Benim de hayatımın o anına o bilgeliğe ihtiyacım vardı.והחוכמה הזו היתה בדיוק מה שהיה נחוץ לי אז.
Benim de hayatımın o anına o bilgeliğe ihtiyacım vardı.وأنا احتجت هذه الحكمه في هذه الفتره من حياتي.
Benim de hayatımın o anına o bilgeliğe ihtiyacım vardı.でも、私が彼らの前に現れた時
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Aş spune că tu ai fi intelepciunea suck'd din mamelonului tău.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Azt mondanám lettél suck'd bölcsességet a te cumi.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Eu diria que tu tivesses suck'd sabedoria de teu teto.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.나는 그대에게 그대의 젖꼭지에서 hadst suck'd 지혜를 말하는 것입니다.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Ich würde sagen, du hättest suck'd Weisheit aus deiner Zitze.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Ik zou zeggen, gij zoudt suck'd wijsheid van uw speen.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Jag skulle säga du hade suck'd visdom från din spene.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Je dirais que tu avais la sagesse suck'd du trayon ton.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Jeg vil sige, du havde suck'd visdom fra din patten.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.LADYキャピュレットさて、今結婚を考える:あなたより若い、
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Povedal by som, že ty keby si suck'd múdrosť svojho cumlíka.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Powiedziałbym, że byłbyś suck'd mądrości ze strzyka twego.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Rekel bi, da ti hadst suck'd modrosti iz tvojega cucelj.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Řekl bych, že ty kdybys suck'd moudrost svého dudlíku.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Sanoisin olisit suck'd viisautta sinun tutin.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Saya akan mengatakan hikmat engkau hadst suck'd dari dot-Mu.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Tôi sẽ nói cho ngươi khôn ngoan hadst suck'd từ núm vú ngươi.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Vorrei che tu avessi detto saggezza suck'd dal tuo capezzolo.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Yo te digo la sabiduría hubieras suck'd de tu pezón.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Θα έλεγα ότι εσύ hadst suck'd σοφία από την θηλή σου.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Аз ще ти кажа друго би suck'd мъдрост от биберона ти.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.Я бы сказал, ты бы suck'd мудрости от соска твоего.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.הייתי אומר אתה חוכמה hadst suck'd מ פטמה עמך.
Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.وأود أن أقول أنت الحكمة من شعبك suck'd حلمة خاصتك.
Bilgelik miras kadar iyidir, Güneşi gören herkes için yararlıdır.Weisheit ist gut mit einem Erbgut und hilft, daß sich einer der Sonne freuen kann.
Bilgelik miras kadar iyidir, Güneşi gören herkes için yararlıdır.Wijsheid en bezit zijn goede zaken in het leven.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.바보들이나 서두른다고 말하지만
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.Wijze mannen zeggen dat alleen dwazen zich erin storten.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.Wise men say only fools rush in.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.Wise men say only fools rush in.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.Wise men say only fools rush in.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.Мудрецы говорят, Никогда не нужно спешить.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.لا يتسرع سوى الحمقى.
Bilge adamlar der ki, yalnızca akılsızlar acele ederler.でも僕は君を
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Een wijze vriend liet ons kennismaken.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Eine weiser Freund zeigte dich mir schon.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.현명한 친구가 우리 둘을 소개시켜 주었지.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Một người bạn tốt đã giới thiệu chúng ta.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı."Um sábio amigo apresentou-nos.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Un ami avisé nous a présenté.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Un amigo sabio nos presentó a los dos. y a través de su punto de vista aleccionador
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Un prieten înţelept ne-a făcut cunoştinţă.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Ένας σοφός φίλος μας συνέστησε.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Друг мудрый познакомил нас,
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.Мъдър приятел ни запозна.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.ידיד חכם הפגיש בינינו.
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.صديق حكيم قدمني لك,قدمك لي
Bilge bir arkadaş bizi tanıştırdı.彼の真剣な話を聞いて
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Bölcs volt, csakugyan, de csodálatos humorérzékkel is rendelkezett.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Bol naozaj múdry, ale mal aj úžasný zmysel pre humor.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Był mądry, istotnie, lecz również miał wspaniałe poczucie humoru.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.De seguro era sabio, pero también tenía un maravilloso sentido del humor.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Ele era sábio, sem dúvida, mas também tinha um sentido de humor maravilhoso.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Era cu adevărat înţelept, dar avea şi un extraordinar simţ al umorului.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Era saggio, indubbiamente, ma aveva anche un meraviglioso senso dell'umorismo.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Er war in der Tat weise, aber er hatte auch einen wunderbaren Sinn für Humor.
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.진정으로 그는 현명했습니다만 그는 또한 엄청난 유머감각을 가지고 있었습니다.