Çünkü, tanrıdan farklı olarak, dışarıda neler olup bittiğini gerçekten bilemeyiz.Because, unlike God, we don't really know what's going on out there.
Dinazorların ne kadar yaşadıklarını bilemiyoruz, henüz en yaşlısını bulamadık.We don't really know how long dinosaurs lived, because we haven't found the oldest one yet.
Video ilk birkaç saniye iyi çalıştı ve şimdi bilemiyorum -- işte oldu.PM:
Tüm bunlar bizi nereye götürecek, bilemiyorum.Where all this leads, I don't know.
Ve şimdi bunların hepsi nereye gidiyor, bilemiyorum.And so where it all goes, I don't know.
Ona ne yapacaklarını bilemezler.Because how do you deal with it?
Bilemiyorum, kaç olur?I don't know, what is that?
Onlara ne zaman ihtiyacınız olacağını bilemezsiniz.You never know when you might need it.
Öyle yanıyordu ki, oyunun sonunu nasıl getireceğimi bilememiştim.It hurt so, I didn't think I'd get through the performance.
Neresi kötü bilemeyiz.And no one knows where it's worst.
O halde bütün hayatın boyunca ne yaptın bilemiyorum?What you must've been doing all your life?
Bir şey yeteri kadarını biliyor, çünkü onunla bir oluyor olsaydın bunu bilemezdin.Something knows enough because if you're one with it you cannot know it.
Bunu bilemiyor olurdun. Değil mi?You just cannot know it.
O olmadan su hangi yönde akacağını bilemezdi.Without it, the water would not know in which direction to flow.
Buraya gelmek için bir daha ne zaman fırsat bulabileceğini bilemezsin.You don't know when you'll next get a chance to come here.
Buna nasıl tepki vereceğimi bilemiyorum.Yes, i don't know how i'm suppose to react to that.
Bilemiyorum becerebiliyor muyum.I don't know whether I pull it off.
Sonra -- Nasıl oldu bilemiyorum -- fakat suyun altındaydım.I then -- I don't know how it happened -- but I went underwater.
Siz dahi bilemezsiniz.You don't even know.
Bir çocuğa bir bilgisayar fikri mantıklı mıdır ben bilemem ama, işte geleceğin bilgisayarı.I don't know whether the idea of one computer, one child makes any sense.
Neden böyle davranıyor bilemiyorum; nereye gittim ve ne yaptım acaba?Don't know any reason why he treats me so poorly, what've I gone and done?
En başta bu tip video verilerini ne şekilde elde edeceğimizi tam bilemedim.But for a long time we couldn't quite figure out: Wow can we get these kinds of video inputs?
Hangi yöntem aklınıza yattı bilemem.I don't know which one's more intutive for you.
Bir diger seyde, önce bölgeyi test ederim. Çünkü cildiniz nasıl tepki verecek bilemezsiniz.And secondly always test the area first, you ll never know how your skin is going to react.
Asla bilemeyeceğiz.We might not ever know.
Neyi bilemezdin?Known what?
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.We can't know what's going on in -- let alone an insect's -- another human being's mind.
Ama ne diyeceğimi bilemiyorum.And then I don't know.
Bu kelimeler iyi mi bilemiyorum--She's a special person in your life. man:
Gozleriniz hangi duzleme bakacagini bilemiyordu.And your eye doesn't know which level to read.
Ancak bir sinema filminde, sonunda ne olacağını bilemez.[When it's] a movie, he doesn't know.
Oynadığı filmin sonunda insanların onu alkışlayıp alkışlamadıklarını bilemez.If he works in a movie, he doesn't know that people are going to applaud.
"Hiçbirşeyi tam olarak bilemeyiz, bilgi aslında bir nevi fikirdir.""You can't know anything, Knowledge is merely opinion"
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.I never know whether mywife is really crying or just play acting.
Tabi şu tabandan da bahsetmiş olabilirler bilemiyorum.They might be talking about this floor, but who knows?
Bu da coteslerde çok tutmadı, nedenini bilemiyorum.And here's -- this didn't do so well in testing either, I don't know why.
Ve yeni olduğu için Leo bu nesneyle ne yapacağını bilemiyor.And because it's new, Leo doesn't really know what to make of it.
10 sayfa sonra neler olacağını bilememekten zevk alıyorum.I like not knowing what will happen 10 pages later.
Adını bilmiyordum ve hiçbir zaman da bilemeyeceğim.I didn't know her name, and I never will.
Kurallar bize bunun 3 ama aynı zamanda da 4 olduğunu söylüyor. Bunu bilemeyiz. -It says if x is equal to 0, it should be 3 or it could be-- we don't know.
O akşam Harlem'de ne olurdu bilemiyorum, çünkü o akşam dışarıdaki hava..I don't know what would have happened in Harlem that night, because the atmosphere was not . . .
Bir gün, "Biliyor musun, ben bu kitabı yazıyorum ama aslında nasıl yazılır bilemiyorum" demişti.He said, "You know, I'm writing this book and I don't really know about doing this book."
Onu bulmuş olsalardı ne yaparlardı bilemiyorum.I do not know what had happened to him if they had found him.
Tabi ki neler olacağını bilemeyiz.Of course, we can't know what will happen.
Tabi ki, ne olacağını bilemeyiz ve belirsizlikle yaşamak zorundayız.Of course, we can't know what's going to happen and we have to live with uncertainty.
Hareket ettirilebilecek kadar iyi mi? -Ben bilemem efendim -Tabi ki bilemezsinBetter enough to be moved? <i>- I wouldn't know, sir.
Ama... çocuğun suratına baktıkça neye inanacağımı bilemiyorum.But... seeing that kid's face... I don't know what to believe.
Bu da bunun gibi giderdi ve kendimi nerde bulacağımı bilemezdim.So it went on like that, and I didn't know where else to find myself.
Kapından içeri neler gireceğini bilemeyiz.You have no idea what walks in through the door.
Şimdi, bu türden cihazlarla nasıl hesap yapacağımızı bilemediğimiz bir noktadayız.So, we are at the stage where we don't really know how to compute with these kinds of devices.
Bunun niye olduğu konusunu tam bilemiyoruz.And we're not exactly sure why that happens.
"Sey, hic bir zaman bilemezsin...""And what is it?
Ama bu çarpanları gerçekten bilemeyiz .You can't really call those prime factorizations.
Onun C6H6 ya da C2H2 olup olmadığını bilemezsiniz. aI don't know whether this was C6H6. Was it C2H2?
Bilemezsiniz işte.You just don't know.
Ve de ne yapacagımızı bilemedik, sonrasında onu çalışma odama çağırdık.And we didn't really know what to do, so we called her into my office.
Siz kadınlar bunun nasıl olduğunu bilemezsiniz.You women don't know what it's like.
Sen de bir sayborgsun, bunu nasıl bilemezsin?"'How come you don't know that when you're a cyborg yourself?'
Bicky'll asla bilemezsiniz.Bicky'll never know.
Sizi bilemem ama ben hoşuma gittiği için yemek pişiriyorum.I don't know how you feel, but I like to cook for entertainment.