Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.Es erlaubt eine Fahrt zu jedem Punkt in der Stadt zu einem einzigen Fahrpreis.
Ek biletler satın alma seçeneği yoktu.Eine Briefwahlmöglichkeit bestand nicht.
Maçı 13,653 biletli seyirci izledi.Das Spiel verfolgten 13.652 Zuschauer.
Herhangi bir müsabaka için alınan bilet, farklı bir passolig kart sahibine transfer edilebiliyor.Es gewinnt, wer es schafft, eine bestimmte Anzahl an Liebesbriefen überbringen zu lassen.
Konserde toplam 60.000 bilet satılmıştır. ^ StadyumuMit 60.000 Besuchern war das Festival ausverkauft.
Bu bileti değiştirir misiniz, lütfen?Pouvez-vous changer ce billet s'il vous plaît ?
Biletinize bakabilir miyim?Puis-je voir votre ticket ?
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.Surveille mon sac pendant que je vais acheter un ticket.
Bileti ücretsiz aldım.J'ai eu le billet gratuitement.
İşte benim dönüş biletim.Voilà mon billet de retour.
Biletimi kaybettim.J'ai perdu mon billet.
Benim bir biletim yok.Je n'ai pas de billet.
Konser için iki bilet aldım.J'ai acheté deux billets pour le concert.
Ona bir bilet satın aldı.Elle lui acheta un billet.
Bilet kalmadı.Il ne reste plus de billets.
Tüm biletler satıldı.Tous les billets sont vendus.
Nereden bir bilet alabilirim?Où puis-je acheter un billet ?
Bekle, o biletini almak zorunda.Attends, il doit acheter son billet.
Tom bir piyango bileti satın aldı.Tom a acheté un ticket de loterie.
Bu bilet bir ay geçerli.Ce billet est valable un mois.
Ücretsiz bir bilet aldım.J'ai reçu un billet gratuit.
Bilet ne kadar?Combien coûte le billet ?
Bir biletin var mı?As-tu un billet ?
Bir biletiniz var mı?Avez-vous un billet ?
Bugünkü gösteri için hiç biletin var mı?Tu n'as pas de ticket pour le spectacle d'aujourd'hui ?
Bu biletleri ödedim.J'ai payé ces billets.
Biletleri rezerve edeceğim.Je vais réserver les billets.
Biletinizi mi kaybettiniz?Avez-vous perdu votre billet ?
Biletler kaça mal oldu?Combien ont coûté les billets ?
Üç biletim var.J'ai trois billets.
Bende sadece bir tane bilet var. Öteki kimde?Je n'ai qu'un ticket. Qui a l'autre ?
35,000 biletin tümü geri ödendi.Finalement, plus de 35 000 tickets furent remboursés.
2006 yılında çıkarılan Uçak biletlerindeki dayanışma vergisine karşı çıkmıştır.Il s’oppose en 2006 à la taxe de solidarité sur les billets d'avion.
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.Fin 2007, un nouveau système de ticket électronique est introduit.
Herhangi bir müsabaka için alınan bilet, farklı bir passolig kart sahibine transfer edilebiliyor.Chaque demande peut être envoyée à un serveur différent.
Biletler satışa sunulur.Les tickets sont alors mis en vente.
Şoför bileti kestiğini doğrular.Le chauffeur lui prend le billet.
6 Kasım'dan itibaren kişisel biletler 18 $ ve 1.180 $ arasında satılmıştır.Les ventes de billets ont commencé le 6 novembre 2015, les billets individuels coûtants 18 $ à 1 180 $.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Par la suite, Ana Lucia achète un billet sur le vol Oceanic 815 pour retourner à Los Angeles.
Biletler genel satışa sunulduğunda ise kalan 2,000 bilet üç saat içerisinde bitti.Lors de la sortie finale des billets, tous les billets ont été vendus dans les 3 heures.
Dört kategorideki bilet fiyatları €150, €100, €70 ve €45 olarak açıklandı.Quatre catégories de prix ont été proposées : 150 €, 100 €, 70 €, et 45 €.
İlk konser için biletler 12 Nisan'da satışa çıktı ve 20 dakika içerisinde tükendi.Les billets pour la première date ont été mis en vente le 12 avril et ont été vendus en 20 minutes.
Bilet satışından yaklaşık 30 milyon Mark hasılat elde edilmişti.Environ 10 millions de timbres sont vendus.
Bilet internet üzerinden veya tren istasyonlarından temin edilebilir.On peut l’obtenir sur internet ou aux guichets des stations et des gares.
Bilet makinesi bilet üreten bir satış makinesidir.Il y a un distributeur automatique de billets.
Bilet numarasından taksinin şoförüne ulaşır.Il a le temps de noter le numéro d'immatriculation du taxi.
Fan buluşmasının biletleri çıktıktan 30 dakika sonra tükendi.En moins de 40 minutes la vente des truffes est terminée.
SL, tüm Stockholm'de bilindik bir bilet sistemine sahiptir.Litfaßsäule avec un distributeur automatique de billets à Stuttgart.
Meksiko'daki iki konserin biletleri üç saatten kısa sürede tükendi.Deux des trois concerts à Dublin ont été complets en quelques minutes.
Final maçı bilet fiyatları, £45, £65, £85 ve £115 arasında değişen fiyatlarla satışa sunuldu.Le prix des tickets débuta à 45 livres puis augmenta à 65, 85 et 115 livres.
Her biletten birer dolar Boys & Girls Clubs of America'ya verilecek.Ils passaient beaucoup de temps au local Boys and Girls Clubs of America,.
Karşılaşmayı 33,681 biletli seyirci izledi.Le processeur devra réaliser 33 681 tentatives pour réussir.
Biletler farklı yarışmalarla hayranlara dağıtıldı.Des lots sont distribués aux vainqueurs des différents concours.
60 milyon bilet satışına ulaşmıştır.Environ 60 millions d'unités sont vendues.
Ek biletler satın alma seçeneği yoktu.Pas d'options pour la licence.
Bu yıl toplam 100.000 bilet satışa çıkarıldı.Cette même année, près de 100 000 figurines sont vendues.
Maçı 19 bin 691 biletli seyirci takip etti.19 691 spectateurs assistent à ce match.
1972: Pas bilet programı başlatıldı ve sadece 21 yaş ve altı gençlere satılıyordu.1972 : le programme a commencé, réservé aux voyageurs de moins de 22 ans.
Buradan gemiye bilet alarak İstanbul'a geçer.À partir de là, ils s’embarquent en bateau pour la Norvège.
Yaklaşık 1.021.000 bilet satıldı.1 021 exemplaires en ont été vendus.