Araçlarımız ve bilgimiz var.Mamy środki.
Araçlarımız ve bilgimiz var.Tenemos las herramientas.
Araçlarımız ve bilgimiz var.Vi har verktygen.
Araçlarımız ve bilgimiz var.Wir haben die Instrumente.
Araçlarımız ve bilgimiz var.Διαθέτουμε τα εργαλεία.
Araçlarımız ve bilgimiz var.Имаме инструментите.
Araçlarımız ve bilgimiz var.יש לנו הכלים. יש לנו הידע,
Araçlarımız ve bilgimiz var.نحن نملك الأدوات، نحن نملك المعرفة
Araçlarımız ve bilgimiz var.国際ジハードとの戦い そして勝利から 学んだことを活かして
Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Teraz vieme niečo málo o magnetoch.
Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Wiemy już coś o magnesach.
Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Сега знаем по нещо за магнитите
Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.אנחנו יודעים עכשיו קצת על מגנטים.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.In realtà sappiamo un sacco di cose sulla morfogenesi delle macchie di leopardo.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.우리는 사실 표범의 사냥 장소에 대한 형태 형성 과정에 대해서 아주 잘 알고 있어요.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.Nous en savons beaucoup sur la morphogenèse des taches de léopard.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.O morfogenéze leopardích útočísk vieme toho mnoho.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.Rengeteget tudunk a leopárd foltjainak morfogeneziséről.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.Știm o mulţime despre morfogeneza petelor unui leopard.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.Мы действительно знаем ужасно много о морфогенезе пятен леопарда.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.למעשה אנחנו יודעים דיי הרבה על המורפוגנזה של החברבורות של הנמר.
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.و نحن لدينا معلومات وافية عن " التشكل "
Aslına bakarsanız, leopar benekleri ve morfogenez hakkında inanılmaz derecede çok bilgimiz var.この情報を活用すれば 強盗の前兆を事前に察知する他にも
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Conosciamo B, ma in realtà ci interessa la variabile A.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Nous savons pour B, mais nous intéressons à A.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Vieme o B, ale zaujíma nás premenná A.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Víme o B, ale opravdu nás zajímá proměnná A.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Wiemy o B, ale naprawdę zależy nam na zmiennej A
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Wir wissen etwas über B, sind aber eigentlich an A interessiert.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.Про B нам известно всё, но нас интересует переменная A.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.אנחנו יודעים את B ועליו, אך מה שמעניין אותנו זה משתנה A.
B hakkında bilgimiz var ama bizi asıl ilgilendiren A değişkeni.例えばBは検査結果ですが
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.2003年のケニアでの有病率は分かりますが
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Aber es bleibt eine große Lücke in unserem Wissen.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Ale nadal mamy duże braki w wiedzy.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.De van egy nagy lyuk az adatainkban.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Însă asta ne creează lacune semnificative în imaginea de ansamblu.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.그러나 이 사실은 우리가 알고 있는 바와 큰 차이를 보여 줍니다.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Maar dit laat ons achter met een groot gat in onze kennis.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Ma questo ci lascia con un grande vuoto informativo.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Namun hal ini meninggalkan celah besar dalam pengetahuan kita.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Nous avons donc un grand trou dans notre connaissance.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Pero ésto nos deja con una gran brecha en nuestro conocimiento.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Но това ни остави в голяма дупка в нашето знание.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.Тем не менее, всё еще остаётся большой пробел в наших знаниях.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.אבל זה משאיר אותנו עם חלל גדול בידע.
Bilgimizdeki kocaman boşluk kaybolmuyor bununla.و لكن من شأن هذا الأمر أن يسبب فجوة كبيرة في معرفتنا
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Abból kell kiindulnunk, hogy a tudásunk, a hatalmunk, a legitimitásunk véges.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Chúng ta cần bắt đầu từ vị trí mà sự hiểu biết và quyền lực và tính pháp lý của chúng ta bị giới hạn.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Dobbiamo partire dall'idea che la nostra conoscenza, il nostro potere, la nostra legittimità, sono limitati.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Hay que partir de la postura de que nuestro conocimiento, nuestro poder, nuestra legitimidad es limitada.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Kita harus mulai dari posisi di mana pengetahuan kita, kekuatan kita, legitimasi kita, terbatas.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.우리는 이제 우리의 지식, 능력, 정당성은
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Musíme vycházet z pozice, že naše znalost, naše síla, a naše legitimnost jsou omezené.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Nous devons partir du principe que nos connaissances, notre pouvoir, notre légitimité sont limités.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Potrebujeme začať z pozície, že naše vedomosti, naša moc, naša legitimita, sú obmedzené.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Trebuie să plecăm de la principiul că puterea noastră, cunoștințele, legitimitatea noastră sunt limitate.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Vi måste vara på det klara med att vår kunskap, vår makt, vår legitimitet är begränsad.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.We moeten beginnen bij de notie dat onze kennis, onze macht, onze legitimiteit beperkt is.
Bilgimizin, gücümüzün, meşruluğumuzun sınırlı olduğu konumundan başlamalıyız.Wir müssen eine Position einnehmen, bei der unser Wissen, unsere Macht, unsere Legitimation begrenzt ist.