bilgin ile cümle
bilgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Et ainsi le faible périra par ta connaissance, le frère pour lequel Christ est mort!
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Genom din »kunskap» går ju då den svage förlorad -- han, din broder, som Kristus har lidit döden för.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!I zahyneť bratr mdlý, (pro tvé to vědění), za kteréhož Kristus umřel.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!I zginie dla onej twojej umiejętności brat mdły, za którego Chrystus umarł.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Kajti po tvojem spoznanju se ta slabotni spravlja v pogubo, in to brat, ki je zanj umrl Kristus.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!그러면 네 지식으로 그 약한 자가 멸망하나니 그는 그리스도께서 위하여 죽으신 형제라
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Pela tua ciência, pois, perece aquele que é fraco, o teu irmão por quem Cristo morreu.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Sinun tietosi kautta turmeltuu silloin tuo heikko, sinun veljesi, jonka tähden Kristus on kuollut.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Thế thì ngươi lấy sự hay biết mình mà làm hư mất kẻ yếu đuối, là người anh em mà Ðấng Christ đã chết thế cho!
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Und also wird über deiner Erkenntnis der schwache Bruder umkommen, um des willen doch Christus gestorben ist.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Και δια την γνωσιν σου θελει απολεσθη ο ασθενης αδελφος, δια τον οποιον ο Χριστος απεθανεν.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!Или само аз и Варнава нямаме право да не работим за прехраната си?
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!И от знания твоего погибнет немощный брат, за которого умер Христос.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!І погибне через твоє знаннє недужий брат, за котрого Христос умер.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!ויאבד על ידי דעתך אחיך החלש אשר למענו מת המשיח׃
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!فيهلك بسبب علمك الاخ الضعيف الذي مات المسيح من اجله.
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!因 此 、 基 督 為 他 死 的 那 軟 弱 弟 兄 、 也 就 因 你 的 知 識 沉 淪 了
Sonuçta bu zayıf vicdanlı kişi, Mesihin uğruna öldüğü bu kardeş, senin bilgin yüzünden mahvolur!因此 、 基督為 他 死的 那 軟弱 弟兄 、 也就 因 你 的 知識 沉淪了
Sorular ile başlayan bir eğitim sistemi düşünün. Bilginin direkt aktarılması ile başlamayan.Ta edukacja wychodzi od pytań, a nie od wiedzy do przekazania.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ihr wisst bereits genug um mir zu sagen was falsch ist an dieser Behauptung?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?이미 저에게 말할 수 있을 정도로 충분히 알고 계십니다. 이 말이 무슨 문제가 있을까요?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Sami już znacie odpowiedź.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ya saben lo suficiente como para responder cuál es el error en esta afirmación.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ξέρετε αρκετά για να μου απαντήσετε -- πού είναι το λάθος σε αυτή τη δήλωση;
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Ви вже достатньо знаєте, аби мені відповісти - що не так із цим твердженням?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?Вы уже знаете достаточно, чтобы указать, что тут не так.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?אתם כבר יודעים מספיק כדי לומר. מה שגוי בהצהרה הזו?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık. Bu cümlede sorun ne?أنتم تعلمون ما يكفي لتجيبوني. ما الخطأ في تلك العبارة؟
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Já sabem o suficiente para mo dizer.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Jullie weten best genoeg. Wat is er mis met deze stelling?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Már eleget tudnak ahhoz, hogy megmondják.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Ne sapete già abbastanza per dirmelo.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Știți deja destul de multe. Ce-i în neregulă cu această afirmație?
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Už viete dosť na to, aby ste to mohli povedať.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Vous en savez déjà assez pour me le dire.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Vždyť chápete, jak to funguje.
Sorunun ne olduğunu söyleyecek kadar bilginiz var artık.Вие вече знаете достатъчно, за да ми кажете.
Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Desejo que o TED mostre verdadeiramente a força da informação.
Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Espero que TED verdaderamente muestre el poder de la información.
Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Je souhaite à TED de vraiment montrer le pouvoir de l'information.
Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Искам TED наистина да покаже силата на информацията.
Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.その力は規則を書き直し 生活を変える
TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Desidero che TED ci dimostri il potere dell'informazione.
TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Ich wünsche mir, dass TED wahrlich die Kraft der Information zeigt.
TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Toivon, että TED todella todistaa informaation voiman.
TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Życzę sobie, by TED pokazał prawdziwą potęgę informacji.
TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Я хочу, чтобы TED действительно показал силу информации.
Teknoloji, bilginin ücretsizce değiş tokuş edilmesi için var ve teknoloji çok ileri boyutlara geldi.정보의 자유로운 교류를 위한 기술 그리고 모든 것들이 엄청나게 발전 되어져 왔고
Teknoloji, bilginin ücretsizce değiş tokuş edilmesi için var ve teknoloji çok ileri boyutlara geldi.La tecnología para el libre intercambio de información y todo ello ha avanzado tanto
Teknoloji, bilginin ücretsizce değiş tokuş edilmesi için var ve teknoloji çok ileri boyutlara geldi.La tecnologia per il libero scambio di informazioni e cose del genere sono diventate così avanzate
Teknoloji, bilginin ücretsizce değiş tokuş edilmesi için var ve teknoloji çok ileri boyutlara geldi.Les technologies d'échange libre d'informations ont connu un tel progrès
Teknoloji, bilginin ücretsizce değiş tokuş edilmesi için var ve teknoloji çok ileri boyutlara geldi.Tehnologia în schimbul informaţiei gratuite şi toate acestea au devenit foarte avansate.
Teknoloji, bilginin ücretsizce değiş tokuş edilmesi için var ve teknoloji çok ileri boyutlara geldi.Η τεχνολογία για την ελεύθερη ανταλλαγή πληροφοριών και όλα αυτά, έχουν αναπτυχθεί τόσο πολύ.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.Ale znów, jak poprzednio, używamy koloru i przybliżamy sytuacje konkretnej osoby do tych informacji.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.Dar, din nou, mereu folosing culoare și o apropiere personalizată către această informație.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.De nuevo, siempre aplicando color y proximidad personalizada a esa información.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.E sempre attraverso l'uso del colore e la collocazione di quel dato nella scala dei valori.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.I v tomto případě vždy používáme barvy a personalizovaný odhad těchto informací.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.이것 역시, 색깔을 이용해서 정보에 친숙해 지도록 개인화했습니다.
Tekrar söylüyorum, her zaman renk kullanarak ve bu bilginin normale kişisel yakınlığını göstererek.Mas, novamente, sempre usando cor e proximidade personalizada à informação.