Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgi ile cümle

bilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı seçmenler yanlış bilgilendirilmektedir.Some voters are misinformed.
İlk bilgisayarımın yalnızca 128 kilobayt belleği vardı.My first computer only had 128 kilobytes of memory.
Bir bilgisayar kullanıyorsanız bilgileri depolayabilirsiniz.You can store information if you use a computer.
Tom yeni bir bilgisayar satın aldı.Tom has bought a new computer.
Son yedi gün boyunca, tüm bilgisayar ağımız çöktü.For the past seven days, our entire computer network has been down.
Şu an üç yaşında bir bilgisayar kullanıyorum.I'm now using a three-year old computer.
Sadece halkın bilgilendirilmesini istiyoruz.We just want the public to be informed.
Söylendiğine göre sanık bilgisayarları çalmış.The suspect reportedly stole computers.
Bildiriler yanlış bilgi içeriyordu.The papers contained false information.
Belgeler yanlış bilgi içeriyordu.The papers contained false information.
O çok önemli bir bilgidir.It's very important information.
Artık daha fazla bilgiye sahibiz.We have more information now.
Daha fazla bilgi için Tom'u arayın.Call Tom for more information.
Tom fonlar hakkında bilgi sahibi miydi?Did Tom know about the funds?
Tom pazartesi günü bilgilendirildi.Tom was notified Monday.
Bu bir bilgisayar.This is a computer.
Tom'a bilgisayarını kullanabilip kullanamayacağımı sordum.I asked Tom if I could use his computer.
Fadıl olay hakkında bilgisiz kaldı.Fadil remained clueless about the affair.
Bu bilgi ne kadar güvenilir?How reliable is this information?
O bilgiyi nasıl elde ettin?How did you acquire that information?
Fadıl, Leyla'nın gizli buluşma hayatı hakkında bilgi edindi.Fadil found out about Layla's secret dating life.
Fadıl'ın, Leyla'nın bir erkek arkadaşı olduğu hakkında hiçbir bilgisi yoktu.Fadil had no idea that Layla had a boyfriend.
Tom fen bilgisi ders kitabını evde bıraktı.Tom left his science textbook at home.
Ben yeni bir bilgisayar istiyorum.I want a new computer.
Bilgisayarınız ne kadar hızlı?How fast is your computer?
Yeni bir bilgisayar aldım.I bought a new computer.
Yeni bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.I need a new laptop.
Çeşitli kaynaklardan bilgi ediniyorum.I receive information from a variety of sources.
Çeşitli kaynaklardan bilgi edinirim.I receive information from a variety of sources.
Şimdi bilgisayarı kapatmanın zamanı.It's time to turn off the computer.
Bu dizüstü bilgisayarın fiyatı nedir?How much does this laptop cost?
Bu bilgisayarın fiyatı nedir?How much does this computer cost?
O benim dizüstü bilgisayarım değil.That's not my laptop.
O benim bilgisayarım değil.That is not my computer.
Böyle bir şeyi yapabilecek bilgiye kim sahip olabilir?Who could possibly have the knowledge to do such a thing?
Biri onun üzerinde bilgi sahibi mi?Does anybody have info on that?
Bilgisayarımı güvende tutmak için gerekeni yapıyorum.I make sure to keep my computer secure.
Tom'un Boston'da ne kadar kaldığı hakkında herhangi bir bilgin var mı?Do you have any idea how long Tom stayed in Boston?
Bunun hakkında daha fazla bilgi edinmek istemez misin?Wouldn't you like to know more about that?
Bilgisayarı yok et.Destroy the computer.
Bilgi şifreli verilebilir.The information may be given in cipher.
Her biri kendi sanatında bilgilidir.Each one is knowledgeable in his own art.
Eski bilgisayarını kime verdin?Who did you give your old computer to?
Sami bir bilgisayar ekranının arkasındaydı.Sami was behind a computer screen.
Matematikle ilgili pek bilgim yok.I don't know much about math.
Linguistik hakkında çok bilgim yok.I don't know much about linguistics.
Felsefe hakkında çok bilgim yok.I don't know much about philosophy.
Mühendislikle ilgili çok bilgim yok.I don't know much about engineering.
Dizüstü bilgisayarımı tamir edebilir misin?Can you fix my laptop?
Bilgisayarı açtım.I switched on my computer.
Bilgisayarımı kapattım.I switched off my computer.
Sen fen bilgisi öğretmenisin, değil mi?You're a science teacher, aren't you?
Yelkencilik konusunda pek bilgim yok.I don't know much about sailing.
Tom bilgisayarı tamir etmeye çalıştı.Tom tried to fix the computer.
Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.Imagination is more important than knowledge.
Sanırırm Tom'u bilgilendirsek iyi olur.I think we'd better inform Tom.
Sami ihtiyaç duyduğu bilgiyi bulmayı başardı.Sami managed to find the information he needed.
Tom bir bilgisayar programcısı değildir.Tom isn't a computer programmer.
Sami İslam hakkında epey bilgiliydi.Sami knew a great deal about Islam.
Ailem bana doğum günüm için yeni bir bilgisayar verdi.My parents gave me a new computer for my birthday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod