Ana içeriğe geç
Sözlük

bileşim ile cümle

bileşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Soyadı bileşiminde her iki soyadınız da bulunur. Örneğin Virtanen-Smith.Molemmat sukunimenne näkyvät sukunimiyhdistelmässä, esimerkiksi Virtanen-Smith.
Soyadı bileşiminde her iki soyadınız da bulunur. Örneğin Virtanen-Smith.Vos deux noms de famille figureront dans votre nom, par exemple Virtanen-Smith.
Soyadı bileşiminde her iki soyadınız da bulunur. Örneğin Virtanen-Smith.Двойная фамилия будет включать фамилии обоих, например Виртанен-Смит.
Soyadı bileşiminde her iki soyadınız da bulunur. Örneğin Virtanen-Smith.يظهر كل واحد من ‎اسمي عائلتيكما في اسم العائلة المركب، على سبيل المثال فيرتانين-سميث (‏Virtanen-Smith‏).
Soyadı bileşiminde her iki soyadınız da bulunur. Örneğin Virtanen-Smith.复合姓中包含了双方各自的姓氏,例如Virtanen-Smith。姓氏也可分开写,无需使用连接符。
soyadlarınızdan soyadı bileşimi yapmak.bilda ett kombinerat efternamn av era efternamn.
soyadlarınızdan soyadı bileşimi yapmak.former un nom composé à partir de vos noms de famille.
soyadlarınızdan soyadı bileşimi yapmak.muodostaa sukunimistänne sukunimiyhdistelmän.
soyadlarınızdan soyadı bileşimi yapmak.o adoptar la combinación de los apellidos de ambos.
soyadlarınızdan soyadı bileşimi yapmak.взять двойную фамилию.
soyadlarınızdan soyadı bileşimi yapmak.تكوين اسم عائلة مركب من أسماء عائلتيكما.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Also entwickeln wir heute Arzneimittel, indem wir vielversprechende Verbindungen testen.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.A maneira como desenvolvemos medicamentos hoje em dia é testando compostos promissores.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Aujourd'hui, nous développons des médicaments en testant des composés prometteurs sur --
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Deci felul cum dezvoltăm medicamentele acum e prin testarea compușilor potențiali.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Il modo in cui sviluppiamo i farmaci oggi, è testando i composti più promettenti.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.현재 신약 개발은 치료에 효과를 보이는 물질을 이용한 반복된 실험으로 연구하는데요,
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Pero es un modelo social todavía peor debido a lo que implica y al coste que representa para nosotros.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Sättet vi utvecklar läkemedel på nu är alltså genom att testa lämpliga preparat på —
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Sposób w jaki teraz pracujemy nad lekami polega na testowaniu substancji rokujących nadzieje na...
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Tehát a módszer, ahogy ma a gyógyszereket fejlesztjük, az, hogy teszteljük az ígéretes komponenseket --
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Vì vậy cách chúng ta phát triển thuốc hiện nay là bằng cách thử nghiệm các hợp chất có triển vọng.
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.We ontwikkelen nu medicijnen door beloftevolle verbindingen te testen op --
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Ο τρόπος λοιπόν που φτιάχνουμε τα φάρμακα τώρα είναι δοκιμάζοντας υποσχόμενες χημικές ενώσεις -
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.Сейчас лекарства разрабатываются путём испытания перспективных составов на...
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.אז הדרך שבה אנו מפתחים תרופות כיום היא ניסוי של תרכובות מבטיחות על --
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.ولذلك فالطريقة التي نطور بها الأدوية الآن هي باختبار مكونات واعدة على --
Şu anda ümit veren bileşimleri deneyerek ilaç geliştiriyoruz.ヒト細胞を用いた疾患モデルはありませんでした ヒト細胞を用いた疾患モデルはありませんでした
Sütunlar İyon ve Korint tarzının bir bileşimi, yani o zamana göre bir yenilik.Así que es una especie de amalgama de jónico y corintio. Así que es una invención.
Sütunlar İyon ve Korint tarzının bir bileşimi, yani o zamana göre bir yenilik.Musíme si dát pozor, většina toho, co z oblouku vidíme, není původní.
Sütunlar İyon ve Korint tarzının bir bileşimi, yani o zamana göre bir yenilik.Така че е нещо като амалгама от Йонийски и коринтски. Така че е изобретение.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Abyste změnili společnost, musíte změnit složení půdy.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.By zmienić społeczność, trzeba zmienić skład gleby.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Để thay đổi cộng đồng, bạn phải thay đổi thành phần của đất.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.För att ändra ett samhälle så måste du ändra på sammansättningen i myllan.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Hogy megváltoztassuk a közösséget, meg kell változtatni a talaj összetételét.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.공동체를 바꾸기 위해서는 토양의 구성 성분을 바꾸어야합니다.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Na zmenu komunity musíte zmeniť zloženie pôdy.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Om de gemeenschap te veranderen, moet je de samenstelling van de aarde veranderen.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Para cambiar la comunidad, tienes que cambiar la composición de la tierra.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Para mudar a comunidade, tem de se mudar a composição do solo.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Pentru a schimba comunitatea, trebuie schimbată compoziția solului.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Per cambiare una comunità, è necessario cambiare la composizione del terreno.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Pour changer la communauté, vous devez changer la composition de la terre.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Um die Gemeinschaft zu ändern, muss man die Zusammensetzung des Bodens verändern.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Untuk mengubah komunitas, Anda harus mengubah komposisi tanah.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Για ν' αλλάξεις την κοινότητα, πρέπει ν' αλλάξεις τη σύνθεση του εδάφους.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.За да промениш общността си, трябва да промениш състава на почвата.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.Чтобы изменить сообщество, нужно изменить состав почвы.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.כדי לשנות קהילה, צריך לשנות את הרכב הקרקע.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.فلتُغير المجتمع، عليك تغيير تركيب التربة.
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.そして その土壌を組成してるのは 私たち一人一人なんです
Toplumu değiştirmek için, toprağın bileşimini değiştirmek zorundasınız.但我想講,要改變社區 就要先改變泥土嘅成份
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.És ezt a gyenge vonalat kell használnunk ahhoz, hogy megmérjük az arany arányát a Nap atmoszférájában.
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.Et nous utilisons cette petite signature pour tout savoir sur l'or dans l'atmosphère du soleil.
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.E utilizziamo questa piccola caratteristica per misurare la composizione dell'oro nell'atmosfera del sole
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.이러한 약한 신호를 이용하여 태양의 대기중에서 금이 생성되고 있다는것을 측정합니다.
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.Şi utilizăm această caracteristică slabă pentru a măsura compoziţia aurului în atmosfera Soarelui.
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.We gebruiken dit zwakke signaal om het gehalte aan goud te meten in de atmosfeer van de Zon.
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.И използваме тази слаба черта, за да измерим състава на златото в атмосферата на Слънцето.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod