Ana içeriğe geç
Sözlük

bilen ile cümle

bilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük ikramiye bilen olmadığı durumda bir sonraki haftaya devir eder.Unfortunately there is nothing about it that will knock you into next week.
Zamanında bir allâme (her şeyi bilen, büyük bilgin) sayılmıştır."پوشش خبری توانا تک درباره توشه".
Nigel'ın kendisini çekici bulduğunu bilen Lois, Nigel'ı suçunu itiraf ettirtmeyi planlar.Knowing Nigel is strongly attracted to her, Lois plans to trick Nigel into confessing.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."No One Noticed?".
Fıkhı bilen sûfî, insanların en iyilerinden biridir.The more charity a person possesses, the greater the perfection of the soul.
O her şeyi hakkıyla bilendir.And Allâh is Ever All-Aware of everything.
Frank, altı dil bilen bir ajan ve teğmendir.The unit now consists of one sergeant and six officers, all of whom are fluent in Spanish.
Hatta, atalarının Yahudi olma ihtimaline rağmen atalarının Yahudi olduğunu bilen kişi dahi yoktur.As far as can be ascertained, none of his ancestors was a Jew.
Böylece deniz kabukları duymasını bilene onun sözlerini iletti.The sea gods nearby heard his prayers and transformed him into a sea god.
Allah zalimleri hakkıyla bilendir.But if they turn back, Allah hath full knowledge of those who do mischief.
Sessiz, sakin, soğukkanlı ve sorumluluğunu bilen biridir.He is a calm, calculated and cool guy.
Yıldırımı kontrol etmeyi bilen seçkin Ateş Bükücü'den biridir.Anybody who doesn't believe we have a good fire department should look at the ruins.
Bilene babası kanı helâldir, bilmeyene anası sütü harâmdır.And into ploughshares beat their swords Nations shall learn war no more.
Drozd en çok bilenen aktif koruma sistemlerinden biridir.AMAP-ADS is by now one of the fastest active protection systems.
Yemek yapmasını çok iyi bilenlere keyveni denir.She is skilled at cooking.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Some of his close devotees, at times, had heard him speak English too.
Dövüşmesini iyi bilen sarışın bir kadındır.He is a bullish person who is good at fighting.
Gaybı bilen yalnız Allah'dır.Allah alone knows.
Ve tabii ki patojenin hala orada olup olmadığını bilen reseptörler var.So this membrane right here will completely merge and go around this guy like this.
Ve köşede, öğretmenin arkasında her sorunun cevabını bilen bir otorite figürü var.And there's an authority figure in the corner behind the teacher's desk who knows all the answers.
Eklenti yöneticilerini bilen var mı ?Who knew about extension managers?
Benden daha çok şey bilen ekonomistler bunu doğruluyor.Economists confirm it, and they know much more than I do.
Ve onun ne olduğunu veya niye orada olduğunu aslında bilen yok.And nobody really knows what it is or why it's there.
"Şimdi," Gregor o soğukkanlılığını muhafaza eden tek olduğunu iyi bilen, dedi."Now," said Gregor, well aware that he was the only one who had kept his composure.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinThere might be somebody there that speaks English.
Akıllı ve iş bilenSmart and just!
Bunu bilenlere puan vereceğim,I will give points for those who know it.
Dövüş dünyası öyle diyor, Ama onun büyülü su yüzünden öldüğünü bilen tek kişi benim.The boxer's world said so, but I'm the only person who knows he died because of the Magic Water.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.The saying is that with climate, those who know the most are the most worried.
Nükleerle ile ilgili en çok şeyi bilenler, en az endişelilerdir.With nuclear, those who know the most are the least worried.
Bilen biri için, nasıl olurda dudak senkronizasyonunda şarkı sözlerini unutabildin?For someone who knows, how is it that you forgot your lyrics during a lip sync?
En yaşlı tosbağanın kaç yaşında olduğunu bilen var mı? Tahmini olan?Does anybody know how old the oldest tortoise is -- any guesses?
Bugün kaçıncı günde olduğumuzu bilen var mı?Anyone know how many days it's been?
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.There is nobody on the planet who knows how to make a computer mouse.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.You have to hire people who know what they're doing.
İkincisi, beni ve hastalığımı bilen pek çok yakın arkadaşım ve aile bireyim var.Second, I have many close family members and friends who know me and know my illness.
Bunun ne olduğunu bilen var mı?Does anyone know what that is?
Peki bunun kim olduğunu bilen var mı?Now does anybody know who this is?
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.I have a neighbor who knows 200 types of wine.
Önemli olan, bunların hepsinin tek dil bilen İngilizce öğrenen bebekler olduğu.Now, importantly, these are all English learning monolingual babies.
Bu, iki dil bilenlerin on iki aylıkken ne kadar dudak okudukları.That's how much lip-reading bilinguals do at twelve months of age.
Ve dizgicilik hakkında herşeyi bilen Mark Twain bu makineye gerçekten aşık olmuştu.And Mark Twain, who knew all about typesetting, really was smitten by this machine.
Her ţeyi bilen, her ţeye muktedir... ...Ramiz dayýnýn çaresizliđi. Yo hayýr.The desperation of Ramiz Karaeski who knows everything, who has everything
Güzel bir bayan gördüđünde, onu elde etmeyi bilen.Mr. Ezel, what kind of man do you think I am?
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Then am I the only one who knows that?!
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.So this is now a rope that knows the load on the rope at any particular point in the rope.
Aldi bilen, toxu bir dane.First, one chicken.
Biz emdi aldi bilen tuzdin üch balghu salimiz.Now, we first add three spoonfuls of salt.
Biz matériyallardin aldi bilen samsaqni séliwalayli.Let's add the garlic first.
Bay Darbe, bay Doğru, bay Hepsini Bilen.All the crimes incomplete, listen, honestly I'll live
Bilen birini, dünyayı değiştirebilecek birini orada istiyorum.I want somebody who can change the world out there.
Seni en iyi bilendirHe's the one who knows you best
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.She walked into my office at a time when no one knew where Afghanistan was in the United States.
Son derece de işini bilen bir kadın.She is also immensely pragmatic.
Nerede neyi vereceğini bilen de Allah'dır.And Who knows what will be given where is Allah.
Onlar der ki, biz doğru olduğunu bilene kadar onun hakkında düşünmeyeceğiz.They said, we won't think about it until we know it's right.
Bu su beyfendinin Potomac'taki evindeydi Maryland'i bilenler icin soyledimIt was in this gentleman's house in the Potomac, for those of you who are familiar with Maryland.
Difteri (Kuşpalazı), Kızamıkçık, Çocuk Felci... Bunların ne olduğunu bilen var mı aranızda?Diphtheria, rubella, polio ... does anyone even know what those things are?
Dinazorların bu ölçeğin neresinde olduğunu bilen var mı?Can anybody guess, roughly, where the dinosaurs are in this scale?
Kalkülüs bilenler Kx dx "in integralini alarak da aynı sonuca ulaşabilirler. -And that should make sense. Each of these are little dx's.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilen ile cümle - Sayfa 5 - bilen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App