Çok fazla bilginiz var.Takže máte veľa informácií.
Çok fazla bilginiz var.Tehát rengeteg az információ.
Çok fazla bilginiz var.Temos imensas informações.
Çok fazla bilginiz var.Έτσι έχεις μεγάλες ποσότητες πληροφορίας.
Çok fazla bilginiz var.Вот у вас есть много информации.
Çok fazla bilginiz var.Значи, имате много информация.
Çok fazla bilginiz var.Тож ви щедро поінформовані.
Çok sayıda okumuş bilgin ve gazeteci, ülkenin 50 ve 60'larda dağılacağını tahmin ettiler.50년대와 60년대에 분리될 것으로 예측한 인도의 성공신화는 의견을 일치할 줄 알고
Çok sayıda okumuş bilgin ve gazeteci, ülkenin 50 ve 60'larda dağılacağını tahmin ettiler.מדינה שכל-כך הרבה מלומדים ועתונאים סברו שהיא תתפרק, בשנות ה-50 וה-60,
Çok sayıda okumuş bilgin ve gazeteci, ülkenin 50 ve 60'larda dağılacağını tahmin ettiler.الدولة التي باحثون وصحفيون كثر توقعوا أنها ستُحل في الخمسينات والستينات،
Çok sayıda okumuş bilgin ve gazeteci, ülkenin 50 ve 60'larda dağılacağını tahmin ettiler.予測した国である インドの成功の鍵は 合意なしに生き延びるという 合意を保持できたことです
Çünkü basit bir soru ona insanlığın bilgi sınırlarına taşıyabilirdi ve o, bilginin sınırında olmak istiyordu.아주 간단한 질문도 인간 지식의 한계를 벗어날 수 있다는 것, 그가 즐기려는 곳이 바로 그 지점이라는 것입니다.
Çünkü basit bir soru ona insanlığın bilgi sınırlarına taşıyabilirdi ve o, bilginin sınırında olmak istiyordu.שהשאלות הפשוטות ביותר יכולות לגרור אותך לקצה הידע האנושי, ושזה בדיוק המקום שהוא רצה לשחק בו.
Çünkü basit bir soru ona insanlığın bilgi sınırlarına taşıyabilirdi ve o, bilginin sınırında olmak istiyordu.أن أبسط الأسئلة قد تدفعك إلى حدود المعرفة الإنسانية، وهناك كان يود أن يلعب.
Çünkü basit bir soru ona insanlığın bilgi sınırlarına taşıyabilirdi ve o, bilginin sınırında olmak istiyordu.それが彼のやりたかったことであり
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Albowiem je uczył jako moc mający, a nie jako nauczeni w Piśmie.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.căci El îi învăţa ca unul care avea putere, nu cum îi învăţau cărturarii lor.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.car il enseignait comme ayant autorité, et non pas comme leurs scribes.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Denn er predigte gewaltig und nicht wie die Schriftgelehrten.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.egli infatti insegnava loro come uno che ha autorità e non come i loro scribi
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.for han lærte dem som en som hadde myndighet, og ikke som deres skriftlærde.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Hij wist waar Hij het over had en hoefde niet aan te halen wat anderen hadden gezegd.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.이는 그 가르치시는 것이 권세 있는 자와 같고 저희 서기관들과 같지 아니함일러라
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.lebo ich učil ako taký, ktorý má právo a moc, a nie ako ich zákonníci.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Mert úgy tanítja vala õket, mint a kinek hatalma van, és nem úgy, mint az írástudók.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Nebo učil je jako moc maje, a ne jako zákoníci.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.porque as ensinava como tendo autoridade, e não como os escribas.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.porque les enseñaba como quien tiene autoridad, y no como los escribas
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Sebab Ia mengajar dengan wibawa, tidak seperti guru-guru agama mereka
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.sillä hän opetti heitä niinkuin se, jolla valta on, eikä niinkuin heidän kirjanoppineensa.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.thi han lærte dem som en, der havde Myndighed, og ikke som deres skriftkloge.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.ty han förkunnade sin lära för dem med makt och myndighet, och icke såsom deras skriftlärde.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.vì Ngài dạy như là có quyền, chớ không giống các thầy thông giáo.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.vì Ngài dạy như_là có quyền , chớ không giống các thầy thông giáo .
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.zakaj učil jih je, kakor kdor ima oblast, a ne kakor njih pismarji.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.διοτι εδιδασκεν αυτους ως εχων εξουσιαν, και ουχι ως οι γραμματεις.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.бо Він їх навчав, яко маючий власть, а не як письменники.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.защото ги поучаваше като един, който има власт, а не като техните книжници.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.ибо Он учил их, как власть имеющий, а не как книжники и фарисеи.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.כי היה מלמד אותם כבעל גבורה ולא כסופרים׃
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.لانه كان يعلّمهم كمن له سلطان وليس كالكتبة
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.因 為 他 教 訓 他 們 、 正 像 有 權 柄 的 人 、 不 像 他 們 的 文 士
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.因為 他 教訓 他 們 、 正像 有 權柄 的 人 、 不 像 他 們 的 文士
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.Encontrará más información sobre la Seguridad Social finlandesa en el apartado: Seguridad Social finlandesa.
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.En savoir plus sur la sécurité sociale finlandaise sur la page d’InfoFinland : Sécurité sociale en Finlande.
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.Lisätietoa Suomen sosiaaliturvasta löydät InfoFinlandin sivulta: Suomen sosiaaliturva.
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.Дополнительная информация приведена на сайте InfoFinland в разделе Социальное обеспечение в Финляндии.
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.معلومات إضافية تجدها على صفحات InfoFinland الضمان الإجتماعي الفنلندي.
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.معلومات إضافية عن الضمان الاجتماعي الفنلندي تجدها على صفحاتInfoFinland الضمان الإجتماعي الفنلندي.
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.有关芬兰社会保障的更多信息,请访问InfoFinland上的芬兰社会保障。
Daha fazla bilgini InfoFinland'ın Sosyal güvence başlıklı sayfasından edinebilirsiniz.非芬兰永久居民,在工作期间,可享受特定社会保障。前提是您的工作时间和工资满足特定标准。有关芬兰社会保障的更多信息,请访问InfoFinland上的芬兰社会保障。
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Ako váš súhlas dáva silu, aby to letieť.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Als Ihr Einverständnis gibt Kraft, um es zu fliegen.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Än ditt samtycke ger styrka att göra det flyga.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Che il vostro consenso dà la forza per farlo volare.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Dan uw toestemming geeft kracht om het vliegen.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Dari persetujuan Anda memberikan kekuatan untuk membuatnya terbang.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.Decât consimţământul dumneavoastră dă puterea de a face să zboare.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.De su consentimiento da la fuerza para hacerlo volar.
Daha sizin bilginiz uçmak yapmak için güç verir.End dit samtykke giver styrke til at gøre det flyve.