Birbirimizi tanımak istediğimizden bile emin değiliz.We're not even sure we want to get to know each other.
Tom, sonuna kadar senin ne yaptığını bile bilmeyecek.Tom won't even know what you did until it's over.
Tom'un ayak bileklerinde prangalar vardı.There were shackles around Tom's ankles.
O resimlerdekinin ben olduğunu söyleyemezsin bile.You can't even tell it's me in those pictures.
Adımın ne olduğunu ben bile hatırlayamıyorum.I can't even remember what my name is.
Güzel insanların bile sorunları vardır.Even beautiful people have problems.
Onlar onun ne anlama geldiğini bilecekler.They'll know what that means.
Tom bile üst kata gelmedi.Tom never even came upstairs.
Tüm yapmak zorunda olduğun şey birkaç bilet almaktı.All you had to do was buy a couple of tickets.
Onlardan biri bile bizimle konuşmadı.One of them even spoke to us.
O gece ben bile orada değildim.I wasn't even there that night.
Zamanın ne zaman doğru olduğunu Tom'un bileceğini düşündüm.I thought Tom would know when the time was right.
O konuyu düşünmeni bile istemiyorum.I don't want you even thinking about it.
O konuyu düşünmek istemiyorsun bile.You don't even want to think about it.
Tom bu geceki konser için hepimize bilet alabildi.Tom was able to get us all tickets to tonight's concert.
Tom'un ne hakkında bu kadar endişeli olduğunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom is so worried about.
Sana dokunmayacağım bile.I won't even touch you.
Şimdi bile bir çözüm arıyorum.I'm seeking a solution even now.
Maalesef artık arkadaşların bile seni kurtaramaz.I'm afraid even your friends can't save you now.
Tom bilecek gibi değil.It's not like Tom is going to know.
Tom'un Mary'de ne gördüğünü hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom sees in Mary.
Sanırım, Tom, Mary'den hoşlanıyor bile.I think Tom even likes Mary.
Söylediklerimden bir kelime bile duydun mu?Have you even heard a word I've said?
Sözünü tutacağını nereden bileyim?How do I know you'll keep your word?
Neden biz bile buradayız?Why are we even here?
Kesin olarak nasıl bilebilirim?How can I know for sure?
Biz bile nerede başlarız?Where do we even begin?
Tom onu nasıl bilebildi?How could Tom know that?
Nasıl bilebilirsin?How could you know?
En ufak bir fikrim bile yok.I haven't the slightest idea.
Tom karıncayı bile incitmez.Tom is as gentle as a lamb.
Tom bile sırıttı.Even Tom grinned.
Onun nasıl başladığını ben bile hatırlamıyorum.I don't even remember how it started.
Tom bana yaptığım şeyi neden yaptığımı açıklama fırsatı bile vermedi.Tom wouldn't even give me a chance to explain why I did what I did.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if Tom has a girlfriend.
Tom bir ayak bileğini burktuğunu söyledi.Tom said you sprained an ankle.
Tom uzandı ve ayak bileğini kaşıdı.Tom reached down and scratched his ankle.
Kim olduğunu bana bile hiç söylemedin.You never even told me who you are.
Artık kim olduğunu ben bile bilmiyorum.I don't even know who you are anymore.
Tom bile artık onu yapmıyor.Even Tom doesn't do that anymore.
Artık para hakkında ben bile düşünmüyorum.I don't even think about money anymore.
Bir evim bile yok.I don't even have a house.
Tom bile Mary'nin ne zaman varacağını bilmiyordu.Not even Tom knew when Mary was going to arrive.
Ben bile hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorum.I don't even know which one is which.
Üç ay önce, tek kelime Fransızcanın nasıl söylenileceğini bile bilmiyordum.Three months ago, I didn't even know how to say one word of French.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini ben bile bilmiyordum.I didn't even know Tom could speak French.
Nasıl Fransızca konuşacağını bildiğini ben bile bilmiyordum.I didn't even know that you knew how to speak French.
Tom nasıl Fransızca konuşacağını bilebilir.Tom might know how to speak French.
Nasıl Fransızca konuşacağını bilebileceğini düşündüm.I thought you might know how to speak French.
Olacağını umsam bile, olacağını sanmıyorum.Even though I hope it happens, I don't think it will.
Tom'u kimin öldürdüğünü bilemeyebiliriz.We may never know who killed Tom.
Ben bile Tom'u sevmediğini bilmiyordum.I didn't even know that you didn't like Tom.
Ben bile Tom'a söylemeyeceğim.I won't even tell Tom.
Tom bile on üç yaşına kadar hiç bilgisayar görmedi.Tom never even saw a computer until he was thirteen.
Bunun olacağını kimse bilememiş olabilir.Nobody could've known that this was going to happen.
Tom nasıl fagot çalacağını bilebilir.Tom might know how to play the bassoon.
Boston'da yaşadığını ben bile bilmiyordum.I didn't even know that you used to live in Boston.
Tom'un bile hiç Boston'da bulunmadığına bahse girerim.I bet Tom has never even been to Boston.
Tom'un ne yapacağını bilebileceğini düşündüm.I thought Tom might know what to do.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilen tek kişi.Tom is the only one who knows Mary's phone number.