bilgin ile cümle
bilgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini toplayarak onlara Mesihin nerede doğacağını sordu.فجمع كل رؤساء الكهنة وكتبة الشعب وسألهم اين يولد المسيح.
Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini toplayarak onlara Mesihin nerede doğacağını sordu.他 就 召 齊 了 祭 司 長 和 民 間 的 文 士 、 問 他 們 說 、 基 督 當 生 在 何 處
Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini toplayarak onlara Mesihin nerede doğacağını sordu.他 就 召齊 了 祭司 長和 民間 的 文士 、 問他 們說 、 基督 當生 在 何處
Bütün bilginin %80'i görerek alınıyor.80 % des informations, on les reçoit par la vue.
Bütün bilginin %80'i görerek alınıyor.80%의 정보가 시각을 통해 얻어집니다.
Bütün bilginin %80'i görerek alınıyor.L'80% delle informazioni le si ricevono dalla vista.
Bütün bilginin %80'i görerek alınıyor.le primim prin vedere.
Bütün bilginin %80'i görerek alınıyor.Recibimos el 80 % de la información por la vista.
Bütün bilginin üstündeki kontrol açık olarak görünmese dahi gizli bir her zaman oradaydı.Básicamente lo poseía todo, si no literalmente, si a través de mano dura en los controles.
Bütün bilginin üstündeki kontrol açık olarak görünmese dahi gizli bir her zaman oradaydı.Il les possédait en fait tous, sinon littéralement, du moins par un contrôle serré.
Bütün bilginin üstündeki kontrol açık olarak görünmese dahi gizli bir her zaman oradaydı.In sostanza poteva gestire , magari non direttamente, ma mediante uno stretto monitoraggio.
Çevresel bilginin geleceği için hedefimizFurnizează informaţii despre mediu şi activităţile noastre
Çevresel bilginin geleceği için hedefimizInformace o životním prostředí a o našich činnostech
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.Chaucer tudósnak nevelték, de Erdélyben született, és azt gondolom, ez volt rá némi hatással.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.그는 시인 초서의 연구자로 전공을 시작했지만 고향은 트랜실베이니아입니다. 전 이런 배경이 그에게 영향을 주었다고 생각합니다.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.התמחה בכתבי צ'וסר, אך הוא נולד בטרנסילבניה ואני חושב שזה קצת השפיע עליו.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.وتم تدريبه كعالم مثل تشوسر (كاتب إنجليزي) ولكنه ولد في ترانسيلفانيا وأعتقد أن هذا أثر عليه إلى حد ما
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.トランシルバニア生まれということが 多少なりとも影響を与えたのでしょう ともかく 義兄弟のレオナルドはある時
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.중국학자들은 2만 개의 글자들을 이해합니다.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Chiński uczony zna 20 tys. znaków.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Čínsky učenec pozná 20,000 znakov.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Čínský učenec zná asi 20 000 znaků.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Di Cina, orang yang terpelajar tahu 20.000 aksara.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Een Chinese geleerde kent 20.000 karakters.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Egy kínai tudós körülbelül 20 000 jelet ismerhet.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Ein chinesischer Gelehrter versteht ca. 20.000 Schriftzeichen.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.En välutbildad kines förstår 20.000 tecken.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Kiinalainen oppinut ymmärtää noin 20 000:a merkkiä.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Kitajski strokovnjak razume 20.000 pismenk.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Thường thì một học giả tiếng Trung có thể hiểu được hơn 20000 kí tự
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Um académico chinês compreenderá 20 000 caracteres.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Un académico chino comprendería 20 mil caracteres.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Un chinez educat înțelege 20.000 de caractere.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Un érudit Chinois comprendrait 20 000 caractères.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Uno studente universitario cinese conosce 20 000 caratteri.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Ένας σπουδαστής της Κινεζικής αναγνωρίζει 20.000 χαρακτήρες.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Китайский учёный должен знать 20 тысяч иероглифов.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Китайски учен би разбрал 20 000 символа.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.Китайський науковець може зрозуміти 20,000 ієрогліфів.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.מלומד סיני יכול להבין 20,000 אותיות.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.يلزم على دارس اللغة الصينية أن يفهم 20000 حرفًا.
Çinli bir bilgin 20,000 karakter anlayabilirdi.通常の読み書きには 1,000文字で十分です
Çivisi çýkmýţ dünyanýn gezginleri, akýl hocalarýmýzdan birini, yaţlý bir bilgini kaybettik."Aaron è morto. Vagabondi in questo pazzo mondo, abbiamo perso un mentore, un saggio anziano
Çivisi çýkmýţ dünyanýn gezginleri, akýl hocalarýmýzdan birini, yaţlý bir bilgini kaybettik.Caminantes de este mundo loco hemos perdido a un maestro, un sabio mayor.
Çivisi çýkmýţ dünyanýn gezginleri, akýl hocalarýmýzdan birini, yaţlý bir bilgini kaybettik.Égarés dans ce monde de fous, nous perdons un mentor, un vieux sage.
Çivisi çýkmýţ dünyanýn gezginleri, akýl hocalarýmýzdan birini, yaţlý bir bilgini kaybettik.Poutníci tohoto světa, ztratili jsme učitele, moudrého staršího.
Çivisi çýkmýţ dünyanýn gezginleri, akýl hocalarýmýzdan birini, yaţlý bir bilgini kaybettik.،أيها التائهون في هذا العالم المجنون .لقد فقدنا مرشدا، شيخا حكيما
Çivisi çýkmýţ dünyanýn gezginleri, akýl hocalarýmýzdan birini, yaţlý bir bilgini kaybettik.この狂気の沙汰を彷徨う我々は、 一人の指導者を、一人の賢兄を失った。 正義を求めるハッカーである我々は、 その一人が旅立ち、
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tami, che da piccolo sognava di diventare uno studioso.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tami, cujo sonho de infância era tornar-se estudioso.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tami, cuyo sueño de niño era convertirse en un erudito.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tami, który marzył, by zostać uczonym.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tamin haave oli tulla tutkijaksi.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tamis drøm var at blive forsker.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Tamis dröm var att bli forskare.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Ο Τάμι, που είχε παιδικό όνειρο να γίνει μορφωμένος.
Çocukluk hayali bir bilgin olmak olan Tami.Тами, который с детства мечтал стать учёным.
Çok fazla bilginiz var.Así es que se tiene una gran cantidad de información.
Çok fazla bilginiz var.Avete molta informazione, dunque.
Çok fazla bilginiz var.Bạn quả là có rất nhiều.