1966 yılında ayak bileğini kırdı.1966-ban fejtette le a kőbánya.
İspanya'da savaş sahneleri çekilirken okçulardan biri Olivier'i ayak bileğinden yaraladı.Az egyik görkorcsolyás jelenet forgatása közben Olivia csonttörést szenvedett.
Karnında, sırtında ve bileğinde dini dövmeler bulunmaktadır.Nászidőszakban fején, tarkóján, nyakán és hátán lelógó finom dísztollak találhatók.
Mayıs 2011'de, geçirdiği sakatlıktan dolayı sağ bileğinden bir ameliyat geçirdi.Toukokuussa 2002 hänen vasen nilkkansa oli leikkauksen tarpeessa.
Ayak bileğinden geçirdiği bir sakatlık onun performansını etkiledi.Pelkkä kädenpuristus rikkoisi hänen nivelensä.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.Kynsisientä esiintyy yleisimmin varpaankynsissä.
Scaphoid kemik (Latince: Os scaphoideum) el bileğindeki kemiklerden biridir.Kyynärpää (lat. cubitus) on kohouma käsivarressa.
Ronaldo 7 Temmuz'da Amsterdam'da ayak bileğinden ameliyat oldu.Ronaldo fik foretaget en ankeloperation på Academic Medical Center i Amsterdam den 7. juli.
İniş sırasında bileğini yaraladı.Han blev såret i sin første træfning.
Kennedy'nin sağ bileğini tutar.Det treffer Kennedys nedre høyre skulder.
Talos'un boynundan bileğine kadar inen tek bir damarı vardı.Talos ble utstyrt med ei åre som gikk fra nakken til ankelen.
İniş sırasında bileğini yaraladı.Han ble såret da de havererte under landing.
Euro 2000 öncesi kadroya seçilen Nedvěd, ayak bileğinden sakatlandığı için antrenmanlarda yer alamadı.Di Euro 2000, Nedvěd tidak dapat berlatih seperti biasanya karena cedera pergelangan kaki.
O bir döküm konulmuştur sol ayak bileği, yaralama, "Gee" bir performans sonrası düştü.Dia jatuh setelah penampilan "gee", melukai pergelangan kaki kirinya dan harus menggunakan gips.
Yanlışlıkla annesinin bileğini kırdığında 13 yaşına kadar annesi ile eğitilmiştir.Cô tập luyện với mẹ cho tới năm 13 tuổi sau khi không may làm trật cổ tay của bà.
Bu kaslar el bileğine doğru yüzeyden uzanır.Nhưng cây lúc ấy đã rời khỏi mặt đất lên quá đầu người.
Artık çok geçtir ne kelepçeyi açabilir, ne de bıçakla bileğini kesip kurtulabilir.Những chỗ vỏ cứng quá, không bẻ được bằng tay, có thể dùng dao cắt.
Bu da el bileğini büken yakınsal sinirlerdir.掌の手首に近い部分で相手を叩く技である。
Kennedy'nin sağ bileğini tutar.ドミニクの右腕。
Mayıs 2011'de, geçirdiği sakatlıktan dolayı sağ bileğinden bir ameliyat geçirdi.2011年1月に右肩の手術を行った。
Avril Lavigne'in sol bileğinde bir yıldız dövmesi bulunmaktadır.ダウルは左手の内側に星のタトゥーがあった。
1966 yılında ayak bileğini kırdı.1966年 電動式のパンチを発売。
El bileğinin ligamentleri, Posterior.もう片方の腕は後方へ。
İnsan anatomisinde ayak bileği eklemi, ayak ile bacağın birleştiği yerde oluşmuştur.在人体解剖学中,踵是脚的后跟。
Ufak ayak yerine ince ayak bileği kullanılmıştır.會使用單腳小碎步。
Karnında, sırtında ve bileğinde dini dövmeler bulunmaktadır.胸背面和腹部、前翅基部及后翅内缘密生有黄色软毛。
İspanya'da savaş sahneleri çekilirken okçulardan biri Olivier'i ayak bileğinden yaraladı.在西班牙拍摄期间,一名弓箭手的箭误中了奥利维尔的脚踝,导致他只能跛行。
Karnında, sırtında ve bileğinde dini dövmeler bulunmaktadır.목에서부터 상반신, 등과 팔에 문신이 있다.
1966 yılında ayak bileğini kırdı.1961년에 어깨를 골절당하였다.
Gönül ile bileği kaynaştırmıştır.그녀는 쭉쭉빵빵한 몸매로 비룡을 유혹한다.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.שבר עצם הסירה הוא השבר הנפוץ ביותר בעצמות שורש כף היד.
Artık çok geçtir ne kelepçeyi açabilir, ne de bıçakla bileğini kesip kurtulabilir.Ali ona ipak ne može podnijeti sramotno poniženje i nožem si oduzima život.
Fakat bileğinden sakatlanarak kadroya alındığı ilk maçta oynama şansı bulamadı.Vendar na prvenstvu zaradi poškodbe gležnja ni zaigral.
İniş sırasında bileğini yaraladı.Hrbtenico si je poškodoval pri padcu z višine.
Acıyor! Bileğim...ااه قدمي تؤلمني
AK: Dirseğimi aşağı indirip yukarı kaldırabiliyorum. Bileğimi çevirebiliyorumMoja ręką zgina się i prostuje w łokciu, mój nadgarstek się kręci, właśnie w ten sposób, nawet na około.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Az egyik táncpróba során ráesett a kinyújtott karjára és kificamitotta a csuklóját.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Během jedné taneční zkoušky upadla na ruku a poranila si zápěstí.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Dan dalam salah satu sesi latihannya dia jatuh dengan lengan terulur dan pergelangannya terkilir.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.E durante una delle sue prove di danza, è caduta sul braccio teso e si è slogata il polso.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.E, no decurso de um dos seus ensaios de dança, ela caiu em cima do seu braço ficando com uma entorse no pulso.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Eräässä tanssiharjoituksessa hän kaatui kätensä päälle ja nyrjäytti ranteensa.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.În timpul unor repetiții de dans, a căzut pe mână și și-a luxat încheietura.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.I podczas jednej z prób, upadła na rozpostarte ramię i zwichnęła sobie nadgarstek.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.그녀는 댄스 예행연습 과정 중에 뻗친 팔 위로 넘어졌고 팔목을 삐었습니다.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Och under en av hennes dansrepetitioner. så föll hon på sin arm och stukade handleden.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Tijdens een dansrepetitie viel ze op haar uitgestrekte arm en verstuikte haar pols.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Trong một lần tập dợt bài nhảy, cô bé ngã lên cánh tay mình và bị trật cổ tay.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Y durante el curso de uno de sus ensayos de baile, cayó sobre su brazo extendido y se torció la muñeca.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Και στη διάρκεια μίας πρόβας χορού έπεσε στο προτεταμένο χέρι της και στραμπούληξε τον καρπό της.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Во время одной из своих танцевальных репетиций, она упала на вытянутую руку и растянула запястье.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.И по време на една от танцовите репетиции, тя паднала на издигната си ръка и си навехнала китката.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.На одній з репетицій вона впала на протягнуту руку і розтягнула зап'ястя.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.ובאמצע אחת מחזרות הריקוד שלה, היא נפלה על היד שלה כשהיא מתוחה ונקעה את שורש כף היד.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.وخلال احد دروس تدريب الرقص سقطت علي ذراعها الممدودة مما ادى الي التواء معصمها
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.喺佢一次舞蹈排練嘅過程中, 佢跌親壓住咗伸出嘅手臂,跟住扭親埋手腕
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.手首を捻挫してしまいました。 彼女がそうしたように、あなたも
Avuç içinizi yukarıda tutun. Böyle yapın, bileğinizi oynatmayın.손바닥을 위로해서 이렇게합니다. 손목은 안움직이고
Avuç içinizi yukarıda tutun. Böyle yapın, bileğinizi oynatmayın.תחזיקו את היד כלפי מעלה. תעשו את זה, אל תזיזו את המפרק.
Avuç içinizi yukarıda tutun. Böyle yapın, bileğinizi oynatmayın.ارفع كف يدك للاعلى. لا تحرك معصمك.