chomsky: Probleme sprachlichen Wissens.
Kuramsal çerçeve bilgisi verilir.Vollradachsen werden ausgewuchtet.
Daha sonraki döneme dair Mercia ile bir çatışma bilgisi yoktur.Die Beziehungen zu Mercia blieben auch weiterhin problematisch.
(Cahillik, bilgisizlik.)(Diplomarbeit, unveröff.).
Fotoğraf ve tanımlama Kuş besleme bilgisiFotos und Beschreibung Herbarbelege
Konum bilgisi GPS alıcısı tarafından sağlanır.Die Rückverfolgbarkeit erfolgt per GPS.
Dil bilgisi çok eski bilimlerdendir.Bei der Probierkunst handelt es sich um eine alte Wissenschaft.
NSKK üyeliğine otomobil kullanma bilgisi ve ehliyeti olmayan kişileri üyelik için kabul ediyordu.Die Aufnahme in das NSKK setzte keinen Führerschein und keine Kenntnisse über Kraftfahrzeuge voraus.
Fince dil bilgisi, Fince'yi konuşabilmeyi sağlayan kurallar bütünüdür.Korrekte Unterstützung für komplexe Sprachen benötigt man aber Pango.
Asıl amaç kullanıcıların daha az sayıda hesap bilgisi akılda tutmalarını sağlamaktır.Ihre Hauptzielrichtung ist die Minimierung der Anzahl der Rechenoperationen.
Bu atom bilgisi bizim mantığımıza dayanır.Der Gegenstand der Theologie fußt in diesem Problembewusstsein.
Böylece saklanan kutuların bilgisi web tabanlı olarak saklanmaktadır.Niedrig aufgelöste Scans der Box sind im Web findbar.
Sonuç olarak bu dal daha tecrübeli akvaristlik bilgisi gerektirmektedir.Dazu ist neben der Charakterbildung die unablässige Aneignung von Wissen erforderlich.
Üst düzlemde (biçim bilgisinde) bunlar biçim birimlerini ve kelimeleri oluştururlar.Diese bestimmen aus ihren Reihen einen Sprecher sowie einen stellvertretenden Sprecher.
İşlevsel ses bilgisi, ses bilim gibi konuşulan dili farklı açılardan ele alır.Ein Wort aus der Muttersprache, das ähnlich klingt wie die zu lernende Vokabel, ist das Schlüsselwort.
Bu dil hakkında kısmen bilgisi olan son kişi 1940 yakınlarında ölmüştür.Die letzte bekannte Muttersprachlerin starb 1934.
Yabancı meslektaşları onun bilgisini öven konuşmalar yaptılar.Gespräche mit Fachkollegen ernüchtern ihn bald.
Din bilgisi; sistematiktir.In: Notulae Systematicae.
Eleştirilere maruz kalan Chomsky, sözde engellerle kendi dil bilgisi özelliklerini sınırlandırmıştır.Als Reaktion beschränkte Chomsky daraufhin die Eigenschaften seiner Grammatik durch sogenannte Barriers.
Matematikte daha derin bir anlayış için Alpher'in bilgisine ihtiyaç duyuyordu.Von Archytas erhoffte er sich vor allem mathematische Erkenntnisse.
Fakat Nero'nun Roma yanarken lir çaldığı bilgisi yanlıştır.Dennoch ist Nero als Brandstifter Roms in die Geschichte eingegangen.
Ögretmenlik meslek bilgisi dersleri (MB).Praxis des Geschichtsunterrichts (Bd.
Rusya'nın radar bilgisinin ne kadarını Azerbaycan Hava Savunma Kuvvetleri ile paylaştığı bilinmemekteydi.On ne sait pas si la Russie partage les données du radar avec l'Azerbaïdjan.
Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır.On rappelle que les groupes GU(φ) et PGU(φ) sont notés GO(φ) et PGO(φ).
Tüm bu zaman boyunca, Simurg o kadar çok öğrenmiştir ki tüm zamanların bilgisine sahip olmuştur.Pendant tout ce temps, le Simurgh a tellement appris qu'on pense qu'il possède le savoir de tous les âges.
IANA .gov whois bilgisiIANA .bv whois information Portail d’Internet
Dil bilgisi ona "bilge" unvanını kazandırdı.Son érudition lui a valu le nom de "Sage célèbre".
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.L’objectif initial a consisté à définir le standard XML pour l’échange des données associées aux marques.
Din bilgisi; sistematiktir.Article détaillé : Systématique.
Çok iyi bir bateri bilgisi ve tekniği vardır.Elle possède une bonne technique de combat et de puissance.
Operasyon hakkında ordu komutanlarının bile son ana kadar bilgisi olmamıştır.Le chef de l'expédition lui-même n'en savait rien.
Hayat bilgisi, çeşitli ülkelerde ilkokul düzeyinde verilen ders.Nous voulons, nous revendiquons l’ouverture sur la vie à tous les niveaux de l’enseignement.
Modern Standart Arapça bilgisi yer yer değişmektedir .L’arabe standard moderne devient langue d’État.
Dil bilgisi yarışmaları iki grup hâlinde yapılmıştır.Deux classements linguistiques sont en concurrence.
Teorik bilgisinin büyük bir kısmını kendi başına çalışarak kazandı.Ils consacrent une grande partie de leur temps à se perfectionner eux-mêmes.
Aslında elbette Luke'un prenses hakkında hiçbir bilgisi yoktur.On ne connaît pratiquement rien de la vie de cette princesse.
Ancak birçok sanatçının da Schopenhauer'ın bu bilgisinden esinlenerek sanatçı oldukları söylenemez.Certains historiens pensent que Schlözer n'est pas le compositeur de ces études.
İstatistik bilgisinin hatalı ve yanlış kullanıldığına dair epeyce geniş bir algı bulunmaktadır.Les informations générales sur l’Afrique sont très approximatives sinon erronées.
Roma İmparatoru Hadrianus zamanında, yani 117 ile 138 yılları arasında tasarlandığı bilgisi vardır.Elle a été utilisée par l'empereur romain Hadrien et ses légions entre les années 117 et 138.
Bunun nedeni ise, her şeyin ereksel nedenlerinin bilgisine ulaştırmasıdır.En premier, c'est le souci de retracer l'origine de chaque donnée.
Bu sağlık bilgisi, yukarıda bahsedilen sağlık durumlarını içerir.Ce qui confirme les ennuis de santé déjà évoqués.
1884 – Boltzmann; ısı bilgisi düşüncelerden, Stefan - Boltzmann siyah cisim radyant akı yasasını türetir.1884 – Ludwig Boltzmann énonce la loi de Stefan-Boltzmann pour un corps noir.
Alıcı, "Okundu bilgisi"'ni etkinleştirirse, gönderen, alıcının iletiyi okuduğunu görebilir.Si l'attaquant « connaît le système » alors il sera capable de déchiffrer le message.
Konum bilgisi GPS alıcısı tarafından sağlanır.Ces informations sont obtenues par exemple via un récepteur GPS.
Bu cümle dil bilgisi hatalarından uzaktır.Esta frase está libre de errores gramaticales.
Onların bilgisi var.Ellos tienen información.
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Le quedaré agradecido si pudiera poner esta declaración en conocimiento de la Federación Sionista.
Musıki Temel Bilgisi I – 1958,.II – 1962,.III –1964,.IV – 1966.Teoría musical básica I (Musıki Temel Bilgisi) I – 1958,.II – 1962,.III –1964,.IV – 1966.
Huesca-Pirineos Airport (resmi site) (İngilizce) Havalimanı bilgisiPágina oficial del Aeropuerto de Huesca-Pirineos
Operasyon hakkında ordu komutanlarının bile son ana kadar bilgisi olmamıştır.Ni el oficial, ni las tropas conocían hasta el último momento el objetivo de su misión.
Pilota istikamet ve süzülüş hattı bilgisi verir.Piloto: Infórmame de la pista y de las condiciones.
Sanat bilgisi; sanatçı ile onun yöneldiği nesne arasındaki ilgiden doğan bir bilgidir.El trabajo es una fuente muy importante de información sobre los artistas que describe.
Havalimanı bilgisiDatos del aeropuerto
Şiva ona Pashupata bilgisini öğretir.Es entonces que Shiva le concede el conocimiento de la Paśupata.
O zamanda zaten üniversite seviyesinde matematik bilgisine sahipti.Entonces ya dominaba las matemáticas a nivel universitario.
Portekiz Su Köpeği Portekiz Su Köpeği Irk BilgisiEstándar de la FCI La salud del perro de aguas portugués Más información
Tiyatro resimleri Ponce şehri hakkında bilgiler İletişim BilgisiPonce Foto del Teatro Información de varios lugares turísticos de Ponce Contactos del Teatro
Noam Chomsky, üretici dil bilgisi ni kurmuştur.Noam Chomsky, lingüista, activista.
Oppenheimer matematiksel olarak, Pauling ise kimyasal bilgisi ile projeyi yürütür.Oppenheimer efectuaría los cálculos matemáticos y Pauling interpretaría los resultados.
Fonetik ve fonoloji arasındaki fark “Ses Bilgisi” kavramıdır.Historia del registro del sonido Comediscos Discorola «Fonógrafo».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod