bilgi ile cümle
bilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey bilgisayar oyunlarına bağımlı olduğumdur.Something you should know about me is that I'm addicted to computer games.
Bu bilgisayarın fiyatı çok düşüktür.The price of this computer is very low.
Bu bilgisayar çok paraya malolmadı.This computer didn't cost much.
Ne tür bilgi arıyorsun?What kind of information are you looking for?
Bilgisayar kütüphanededir.The computer is in the library.
Bilgisizlik cezadan korumaz.Ignorance does not protect against punishment.
Birkaç soru hakkında bilgi almak istiyorum.I'd like to get information regarding a number of questions.
Damlacıklar dizüstü bilgisayarımın üstüne düşüyorlar.Droplets are falling on my laptop computer.
Dil bilgisi çok karmaşık.Grammar is very complicated.
Bilgisayarlarla ilgili iş yaparım.I do work related to computers.
Bilgisayarımda Linux işletiyorum.I'm running Linux on my laptop.
Onun coğrafya bilgisi yetersizdir.His knowledge of geography is insufficient.
Dil bilgisinden nefret ettiğime rağmen çok yararlı.Although I really hate grammar, it's useful.
Kişisel bilgisayarlar çok kullanışlıdır.Personal computers are very useful.
Japonca bilgim oldukça zayıftır.My knowledge of Japanese is rather poor.
Tom ne tür bir bilgisayar kullanır?What kind of computer does Tom use?
Tom bilgisayarı ile sorun yaşadığını söylüyor.Tom says he's having trouble with his computer.
Tom genelde tüm gün bilgisayarının karşısında oturur.Tom often sits in front of his computer all day.
Tom bilgisayarlar hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about computers.
Tom Japon sanatı hakkında çok bilgili.Tom is very knowledgeable about Japanese art.
Tom modern popüler müzik hakkında oldukça bilgili.Tom is quite knowledgeable about modern popular music.
Tom bir bilgisayar proğramcısıdır.Tom is a computer programmer.
Tom çevrim içi aradığı bilgiyi buldu.Tom found the information he was looking for online.
Tom yeni bilgisayarın ne kadara mal olacağını kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain how much the new computer would cost.
Tom yeni bir bilgisayar almaya karar verdi.Tom decided to buy a new computer.
Tom benim bilgisayarı kullanmak için buraya geldi.Tom came here to use my computer.
Tom, liste fiyatından yüzde otuz daha ucuza bir bilgisayar aldı.Tom bought a computer at thirty percent off the list price.
Tom bilgili görünüyor.Tom appears to be wise.
Tom'a bilgisayarınızı verme konusunda ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about giving Tom your computer?
Tom yeni bir bilgisayar alması için Mary'yi ikna etti.Tom talked Mary into buying a new computer.
Tom Mary'nin bilgisayarını çaldı.Tom stole Mary's computer.
Tom Mary'ye herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.Tom refused to give Mary any information.
Tom Mary'nin yeni bir bilgisayar aldığını duydu.Tom heard that Mary had bought a new computer.
Tom Mary'ye biraz faydalı bilgi verdi.Tom gave Mary some useful information.
Tom en sonunda Mary'yi yeni bir bilgisayar alması için ikna etti.Tom finally talked Mary into buying a new computer.
Bu senin bilgisayarın mı?Is this your notebook?
Bir beyin onu yapabiliyorsa, bir bilgisayar onu yapabilir.If a brain can do it, a computer can do it.
Gittikçe daha fazla insanın evlerinde bir bilgisayarı var.More and more people have a computer in their home.
Bilgi beni besliyor.Knowledge feeds me.
Onları bilgilendirmeliyiz.We must inform them.
Tom öğleden beri bilgisayar oyunları oynuyor.Tom's been playing computer games since noon.
Tom Mary'nin istediği tür bilgisayar alabilmeyi diliyor.Tom wishes he could afford to buy the kind of computer Mary bought.
Tom Mary'nin geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor.Tom wants to know more about Mary's past.
Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.Tom took his computer in to be repaired.
Tom Mary'nin bilgisayar oyunlarını sevmediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't like computer games.
Tom Mary'ye ona bilgisayarını kullandırdığı için teşekkür etti.Tom thanked Mary for letting him use her computer.
Tom serbest çalışan bir bilgisayar programcısı.Tom is a freelance computer programmer.
Tom uzun bir süre bilgisayarındaki antivirüs yazılımını güncellemedi.Tom hasn't updated the antivirus software on his computer in a long time.
Tom, dizüstü bilgisayarı ile kendini yelledi.Tom fanned himself with his notebook.
Tom sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.Tom eventually figured out how to install a free database application on his computer.
Tom bir bilgisayarın nasıl çalıştığını anlamıyor.Tom doesn't understand how a computer works.
Tom'un bir bilgisayarı yok.Tom doesn't have a computer.
Ona kullanmamasını söylemesine rağmen, Tom Mary'nin bilgisayarını kullanmaya karar verdi.Tom decided to use Mary's computer even though she had told him not to.
Tom bilgisayarlar hakkında öğrenebileceği her şeyi öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn all he could about computers.
Tom bilgisayarlar hakkında elinden gelen her şeyi öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn all he could about computers.
Tom kesinlikle bilgili.Tom certainly is knowledgeable.
Tom kesinlikle doğru kimlik bilgilerine sahip.Tom certainly has the right credentials.
Tom bilgisayarını çalıştıramıyor.Tom can't get his computer to work.
Tom bilgisayarını başlatamıyor.Tom can't get his computer to start up.
Tom'un o tür bir bilgisayara gücü yetmez.Tom can't afford that kind of computer.