Ana içeriğe geç
Sözlük

bilem ile cümle

bilem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Herşeyi yoluna koymalıyız. Bu noktaya nasıl geldik bilemiyorum.I don't know why things have got like this between us
Yenge..Ne diyeceğimi bilemiyorumI'm at a loss for words, Jae Su (sister-in-law) (He's referring to Seung Jo's dad as his brother)
Ne yapacağını bilemeyen benimI was the only one who didn't know what to do.
Bu aletler çalıştı mı bilemiyoruz.We'll never know if this stuff worked.
Ayrıca, ne buldum bilemezsiniz.Besides, you never know what you might find.
Size söleyene kadar kadar asla bilemezsinizYou would never know, until she told you.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.And nobody knows if they really can live forever, or what keeps them from aging.
Diyelimki eğer -- bilemiyorum.I touched on this a little bit in the last video. Let's say I wanted to know-- I don't know.
Aslında, bu ifadedeki x.y'nin pozitif olduğunu bilemeyiz.No absolute value here.
Hey, adamım, hey dinle Dostum, eğer leş gibi kokuyorsan, seninle konuşabilir miyim bilemiyorumMan, I don't know if I'm able to talk to you if you got a stink booty
Tabii, ben cevabı uydurabilirim ve siz de bilemezsiniz, bu yüzden bunun için hazırlıklı geldim.Of course, I could just make up an answer and you wouldn't know, so I come prepared for that.
Çünkü ne zaman çalacağınızı bilemediniz.Because you didn't know when to play.
Bunu başarabiliyor muyum bilemiyorum, ama amacım bu.I don't know if I actually succeed in that, but that's the goal.
"O zamanlar, ne kadar şeyin sona erdiğini bilememiştim."I did not know then how much was ended.
- Bilemiyorum.- Oh, I don't know.
Neden kadın ve erkeğin benzer olduğunu düşünmek isterler bilemiyorum.I don't know why they want to think that men and women are alike.
Bu yıllardaki nüfusun ne olacağını bilemezler. -They don't know what the population will be in those years.
Dikey mi yatay mı gitsem bilemiyorum.I don't know if I'll move vertically or horizontally.
Eğer verilerin yarısını ortadan kaldırırsak, bir ilacın gerçek etkinliğini asla bilemeyiz.If we remove half of the data, we can never know what the true effect size of these medicines is.
Dolayısıyla domuzun ruh halini çok iyi bilemiyoruz.So you're not really sure what's going on with the pig.
Mutlu olurdum, ama bilemezdimI'd be happy, but I would not know
Kral ne yapacağını bilemedi.The king didn't know what to do.
Andre, bunu siz bilemezsiniz!You never know, André!
Ama Siz asla bilemezsinBut you never know.
Ne diyeceğimi bilemiyorum... tamamıyla hakkettiğim dışında.I really don't know what to say, except that... I totally deserve this.
Hımm birisini, kimi bilemiyorum, belki barmeni?!Someone, oh I don't know, like the bartender?!
Ne yapacağımı bilemiyorum.I didn't know what I should do with it
Olmadan bilemeyiz, değil mi?Well I don't think we ultimately know what it will be, right.
Böyle bir kýzkardeþe sahip olmak nasýldýr, bilemezsin.Didn't know you had a sister like this.
Bunun anlamının JiHoo ve JanDi olmasını ne kadar ümit ettiğimi bilemezsin.You have no idea how much I hoped it meant JiHoo and JanDi.
Ben sizin yaşlarınızda iken, evrenin ne yapacağını bilemiyorduk.Back when I was your age, we didn't know what the universe was going to do.
Bilemiyorum; inandırıcı bulmuyorum.I don't know. I don't believe it.
O an şunu düşündüm,"Bunu nasıl olur da önceden bilemedim?"And I thought, "How could I not have known this before?
Ve bazen sonuç ondalık sayı da olabilir bunu bilemeyiz.But, you know, sometimes the solution is a decimal number and you don't know it.
Hiç bir zaman bilemedin veya tahmin edemedinmi ?Did you never know or guess this?
Hastalık, nedenini bilemediğimiz şekilde hamilelerde %100 ölümcül oldu.The virus was 100 percent lethal to pregnant women and we don't actually know why.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.But I would say that honestly we don't know.
Senin gibi halktan biri, stilist Jang, bunu bilemez.A commoner like you, Stylist Jang, could have not known.
Çok küçük zaten, zumlanmadan kimse sen olduğunu bilemez.It's small, so as long as they don't zoom into it, no one will know it's you.
Tabiki bunu bilemezsin...Of course, you wouldn't know that...
Asya'da bir ülkede... belki de küçük çocuklar tarafından, bilemiyorum...In some Asian country, by far too young... children perhaps, I don't know.
♫ Hiç kimse bilemez ♫ ♫ yaşamak için ♫ ♫ neler yapabileceklerini ♫♫ Nobody really knows ♫ ♫ how far they will go ♫ ♫ to keep on living ♫
Rekha mı bilemiyordum.like the Meryl Streeps of India.
Ama Amerika'da ne yapacağımı bilemedim, çünkü bu özgürlük bana fazla gelmişti.But in America, I didn't know what to do, because I had this overwhelming freedom.
Seni gönderdiğime ne kadar pişman oldum bilemezsin.You have no idea how much I regretted sending you.
Sen yoktun ki, kime diyeceđimi bilemedim ođlum.You were not here son, I couldn't know who to talk to.
Yani niye? Hiç bilemeyeceđiz Mert.Why did he do it brother?
Hiçbir zaman bilemeyeceđiz artýk.I don't understand. Why?
Herkes bir gün korkunç bir ţey yapar, bilemezsin.Everybody has their own reasons.
Onlar dillerini kılıç gibi bilemiş, Acı sözlerini ok gibi hedefe yöneltmişler,who sharpen their tongue like a sword, and aim their arrows, deadly words,
Aptal insan bilemez, Budala akıl erdiremez:A senseless man doesn't know, neither does a fool understand this:
Yarınla övünme, Çünkü ne getireceğini bilemezsin.Don't boast about tomorrow; for you don't know what a day may bring forth.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.The labor of fools wearies every one of them; for he doesn't know how to go to the city.
Yedi, hatta sekiz kişiye pay ver, Çünkü ülkenin başına ne felaket geleceğini bilemezsin.Give a portion to seven, yes, even to eight; for you don't know what evil will be on the earth.
‹‹Bunun için uyanık kalın. Çünkü Rabbinizin geleceği günü bilemezsiniz.Watch therefore, for you don't know in what hour your Lord comes.
‹‹Bu nedenle uyanık kalın. Çünkü o günü ve o saati bilemezsiniz.››Watch therefore, for you don't know the day nor the hour in which the Son of Man is coming.
Dikkat edin, uyanık kalın, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz.Watch, keep alert, and pray; for you don't know when the time is.
Hayatta kalırsam yararlı işler yapacağım. Ama hangisini seçeceğimi bilemiyorum.But if I live in the flesh, this is the fruit of my labour: yet what I shall choose I wot not.
Sadece zanna uyuyorlar. Onu yakinen öldürmediler (onu öldürdüklerini kesin biçimde bilemediler).They have no knowledge about it other than conjecture, for surely they did not kill him,
Allah'ı layikıyle takdir edemediler (O'nu gereği gibi bilemediler).They do not esteem God with the right estimation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod