Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgisayarlar ile cümle

bilgisayarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Они принесли свои компьютеры, чтобы поиграть в игры друг с другом.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.הם למעשה מביאים את המחשבים שלהם על מנת לשחק משחקים אחד נגד השני.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.إنهم في الواقع يحضرون حاسباتهم ليتمكنوا من اللعب ضد بعضهم البعض
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.ゲームで対戦しています 世界中で見られる光景です
Birmingham Çocuk Hastanesi'ndeki bilgisayarlara kurmak.버밍엄 소아 병원의 병원 컴퓨터에 설치하였습니다.
Birmingham Çocuk Hastanesi'ndeki bilgisayarlara kurmak.והתקנו אותה במערכת המחשוב של בית החולים לילדים בברמינגהם.
Birmingham Çocuk Hastanesi'ndeki bilgisayarlara kurmak.وقمنا بتثبيته علي حاسوبات مستشفي للأطفال في برمنغهام.
Birmingham Çocuk Hastanesi'ndeki bilgisayarlara kurmak.バーミンガム小児病院で行いました 小児集中治療で使われている-
Bir uzay üssüm vardı. Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...저에게는 점자 컴퓨터가 있었습니다.
Bizim bilgisayarlarımızı hackliyorlar.Sie hack in unseren Computern. Wir müssen haben
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.A forma que encontrámos usa computadores, mas não depende deles.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Bien, la forma que hemos ideado utiliza ordenadores pero no depende de ellos.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Cách chúng tôi đưa ra là sử dụng máy tính, nhưng không phụ thuộc vào chúng.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Cara yang kami temukan adalah dengan menggunakan komputer, namun tidak tergantung pada komputer.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Cóż, pomysł na który wpadliśmy wykorzystuje komputery, ale nie polega na nich.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Die Lösung, die wir gefunden haben, beruht darauf, Computer zu benutzen, ohne von ihnen abhängig zu sein.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Ei bine, modalitatea cu care am venit foloseşte calculatoare, dar nu depinde de ele.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Il metodo a cui noi abbiamo pensato fa uso di computer, ma non dipende da essi.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Järjestelmä, johon me päädyimme käyttää tietokoneita, mutta ei ole niistä riipuvainen.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.자, 우리는 컴퓨터를 이용하는 방법을 찾아냈습니다. 하지만 전적으로 컴퓨터에 의존하지는 않죠.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.La méthode que l'on a trouvée utilise des ordinateurs, mais ne dépend pas d'eux.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.No, naš način uporablja računalnike, ni pa odvisen od njih.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Nos, az az eljárás, amivel mi előálltunk, számítógépeket használ, de nem függ azoktól.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Nou, de manier die wij verzonnen hebben maakt gebruik van computers, maar is er niet afhankelijk van.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Přišli jsme na způsob, který využívá počítače, ale nezávisí na nich plně.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Sättet vi har kommit på använder datorer men är inte beroende av dem.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Ο τρόπος που βρήκαμε χρησιμοποιεί υπολογιστές, χωρίς να βασίζεται σ' αυτούς.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Ами, начина, който ни хрумна използва компютри, но не зависи от тях.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Ми придумали один спосіб, який використовує комп'ютери, але не залежить від них.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.Хорошо, способ, к которому мы пришли, использует компьютеры, но не зависит от них.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.אז ככה, המצאנו שיטה המשתמשת במחשבים אבל איננה מסתמכת עליהם.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.حسناً، الحل الذي توصلناه له باستخدام الحواسيب، لكن دون الإعتماد عليها.
Bizim bulduğumuz yöntem bilgisayarlardan yararlanıyor ama onlara bel bağlamıyor.それに依存をしない 方法にたどり着きました 秘密は投票用紙です
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.Apenas materiais físicos — nós partilhamos os nossos PCs.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.E i nostri PC li condividiamo: lo vediamo anche nel wireless.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.Kita juga melihat permasalahan yang sama dalam jaringan nirkabel.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.우리가 서로 공유하는 개인용 컴퓨터 말입니다. 우리는 이것을 무선망에서도 목격할 수 있습니다.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.Мы можем увидеть это в технологии беспроводной связи.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.- המחשבים שלנו, אנו שותפים בהם. רואים זאת גם באלחוט.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.-- حواسيبنا، نحن نتقاسمها معاً. نحن أيضاً نرى هذا في الشبكة اللاسلكية.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.過去には個人が無線のライセンスを所有し、ある場所で信号が送信されると、
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- nasze komputery, dzielimy je ze sobą.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- nos PCs, nous les partageons ensemble.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- nuestras PCs, las compartimos.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.- onze pc's, we delen ze samen.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- PC-ul nostru, îl împărtășim cu toții.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.- unsere PCs, wir teilen sie.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.- нашите PC, които споделяме.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Als Bob und ich dies entwarfen, dachten wir, wir stellten ein System her, das Computer miteinander verbindet.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Când am făcut cu Bob acest design, am crezut că proiectam un sistem de conectare a calculatoarelor.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Cuando hicimos el diseño con Bob pensamos construir un sistema para conectar computadoras.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Khi Bob và tôi làm bản thiết kế này, chúng tôi nghĩ mình đang xây dựng một hệ thống kết nối các máy tính.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.밥과 제가 설계를 했을 때 우리는 컴퓨터를 서로 연결하는 시스템을 만든다고 생각했습니다.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Quando io e Bob abbiamo progettato questo, pensavamo di costruire un sistema per connettere i computer.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Создавая этот протокол, мы с Бобом думали, что строим систему для объединения компьютеров.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.כשבוב ואני עשינו תוכנית זו, חשבנו שאנחנו בונים מערכת כדי לקשר בין מחשבים.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.عندما قمنا بوب وأنا بهذا التصميم، اعتقدنا بأننا كنا نبني نظام يربط الحواسيب ببعضها.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.繋げるシステムを 設計しているつもりでした でもすぐに解った事ですが
Böylece ilk mikroişlemci yapıldı. Şimdi kullandığımız bütün bilgisayarlar bunun bir kopyası.C'était véritablement le premier microprocesseur.
Böylece karmaşık şifrelemeyi bilgisayarlara yaptırıp sonra da kağıdı, doğrulama için kullanabiliriz.Eli voimme antaa tietokoneiden hoitaa salauksen, jonka jälkeen voimme käyttää paperia varmistamisessa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilgisayarlar ile cümle - Sayfa 28 - bilgisayarlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App