Ana içeriğe geç
Sözlük

bilge ile cümle

bilge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1054, lakabı: Ярослав Мудрый Bilge Yaroslav), 1019-1054 arasında Kiev büyük prensi.Ярослав I Мъдри е княз на Новгород (1010 – 1019) и велик княз на Киевска Рус (1019 – 1054).
Küçlüg Bilge Kağan, 824'te öldü.Княз Святополк починал през 894 година.
Bu deneyim yoluyla bilgeliğe ulaşılır.Чрез опита ние достигаме света.
İnsanlara yol gösteren, bilgelik ve hikmet sahibi kişilerdir.Kamen mudraca ili kamen mudrosti (lat.
İnsanlara bilgelik verir.Ljudima daje mudrost.
Bilgelik ve savaş tanrısı.Bog mudrosti i rata.
En kararlı, zeki ve bilge canavardır.On je znanstvenik, najpametniji majmun.
Bilge kişidir.Budi razuman čovjek!
İbn-i Haldun, genç sultan Muhammed'den idealindeki bilge hükümdarı yaratmaya çalışıyordu.Ibn Haldun je pokušao oblikovati mladog Muhameda po svom idealu mudrog vladara.
Boy begleri (beyleri) Bilge'yi kağan ilan etti.Zatekli su Osmana kako čita Kur'an.
İnsanlar onun bilgeliğine hayran kaldılar ve ona kendi dillerinde "Nom" (bilge) adını verdiler.Da li ih je njihovo "mudroljublje" učinilo mudrim, i na koji način?
Bilge diye anılırdı.Smatrao je to mudrim riječima.
Güzelliğin ve bilgeliğin sembolüdür.Cvijeće simbolizira ljepotu, eleganciju i mudrost.
Büyük, bilge, hayran olunan doktor olarak adlandırılırdı.Bio je poznati, priznati i ugledni profesor.
Nabu, yazı ve bilgelik tanrısı.On je bog Mjeseca i mudrosti.
Bilgenin erdemi, özgür istencidir.Cnosť je to isté, čo múdrosť.
Biz bilgelerimizin kutsal anılarını takip edip İsmail'in yalan ve saçmalıklarına katlandık...Pramene o živote svätých Cyrila a Metoda a ich učeníkov.
"Sapienza" kelimesi, İtalyanca'da "bilgelik" anlamına gelmektedir.V italijanskem jeziku sapienza pomeni »znanje«.
Bu tympanum üzerinde çocuk İsa ve Meryem Sedes sapientiae (Bilgelik Tahtı) pozisyonundadır.Nad tem timpanon kaže Marijo in otroka kot Sedes sapientiae ("prestol modrosti").
Çok geniş otobiyografik bilgeler de içeren Annesi için cenaze konuşması.Pogrebni govor za svojo mater, ki vsebuje mnogo avtobiografskih podatkov.
Eski Yunan'ın Yedi Bilge'sinden ilkidir.Sedem grških modrecev.
Diğer adı, öteki dünyanın özü, öteki dünyaya ait olan bilgeliktir.Maček ji pokaže pravo stran drugega sveta.
Yahudiler için Tanrı'nın düşüncesi, bilgeliğin kişileşmiş halidir.Dievo baimė (pagarba jam) esanti visos išminties pagrindas.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofistai mokė žmones praktinės išminties, mokė ginti asmeninius interesus.
Roma İmparatorluğu mutlak bir güç olarak, erdem ve bilgeliğin kılavuzluğunda en geniş topraklara hükmetti.Visą Romos imperiją valdė absoliuti valdžia, vadovaujama dorybės ir išminties.
Alaş bey bilge bir kişi, güçlü ve çevik idi.Žinoma, kad jis buvo gerbiamas senatorius, turtingas ir įtakingas.
Şehir Bilge Yaroslav tarafından 1032 yılında kurulmuştur.Bohuslavas 1032 m. įkurtas Kijevo kunigaikščio Jaroslavo Išmintingojo.
Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın.Vandeniu skiedžiama cuika nepabąla ir nepraranda skaidrumo.
Peygamberimiz ne kadar bilgeymiş.Kiek laiko jis prabuvo vienuolyne neaišku.
Fazıl Bilge Dün Vefat Etti".Išmintis, gimusi kančioje.“.
Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır.""Õige teadvus on suurim voorus ning tarkus on öelda tõde ning toimida looduse järgi, seda kuulatades."
Festivalde Altın Palmiye ödülünü Nuri Bilge Ceylan'nın filmi Kış Uykusu kazandı.Festivali peaauhinna Kuldne Palmioks võitis türgi režissööri Nuri Bilge Ceylani film "Talveuni".
Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır.Elu ja inimese mõtteilm ongi seletustest keerukamad.
Parlak ve kuru olan ruhun en iyi ve en bilgedir.(393) "Kuiv sära on kõige parem ja kõige targem hing."
Kariyeri boyunca Gazanfer Bilge, Mehmet Oktav, Hüseyin Erkmen ve Celal Atik gibi antrenörler ile çalışmıştır.Tema treeneriteks olid Gazanfer Bilge, Mehmet Oktav, Hüseyin Erkmen ja Celal Atik.
Bu, Attaleiates'in okuyucuyu bir bilgelik gösterisi ile etkileme çabası değildir.Autor ei tee ühtki püüdlust, et hereetikutega teoloogilisse dialoogi astuda.
Ainur'un en soylusu, en bilgesi ve en kudretlisidir.Gösta on kavaleridest kõige kavalam, leidlikum ja ilusam.
Bilgelik herkese eşit verilir.Aga ta püüdles tarkuse poole kõigi jaoks.
Yani bilgelikteki cehalet durumunu kanıtlar.See näitab nüüd NUMA sõlme andmeid.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.12살 짜리의 지혜로, 바지의 지퍼를 내리고, 문으로 걸어나갔습니다.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Alors dans la sagesse de mes 12 ans, je baisse la braguette de mon pantalon, je rentre dans la chambre,
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Así que con mis 12 años de sabiduría bajé el cierre del pantalón y salí de la habitación.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Deci cu cei 12 ani de înţelepciune, îmi desfac pantalonii, ies din cameră.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.In meiner 12jährigen Weisheit öffne ich meinen Hosenstall und gehe raus aus dem Zimmer.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.In mijn 12-jarige wijsheid rits ik mijn broek open en loop naar buiten.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Jadi, dengan kearifan anak 12 tahun, saya menurunkan retsleting celana saya, saya berjalan keluar.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Na minha sabedoria de 12 anos, desabotoo as calças e vou até à sala.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Nên với 12 năm kinh nghiệm đời, tôi mở khóa quần, và đi ra khỏi phòng.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.No i w swojej 12-letniej mądrości, rozpinam rozporek spodni, wracam do dużego pokoju.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Så med en 12-årings klokhet drar jag ned gylfen och går ut ur sovrummet.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Tak s mojimi vedomosťami 12-ročného, odzipsujem si nohavice, vykráčam z izby.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Úgyhogy a 12 év bölcsességemmel lehúztam a sliccem és kisétáltam a nappaliba.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Έτσι στα 12 χρόνια σοφίας που είχα , Κατεβάζω το φερμουάρ του παντελονιού μου, Βγαίνω από το δωμάτιο.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.И вот, со всей рассудительностью своих 12-ти лет, я спустил штаны и вышел из комнаты.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Отже, з розсудливістю 12-річного хлопчика, я стягнув штани і вийшов з кімнати.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.Така с моята 12-годишна мъдрост, аз разкопчах панталоните си, и излязох от стаята.
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.אז בחוכמה של ילד בן 12 פתחתי את רוכסן המכנסיים שלי יצאתי מהחדר
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.وبحكمة طفل عمره 12 عاماً أنزلت سروالي لأسفل ، وخرجت من الغرفة .
12 yaşındaki bilgeliğimle, pantolonumu indirdim, odadan çıktım.ズボンのチャックを下ろして 部屋を出たのです するとどうでしょう
"99" daki karakterler Allah"ın 99 ismini temsil ediyor. adalet, bilgelik, merhamet gibi."99" postavy mají ztělesnit 99 atributů Aláha, spravedlnost, moudrost, slitování, mezi jinými.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod