bilgi ile cümle

bilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana onun hakkında daha fazla bilgi veriniz.Tell me more about her.
Onlar hakkında bilgiye ihtiyacım var.I need information about them.
Onun hakkında bilgiye ihtiyacım var.I need information about him.
Tom bir fen bilgisi öğretmeni.Tom is a science teacher.
Tom, Mary'yi polise yanlış bilgi vermeye zorladı.Tom forced Mary to give false information to the police.
Uzun süredir bu konuda bilgimiz var.We've known about that for a long time.
Uzun süredir bu sorun hakkında bilgimiz var.We've known about this problem for a long time.
Tom, Mary'ye değerli bilgi sağladı.Tom supplied Mary with valuable information.
Tom treninin geç kaldığı hakkında Mary'yi bilgilendirdi.Tom informed Mary that his train was late.
Sadece senin bilgin doğru.Only your information is true.
Tom, John'un bankayı soyma planı hakkında polise bilgi verdi.Tom informed the police about John's plan to rob the bank.
Dan İngiliz hükümetine çok gizli bilgiler satan bir köstebekti.Dan was a mole selling top secret information to the British government.
Dan, Linda'nın sorunlu geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştı.Dan attempted to find out more about Linda's troubled past.
Bu vinçteki her şey bilgisayar kontrollüdür.Everything in this crane is computer-controlled.
Dan işe giderken evindeki yangın hakkında bilgi edindi.Dan learnt about the fire at his home when he was on his way to work.
Mühendislik ve bilgisayar alanında erkekler kızlara göre daha ilgili.Boys are more interested in engineering and computing than girls.
Erkekler bilgisayar ve internet üzerinde kızlardan daha fazla vakit harcarlar.Boys spend more time than girls on the computer and the Internet.
Benim bir dil bilgisi kitabım var.I have a grammar book.
Fransızlar da sık sık dil bilgisi hataları yaparlar.French people frequently make grammatical mistakes, too.
Benim bilgisayarım gri renkli.My computer is grey.
Bu bilgi hem iyi ya da kötü için kullanılabilir.This knowledge can be used both for good or evil.
Bu bilgisayar senin, değil mi?This computer is yours, right?
Bu bilgisayarı sadece o kullanabilir.Only she can use this computer.
İnsanların uzun zamandır bir satranç bilgisayara karşı bir şansı yoktu.Humans haven't had a chance against a chess computer in a long time.
Tom bilgisayar programlamayı öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn how to program computers.
Dan kişisel bilgiyi Linda'yla paylaştı.Dan shared personal information with Linda.
Dan'ın Linda için bazı bilgileri var.Dan has some information for Linda.
Dan Linda'ya ihtiyacı olan bilgiyi verdi.Dan gave Linda the information she needed.
Ne bilgi istiyorsun?What information do you want?
Fen bilgisi öğretmeni misiniz?Are you the science teacher?
Sana ne tür bilgi gerekiyor?What information do you require?
Hangi bilgiye ihtiyaç duyuyorsun?What information do you require?
Hangi bilgiyi istiyorsun?What information are you requesting?
Bu bilginin güvenilir olduğundan emin misin?Are you sure this information is reliable?
Ne tür bilgiye ihtiyacın var?What kind of information do you need?
İhtiyacın olan bilgiyi aldın mı?Did you get the information you needed?
İhtiyacımız olan bilginin herhangi birini alabildin mi?Were you able to get any of the information we needed?
Bu konu hakkında bilgin var mı?Do you know anything about this matter?
Tom eski bilgisayarını bir gitarla takas etti.Tom traded his old computer for a guitar.
Bilgisayarımın nesi var?What's wrong with my computer?
Bilgisayarda ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend on a computer?
Televizyon ve bilgisayarlardan hepimiz nefret ederiz.We all hate television and computers.
Dan karısı Linda'nın ölümcül derecede hasta olduğu konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that his wife, Linda, was terminally ill.
Dan, Linda'nın bilgisayarının şifresini buldu.Dan found the password to Linda's computer.
Dan Linda'nın vefat ettiği konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that Linda had passed away.
Jana bilgisayar programcısıdır.Jana is a computer programmer.
Bu bilgisayarın disket sürücüsü var.This computer has a floppy disk drive.
Ben ilk kez yaklaşık 40 yıl önce bilgisayar kullandım.I first used a computer about 40 years ago.
Ben orta çağ temalı bir bilgisayar oyunu oynuyorum.I'm playing a medieval-themed PC game.
Tom Boston'da bir bilgisayar şirketinde çalışıyor.Tom works at a computer company in Boston.
Tom, Boston hakkında fazla bilgisi olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't know much about Boston.
Bilgisayarımda bir yerde Tom'un adresi var.I've got Tom's address somewhere on my computer.
Tom bilgisayar başında haddinden çok zaman geçiriyor.Tom spends too much time on the computer.
Tom bilgisayarın başında çok fazla zaman geçiriyor.Tom spends too much time on the computer.
Bilgisayarımın neden yere düştüğünü merak ediyorum.I wonder why my computer crashed.
O çok bilgili.He's very knowledgeable.
Tom Mary'ye istediği bilgiyi verdi.Tom gave Mary the information she needed.
Daha önce bir bilgisayar programı yazdın mı?Have you ever written a computer program?
Diz üstü bilgisayarında sadece ne yazdın?What did you just write in your notebook?
Bu soruyu gerekli bilgiyi edindikten sonra yanıtlayacağım.I'll have to take that question on notice.

İlgili Sayfalar