Sami bana İslam konusunda bilgiler veriyordu.Sami was teaching me about Islam.
Sami hâlâ İslam hakkında bilgi ediniyordu.Sami was still learning about Islam.
Sami İslam hakkında kendisini bilgilendiren biriyle tanıştı.Sami met a person who made him know more about Islam.
Tom bütün gün bilgisayarın başında.Tom sits at a computer all day.
Bilgisayarınız çalışamaz!Your computer can't work!
İlk bilgisayarıma on üç yaşımda sahip olmuştum.I got my first computer when I was thirteen.
Tom bu bilgiyi nereden edinmiş?Where did Tom get this information?
Bilgisayarları seviyordu.He loved computers.
Bilgisayarını bozdu.He ruined his computer.
Bir bilgisayar aldı.He bought a computer.
Arkadaşının bir bilgisayar kurmasına yardımcı oldu.He helped his friend build a computer.
Bilgisayarını kendi topladı.He built his own computer.
Kendine bilgisayar topladı.He built his own computer.
Bir bilgisayar sipariş etti.He ordered a computer.
Kendine bilgisayar toplayacak.He is going to build his own computer.
Bilgisayarını kendi toplayacak.He is going to build his own computer.
Bilgisayarının tüm parçalarını söktü.He completely dismantled his own computer.
Yeni bir bilgisayar kasası aldı.He bought a new computer case.
Bilgisayarı olmadan bir gün yaşayabilir.He can live without his computer for a day.
Dört gündür bilgisayarsız.He has been stuck without a functional computer for four days.
O benim bilgisayarımı çaldı.He stole my computer.
O sırada yanında bilgisayarı vardı.He had the computer with him during that time.
İlk bilgisayarını 1994'te aldı.He bought his first computer in 1994.
İlk bilgisayarını 1994'te satın aldı.He bought his first computer in 1994.
Kendi bilgisayarına ihtiyacı vardı.He needed his own computer.
O benim bilgisayarımı kullanabilir.He can use my computer.
Yeni bir bilgisayar almak istedi.He wanted to get a new computer.
Kendine ait bilgisayar almak istiyordu.He wanted to get his own computer.
Bilgisayarında videolar düzenledi.He edited videos on his computer.
Bilgisayarı satın almaya karar verdi.He decided to buy the computer.
Yeni bir bilgisayara ihtiyacı vardı.He needed a new computer.
Fotoğrafları bilgisayarına aktardı.He transferred the pictures to his computer.
Bilgisayarını tamir ettirdi.He got his computer fixed.
Bilgisayarını tamir ettirmek istedi.He wanted to get his computer fixed.
Onun iki bilgisayarı var.He has two computers.
İki tane bilgisayarı var.He has two computers.
Bir bilgisayar mağazasında çalışıyor.He works at a computer store.
Onun kendi bilgisayarı var.He has his own computer.
Bilgisayarıma baktı.He looked at my computer.
Bilgisayarıma göz attı.He looked at my computer.
Bilgisayarı için bir ekran satın alması gerekiyordu.He needed to buy a screen for his computer.
Bilgisayarı açtı.He turned the computer on.
Bu web sitesinden bir bilgisayar satın aldı.He bought a computer from this website.
İnternetten bilgisayar siparişi verdi.He ordered a computer online.
Bilgisayarı eve götürdü.He took the computer home.
Bilgisayarına tekrar kavuştu.He got his computer back.
Bilgisayarını geri aldı.He got his computer back.
Bilgisayar mağazasına gitti.He went to the computer shop.
Onun gerçekten bir bilgisayara ihtiyacı vardı.He really needed a computer.
Bilgisayar gerçekten lazımdı ona.He really needed the computer.
Bilgisayarını söktü.He took apart his computer.
Beyzbol konusunda çok bilgilisin.You seem to know a lot about baseball.
Bilgisayar bilimleri okuyorum.I am studying computer science.
Bilgisayar mühendisliği okuyorum.I am studying computer science.
Bilgi, kullanılmazsa körelir.Knowledge gets rusty if you don't use it.
Bilgini kullanmazsan körelir.Knowledge gets rusty if you don't use it.
Tom bir bilgisayar programcısı mı?Is Tom a computer programmer?
Tom bir bilgisayar çocuğu.Tom is a digital native.
Bütün günü bilgisayarımın önünde geçirdim.I spent the whole day in front of my computer.
Tom bilgisayar cahilidir.Tom is a computer illiterate.