Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Het enige dat ik heb gedaan, is dat ik de volgorde heb veranderd waarin de informatie is voorgesteld.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Jedinou věc, kterou jsme změnili: přehodili jsme pořadí, ve kterém je informace prezentovaná.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Jedinú vec, ktorú sme zmenili je, že sme prehodili poradie v ktorom je informácia prezentovaná.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Jedyna różnica tkwi w zmianie kolejności prezentowanych informacji.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.하지만 제가 한 유일한 행동은 그 정보가 보여지는 순서를 바꾼 것입니다.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.La seule chose que j'ai fait, c'est de modifier l'ordre dans lequel ces informations sont présentées.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Lo único que hice fue alterar el orden en que se presenta la información.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.L'unica cosa che ho fatto è stato variare l'ordine in cui si presentavano le informazioni.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Satu-satunya yang saya lakukan adalah saya mengubah urutan dalam hal bagaimana informasi dipresentasikan.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Singurul lucru pe care l-am făcut este că am variat ordinea în care informația este prezentată.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Το μόνο που έκανα είναι να αλλάξω την σειρά με την οποία παρουσιάζονται οι πληροφορίες.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Разница лишь в порядке появления информации на экране.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Това, което аз правя е че разменям реда, в който се появява информацията.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.Я всього лиш змінила порядок подання інформації.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.הדבר היחיד שעשיתי הוא לשנות את הסדר בו מוצג המידע.
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.الشيء الوحيد الذي عملته هو تغيير الترتيب في الطريقة التي تقدم بها المعلومة
Tek yaptığım şey bilginin sunuluş sırasını değiştirmek.情報が表示される 順番だけです 簡単なことから始めてもらうと
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.매 2~3년마다 의료 지식이 두 배로 증가되고 있는데 그걸 다 배우는 것은 불가능합니다.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.2-3年ごとに倍増する医学の知識に 追いつけないのです 医師の睡眠不足も至る所で見られますが
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.Dans un hôpital où la connaissance médicale double tous les deux ou trois ans, on n'arrive plus à suivre.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.In een ziekenhuissysteem waarin medische kennis elke 2 à 3 jaar verdubbelt, kunnen we het niet bijhouden.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.Într-un spital, unde cunoștințele medicale se dublează la doi sau trei ani, nu putem ține pasul.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.Trong một hệ thống bệnh viện nơi mà kiến thức y khoa tăng gấp đôi mỗi hai hay ba năm, ta không thể theo kịp.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.Un sistema hospitalario donde el conocimiento se multiplica cada 2 o 3 años, y nosotros no nos actualizamos.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.V nemocničním systému kde se lékařské poznatky zdvojnásobují každé dva nebo tři roky, nemůžeme držet krok.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.В больничной системе, где медицинские знания удваиваются каждые два-три года, мы не можем идти в ногу с ними.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.Кількість медичних знань подвоюється щодва-три роки, і ми не встигаємо за ними.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.במערכת בתי-החולים, שבה כמות הידע הרפואי מכפילה את עצמה כל 2-3 שנים, אנו לא מסוגלים לעמוד בקצב הזה.
Tıbbi bilginin her iki ya da üç yılda ikiye katlandığı hastane sisteminde onu yakalayamıyoruz.في نظام المستشفى حيث المعرفة الطبية مضاعفة كل سنتين او ثلاثة, لا نستطيع مواكبتها.
Üç Büyük BilginDie drei großen Gelehrten
Üç Büyük BilginGrande raduno dei dragoni
Üç Büyük BilginTrês Grandes Doutores
Üç Büyük BilginTres grandes sabios
Üç Büyük BilginTre stora mästare
Üç Büyük BilginТри великих вчених
Uzayda seyahat konusunda bir bilgin var mı?Apakah Anda tahu apa-apa tentang perjalanan ruang angkasa?
Uzayda seyahat konusunda bir bilgin var mı?¿Sabes algo sobre el transporte espacial?
Uzayda seyahat konusunda bir bilgin var mı?Tiedätkö mitään avaruusmatkailusta?
Uzayda seyahat konusunda bir bilgin var mı?Weißt du irgendetwas über Raumfahrt?
Uzayda seyahat konusunda bir bilgin var mı?Знаете ли нещо за пътуването в Космоса"?
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Äitini päätti, että tiedon on täytynyt tulla isoäidiltäni.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.A minha mãe concluiu que essa informação devia ter vindo da minha avó.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Dan ibu saya memutuskan bahwa informasi itu pasti datang dari nenek saya.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.E mia madre ha deciso che questa informazione deve essere arrivata da mia nonna.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.En mijn moeder besloot dat die informatie van mijn oma moet zijn gekomen.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.És anyám úgy döntött, hogy ezt csak nagyanyámtól tudhattam meg.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Et ma mère a décidé que cette information avait du venir de ma grand-mère.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Iar mama a decis că acea informaţie trebuie să fie venit de la bunica mea.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.제 어머니는 그 정보가 제 할머니에게서 나온것이 틀림없다고 결정했습니다.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Min mor bestämde sig för att den informationen måste ha kommit från mormor.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Moja matka zdecydowała, że ta informacja musiała pochodzić od mojej babki.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Und meine Mutter dachte, dass diese Informationen von meiner Großmutter kommen musste.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Y mi madre decidió que esa información debía venir de mi abuela.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Και η μητέρα μου αποφάσισε οτι αυτή η πληροφορία έπρεπε να είχε προέλθει από την γιαγιά μου.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.И майка ми реши, че тази информация трябва да е дошла от баба ми.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Моя мати вирішила, що ця інформація надійшла від моєї бабусі.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Моя мать решила, что эта информация пришла от моей бабушки.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.ואמא שלי החליטה שהמידע הזה ודאי הגיע מסבתא שלי.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.وقررت أمي ان المعلومات التي عرفتها لابد وأنها وصلتني من جدتي.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.他にも、作品を書いているときに