Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Og hvad skulde jeg med deres Hænders Kraft? Deres Ungdomskraft har de mistet,
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?¿Para qué habría necesitado yo la fuerza de sus manos, si su vigor se había ido de ellos
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Pois de que me serviria a força das suas mãos, homens nos quais já pereceu o vigor?
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Sức mạnh của họ đã hư hại rồi; Vậy, sức lực tay họ dùng làm ích gì cho tôi?
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Sức_mạnh của họ đã hư_hại rồi ; Vậy , sức_lực tay họ dùng làm ích gì cho tôi ?
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Trouwens, hoe zou de kracht van hun handen mij hebben kunnen helpen, nu hun levenskracht is vergaan?
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Vad skulle de också kunna gagna mig med sin hjälp, dessa människor som sakna all manlig kraft?
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Και εις τι τωοντι ηδυνατο να με ωφεληση η δυναμις των χειρων αυτων, εις τους οποιους η ισχυς εξελιπε;
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?Защото в що можеше да ме ползува силата на ръцете им, Човеци, чиято жизненост бе изчезнала?
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?И сила рук их к чему мне? Над ними уже прошло время.
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?גם כח ידיהם למה לי עלימו אבד כלח׃
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?قوة ايديهم ايضا ما هي لي. فيهم عجزت الشيخوخة.
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?他 們 壯 年 的 氣 力 既 已 衰 敗 、 其 手 之 力 與 我 何 益 呢
Çünkü güçleri tükenmişti, Bileklerinin gücü ne işime yarardı?他 們壯 年 的 氣力 既 已 衰敗 、 其 手 之 力與 我 何益呢
Desteğinizi göstermek için bize katılın. 2. Bileklik ve Eylem Kiti edinin.Underskriv tilsagn om at vise deres støtte 2. få i armbånd og handling kit 3.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 de oase din mână și încheietură permit oamenilor să creeze și să distrugă în același timp.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 huesos en la mano y la muñeca permiten a los humanos crear y destruir al mismo tiempo.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."우리는 손을 구성하는 27개의 뼈들로 창조하기도, 파괴하기도 한다.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 kości dłoni i nadgarstka pozwala ludziom jednocześnie tworzyć i niszczyć.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 ossa della mano e del polso permettono agli esseri umani di creare e distruggere contemporaneamente.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 xương ở bàn tay và cổ tay cho phép con người cùng lúc tạo dựng và phá huỷ.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 עצמות בכף היד ובזרוע מאפשרות לבני האדם ליצור
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."Vinte e sete ossos na mão e pulso permitem aos humanos simultaneamente criar "e destruir.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."В руке 27 косточек, позволяющих человеку создавать или разрушать.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar.創造と破壊を繰り返してきた 歴史上の 偉大な創造には何千もの手が関わっている
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Fölálltam, hogy menjen, de Holmes elkapott a csukló és lökött vissza a helyemre.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ich stand zu gehen, aber Holmes erwischte mich durch die Handgelenk und drückte mich zurück in meinen Stuhl.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ik stond op om te gaan, maar Holmes ving mij met de pols en duwde me terug in mijn stoel.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.I rose iti, vendar me Holmes, ki jih ulovijo zapestje in me potisnil nazaj v svoj stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Jag steg att gå, men Holmes fångade mig av handled och knuffade mig tillbaka in i min stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Jeg rejste til at gå, men Holmes fangede mig ved håndled og skubbede mig tilbage i min stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Je me levai pour partir, mais Holmes me saisit par le poignet et m'a poussé sur ma chaise.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.당신이 가서 장미,하지만 홈즈가로 딱 걸렸네 그리고 손목 내 의자로 다시 밀어.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.M-am sculat să plece, dar Holmes ma prins de de mână şi ma împins înapoi în scaunul meu.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Mi alzai per andare, ma Holmes mi ha preso da parte polso e mi ha spinto indietro nella mia sedia.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Nousin mennä, mutta Holmes sai minut kiinni, että ranne-ja työnsi minut takaisin tuolilta.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Tôi đã tăng lên đi, nhưng Holmes bắt tôi do cổ tay và đẩy tôi trở lại vào chiếc ghế của tôi.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Vstal jsem jít, ale Holmes chytil mě za zápěstí a tlačil mě zpátky do židle.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Vstal som ísť, ale Holmes chytil ma za zápästia a tlačil ma späť do stoličky.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Wstałem iść, ale złapał mnie Holmes przez nadgarstka i pchnął mnie z powrotem do mojego krzesła.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ι ανήλθε σε πάω, αλλά Holmes μου έχει αλιευθεί από τα στον καρπό και με έσπρωξε πίσω στη καρέκλα μου.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Аз станах да отида, но Холмс ме хвана за китката и ме бутна обратно в стола си.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Я встав, щоб піти, але Холмс вхопив мене за зап'ястя і штовхнув мене назад у крісло.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Я встал, чтобы уйти, но Холмс схватил меня за запястья и толкнул меня обратно в кресло.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.קמתי ללכת, אבל הולמס תפס אותי בידי היד ודחף אותי לאחור בכיסא שלי.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.وارتفع أن أذهب ، ولكن هولمز اشتعلت لي من قبل الرسغ ودفعت لي العودة الى مقعدي.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.手首は自分の椅子に私をプッシュバック。 "それは両方、またはいずれもが、"彼は言った。
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Hvert armbånd har et entydigt id-nummer Input at antallet og du indtaste missionen at Kony berømte
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Każda bransoletka ma unikalny numer ID. Wprowadź ten numer i dołączysz do misji, by zrobić Kony'ego sławnym.
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Každý náramek má unikátní ID číslo. Zadejte to číslo a stanete se součástí mise udělat Konyho slavným.
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Minden karkötőn van egy egyedi szám. Írd be a számot, és ezzel belépsz a Kony-t híressé tevő küldetésbe.
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Mỗi bracelet có một số ID duy nhất Đầu vào số và bạn vào nhiệm vụ để làm cho Kony nổi tiếng
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Mulai membuat Kony terkenal saat ini
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.Varje armband har ett unikt ID-nummer Skriv in detta nummer och du anger uppdraget att göra Kony känd
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.לכל צמיד יש מספר זהות מכניסים את המספר ונכנסים למשימה של להפוך את קוני למפורסם
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.كل سوار يحمل رقم خاص به ادخل الرقم، وكن جزء من مهمة التشهير بكوني
Her bilekliğin kendine has kimlik numarası var... ...bu numarayı girin ve Kony'i meşhur etme görevine katılın.その番号を入力して、コニーをどうやって有名にするかっていうミッションを入力します。 自分の貼ったポスターを地理的にタグ付けして、どれくらいの影響力があるか追跡できます。
Kimyasalları daha çok soluduğunuzu, bileklerinize kadar işe gömüldüğünüzü anlatır.Du ägnade längre tid åt att inhalera kemikalier, längre tid upp till handlederna.
Kimyasalları daha çok soluduğunuzu, bileklerinize kadar işe gömüldüğünüzü anlatır.Însemna că ai petrecut mai mult timp inhalând chimicale.
Kimyasalları daha çok soluduğunuzu, bileklerinize kadar işe gömüldüğünüzü anlatır.즉 사람들이 마약을 하거나 손목을 긋는데까지는 더 많은 시간을 보냈단 뜻이에요.