Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.The learned are apt to despise the ignorant.
Kimse kaderden daha bilgili olamaz.No one can be more wise than destiny.
Hiç kimse kaderden daha bilgili olamaz.No one can be more wise than destiny.
Yaşlı adam hayat hakkında birçok konuda deneyimli ve bilgili.The old man is wise and knows many things about life.
Bir ülkenin en çok ihtiyacı olan şey bilgili liderdir.What the country needs most is wise leaders.
O bilgili ve de deneyimli.He has knowledge and experience as well.
İngiliz edebiyatında çok bilgilidir.He is well read in English literature.
O bilgili bir adam.He is a learned man.
O, bilgili bir insandır.He is a well informed person.
O, çok bilgilidir.He is very learned.
O çok bilgilidir.She is very wise.
Japon kültürü hakkında bilgili olmak iyi bir şeydir.Being knowledgeable about Japanese culture is a good thing.
Bilal bilgili bir kişidir.Bilal is a person of knowledge.
Eğer bu bilgi çağı ise, biz ne hakkında çok bilgiliyiz?If this is the information age, what are we so well-informed about?
O çeşitli konular hakkında bilgili.He's knowledgable about a variety of subjects.
Seyahat, insanları bilgili yapar.Traveling makes people knowledgeable.
Tom Japon sanatı hakkında çok bilgili.Tom is very knowledgeable about Japanese art.
Tom modern popüler müzik hakkında oldukça bilgili.Tom is quite knowledgeable about modern popular music.
Tom bilgili görünüyor.Tom appears to be wise.
Tom kesinlikle bilgili.Tom certainly is knowledgeable.
Yaşlı insanlar her zaman gençlerden daha bilgili değildir.Old people aren't always wiser than young people.
Biz bilgiliyiz.We're sophisticated.
Tom bilgili.Tom is sophisticated.
Ben bilgiliyim.I'm sophisticated.
Hiç kimse çok bilgili değil ki her şeyi bilebilsin.No one is so learned that he can know all things.
O konuda çok bilgili gibi görünüyorsun.You seem very knowledgeable about that.
O güvenilir, kibar ve bilgili.She is reliable, polite and knowledgeable.
Tom çok bilgili.Tom's very sophisticated.
Tom asla bilgili değildi.Tom never was sophisticated.
Tom bilgili değil.Tom isn't sophisticated.
Tom oldukça bilgili.Tom is quite sophisticated.
Bu program sizin bilgili kalmanızı sağlar.This programme allows you to stay informed.
Onlar bilgili kalmaktan hoşlanır.They like to stay informed.
Tom onun yaşındaki birçok erkek çocuğundan daha zeki ve bilgili.Tom is more intelligent and sophisticated than most boys his age.
Tom inanılmaz derecede bilgili.Tom is amazingly well informed.
O çok bilgili.He's very knowledgeable.
Tom bilgili bir kişidir.Tom is a well-informed person.
Ben de filmler konusunda bilgiliyim.I'm also very well versed in the movies.
Sokrates Yunan filozoflarının en bilgilisi idi.Socrates was the wisest of the Greek philosophers.
Bizi bilgili tuttuğun için teşekkürler.Thanks for keeping us informed.
O, konu üzerinde çok bilgilidir.He is very knowledgeable on the subject.
Biz seni bilgili tutacağız.We'll keep you informed.
Tom her zaman beni bilgili tuttu.Tom has always kept me informed.
Tom bilgili bir adam.Tom is a learned man.
Fadıl mütevazı ve çok bilgilidir.Fadil is humble and very knowledgeable.
Tom bilgili göründüğümü söyledi.Tom said I looked sophisticated.
Bu konu hakkında çok bilgili görünüyorsunuz.You seem to be very knowledgeable about this subject.
Bu konuda çok bilgili görünüyorsun.You seem to be very knowledgeable about this.
Bir kişi akılsız ama bilgili olabilir.A person can be unintelligent, yet knowledgeable.
Cahil insanlar genellikle herkesten daha bilgili olduklarını düşünürler.Ignorant people often imagine they are more knowledgeable than everyone else.
Siz cahilsiniz, kendinizi çok bilgili olarak hayal edin.You are ignorant, yet imagine yourself to be very knowledgeable.
Kendinizi gerçekte olduğunuzdan çok daha bilgili olarak hayal edin.You imagine yourself to be far more knowledgeable than you really are.
Biri cahil ama bilgili olabilir.One can be ignorant, but knowledgeable.
Her biri kendi sanatında bilgilidir.Each one is knowledgeable in his own art.
Bilgili bir kişiyi dinlemek harika.It's marvellous to listen to a learned person.
Sami İslam hakkında epey bilgiliydi.Sami knew a great deal about Islam.
Tom çok bilgilidir.Tom is very knowledgeable.
Beyzbol konusunda çok bilgilisin.You seem to know a lot about baseball.
Birçok sanat dalında da bilgili bir insandı." demiştir.He was also proficient in a wide range of knowledge.
Bir kara kutu modeli, önceden bilgili bir bilgi bulunmayan bir sistemdir.A black-box model is a system of which there is no a priori information available.