Öğretmenlerin bu konuda da bilgilendirilmesi gerekir.За цим мали слідкувати вчителі.
Bu sefer tutuklanma sebebi dağıttığı doğum kontrolü hakkında bilgilendirici dokümanlardı.Це твердження ґрунтується на даті, зазначеній у її свідоцтві про народження.
N/A ya da n/a, tablo ile bilgilendirmede kullanılan İngilizce bir kısaltma.n/a або N/A — абревіатура англійських виразів, що використовуються в статистичних таблицях.
Kimi kaynaklara göre bu olay yanlış bilgilendirme ve önyargı sonucunda meydana gelmiştir.Údajně takové názory pramení z nesprávných informací a předsudků.
Murphy, çocukken, daha sonradan Glee çalışmasında bilgilendireceği koroda yer aldı.Murphy jako dítě chodil do sboru, a tak své zkušenosti po letech zúročil při práci na Glee.
Türkiye Cumhuriyeti hakkında yurtdışında bilgilendirici faaliyetler yürütmek.V zahraničí centra poskytují informace o České republice.
Bu tarihçiler raporlarla gerekli makamları düzenli olarak bilgilendirmektedir.Jeho členové jsou pravidelně informováni o činnosti organizace.
Karen, Kayako tarafından lanetlenmeye başlar ve sevgilisi Doug'a bu durumu bilgilendirir.Karen începe să fie bântuită de Kayako, informându-și prietenul, Doug, despre situație.
Dolayısıyla ilk amaç bilgilendirmekti.Ca urmare, primul meu obiectiv a fost de a informa.
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.Ei vor fi răsplătiți după ceea ce fac!
Her zaman vaktinde raporlayın, bilgilendirin ve danışın.Satisface, raportat la timp și la loc.
Petrov bu düşünceleri doğrultusunda üstlerine herhangi bir bilgilendirmede bulunmadı.Peck nu pare să fi acordat nici o atenție acestor plângeri.
Toplantıdan önce kişiler toplantı konusu hakkında bilgilendirilmelidir.A döntés előtt az érintettet tájékoztatni kell.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.Konzervatórium: A melegházasság ellen: kérdezz-felelek a homoszexualitásról.
Uluslararası bilgilendirme de uluslararası ilişkilerin bir aracı olarak düşünülebilir.Ezen kívül az államnak késznek kell lennie a nemzetközi kapcsolatokról való döntésre.
98'de Nerva ölünce Hadrianus, Trajan'ı hemen şahsen bilgilendiren ilk kişiydi.Miután Nerva császár meghalt, Hadrianus személyesen ment Traianushoz a fontos információkkal.
Atina: Haitalis Rodos Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi'ndeki bilgilendirici kitabelerAthens: Haitalis Tájékozató feliratok a rodoszi Hafiz Ahmed Aga Könyvtárban
Dolayısıyla ilk amaç bilgilendirmekti.Joten ensimmäinen tarkoitus oli informaatio.
3-Konunun mezhep papazının bilgilendirilmesi.Pappien kolmas velvollisuus oli opettaminen.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Eduskunta kiistelee ydinvoimasta Kansan uutiset.
Ne Cobain ne de Novoselic, Foster'ı kovulduğuna dair bilgilendirmedi.Cobain ja Novoselic eivät kertoneet Fosterille hänen erottamisestaan suoraan.
Seriler boyunca önceden bilgilendirici rüyalar görür.Sarjan alkaessa näkee unta heistä jatkuvasti.
Bunların başında, daha fazla bilgilendirici bildirimleri gösterilebilir.Tässä moodissa tietoa voidaan lähettää enemmän.
98'de Nerva ölünce Hadrianus, Trajan'ı hemen şahsen bilgilendiren ilk kişiydi.Όταν ο Νέρβας πέθανε το 98, έσπευσε να ενημερώσει προσωπικά τον Τραϊανό.
Dolayısıyla ilk amaç bilgilendirmekti.Οπότε ο πρώτος στόχος ήταν η πληροφόρηση.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Εισαγωγή στην Πυρηνική Φυσική.
Bu liste yalnızca bilgilendirme amaçlı tasarlanmıştır.Τα σημεία αυτά υπάρχουν μόνο για να παρέχουν κατευθυντικές πληροφορίες.
Bir başka mod Eğitim Modu, oyuncuları oyun hakkında bilgilendirir.Μερικά από αυτά τα βίντεο δίνουν στον παίκτη πληροφορίες.
Bölümde ayrıca gizemli bir yere giden yol hakkında da bilgilendirildik.Άγνωστο, επίσης, είναι και το μέρος του μυστηρίου.
N/A ya da n/a, tablo ile bilgilendirmede kullanılan İngilizce bir kısaltma.n/a eller N/A (av og til N/a og NA) er en engelsk forkortelse som hovedsakelig brukes i informasjonstabeller.
Bilgilendirici: bilgilendirici bir sunum kısa ve öz bir noktada tutun.La oss dra tilbake til garden og gjøre saken kjent!»
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.De har i oppdrag å finne ut hva menneskene holder på med.
Bağımsız olmayan bazı yönetim birimleri de bu listeye bilgilendirmek amacıyla dahil edilmiştir.Flere ikke-selvstendige enheter er inkludert på lista.
Fiyat: İndirimler, birkaç ürün bir arada teklifler, fiyat bilgilendirmesi ve kuponlar.Pris: prisavslag, mengdetilbud, priskommunikasjon og kuponger.
Saat 02:15'te geminin artık görünmediği konusunda Kaptan Lord tekrar bilgilendirildi.Pada pukul 02:15, Lord diberitahu bahwa kapal tersebut tidak terlihat lagi.
Biz bu tehlikeli girişim hakkında Muhammad Salih'i bilgilendirdik.Maka kita sebagai umat Islam untuk meminta syafaat kepada Nabi Muhammad Saw.
Uluslararası bilgilendirme de uluslararası ilişkilerin bir aracı olarak düşünülebilir.Pengungkitan aib internasional dapat dianggap sebagai alat hubungan internasional.
Resmî site IMDb'de Paparazzi Rotten Tomatoes'da Paparazzi Boxoffice'teki bilgilendirmeOfficial site Paparazzi di IMDb (Inggris) Paparazzi di Rotten Tomatoes Boxoffice information
Kabine, Somali Başbakanı aracılığıyla cumhurbaşkanını yürütme hakkında bilgilendirir.Kabinet melaporkan kepada Presiden Somalia sebagai pemimpin FGS, melalui Perdana Menteri.
N/A ya da n/a, tablo ile bilgilendirmede kullanılan İngilizce bir kısaltma.n/a atau N/A adalah singkatan yang lazim digunakan di kotak kosong pada tabel dan daftar.
Saat 02.15'te gemi'nin artık görünmediği konusunda Kaptan Lord tekrar bilgilendirildi.Lúc 2:15 sáng, Lord được thông báo không còn nhìn thấy con tàu kia nữa.
98'de Nerva ölünce Hadrianus, Trajan'ı hemen şahsen bilgilendiren ilk kişiydi.Khi Nerva qua đời năm 98, Hadrianus đã vội vã thông báo cho cá nhân Trajan.
Karen, Kayako tarafından lanetlenmeye başlar ve sevgilisi Doug'a bu durumu bilgilendirir.Karen bắt đầu bị ám ảnh bởi lời nguyền Kayako, cô báo cho Doug, bạn trai cô về tình hình hiện tại.
Ned, Gece Nöbetçileri'nden Will'in görevden kaçtığı haberi ile bilgilendirilir.Quá lo sợ cho tính mạng của mình, Will trốn khỏi Hội Tuần Đêm.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Nhấn mạnh về các dự đoán rủi ro về hạt nhân.
Varys ise Tyrion'ı Daenerys Targaryen'ın yaşadığına dair bilgilendirir ve üç ejderhası olduğunu söyler.ヴァリスはティリオンに、デナーリスは生きていて三頭のドラゴンをもっていると教える。
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.人は何をしているかを知っておく必要がある。
Birkaç gün sonra dünya kamuoyu bu hunharca eylem konusunda bilgilendirilir.この記録から数日の内に、国際社会はこの内容に気が付いた。
Ned, Gece Nöbetçileri'nden Will'in görevden kaçtığı haberi ile bilgilendirilir.エダードは〈冥夜の守人〉の脱走兵のウィルが捕まったと知らされる。
Ayrıca denetleme birimleri ağa ilk dâhil olduklarında özel bir bilgilendirme mesajı yayınlanır.なお、特別対策班が発足後、初めて行う送検である。
Mezarlıktan çıktıktan sonra Üstat Luwin (Donald Sumpter), Bran'i babasının idamı için bilgilendirir.地下墓所を出た時、メイスター・ルーウィンがブランのもとにやってきてエダードが処刑されたことを知らせる。
Saat 02.15'te gemi'nin artık görünmediği konusunda Kaptan Lord tekrar bilgilendirildi.15時12分、本船は沈没しつつあるという連絡があった。
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.核エネルギーに関する研究。
Bu bilgilenmeler için “çizgi”nin gücünden de yararlanılmaktadır.この能力こそが物語を追う上での「鍵」となる。
Ned, Gece Nöbetçileri'nden Will'in görevden kaçtığı haberi ile bilgilendirilir.奈德收到消息,逃兵守夜人威尔已经被抓住。
Saat 02.15'te gemi'nin artık görünmediği konusunda Kaptan Lord tekrar bilgilendirildi.2時15分,船員通知船長「無法再看見那艘船了」。
Projenin paydaşlarını ve çalışanlarını bilgilendir.Project的同輩及後輩。
Nisan 2010 da OAuth 1.0 protokolü, yorumlar için bilgilendirme talebi olan RFC 5849 olarak yayımlandı.2010年4月,OAuth 1.0协议发表为RFC 5849,一个非正式RFC。
Her zaman vaktinde raporlayın, bilgilendirin ve danışın.经常的汇报,通知和请教。
Hastalar bu hastalığın önemli bir hastalık olmadığı konusunda bilgilendirilmelidir.需要特别注意的是,这种疾病并不会传染。