Ana içeriğe geç
Sözlük

bile bile ile cümle

bile bile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bile bizi hatırlamıyor olabilir.Tom may not even remember us.
Bizim bile onu yapmayı düşünmemiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think that we should even consider doing that.
Tom'un konseri için bize iki bilet aldım.I got us two tickets to Tom's concert.
Tom bile şimdi Boston'da olmayabilir.Tom may not even be in Boston now.
Tom bir karıncayı bile incitmedi.Tom wouldn't harm a fly.
Tom bile Mary'ye asla veda etmedi.Tom never even said goodbye to Mary.
Senin bir sahtekar olmadığını nereden bileyim?How do I know you're not an imposter?
Bunun sen olduğunu nasıl bileyim?How do I know it's you?
Turfan gerçekten çok sıcak. Hükümet bile sıcaklığı kontrol edemiyor.Turpan is indeed very hot. Even the government is unable to control the temperature.
Biletlerin her biri 20 Yen.The tickets cost 20 yen apiece.
Biletler kaça mal oldu?How much did the tickets cost?
Biletler için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay for the tickets?
Biletler sana kaça mal oldu?How much did the tickets cost you?
Hadi, Mary. Tom'un onu bilerek yaptığına inanmıyorsun, değil mi?Come on, Mary. You don't believe that Tom did that on purpose, do you?
Neden biri bunu bilerek yapmak istesin?Why would anyone do that on purpose?
Yeteneklerinden bir kez bile şüphe etmedim.I never once doubted your abilities.
Tom, baskı altındayken bile soğukkanlı, sakin ve aklı başında.Tom's cool, calm, and collected, even under pressure.
Üzülmemek işten bile değil.I cannot help but regret it.
Bu bir kağıt bilet.This is a paper ticket.
Gelsem bile, bunun ne faydası olacak ki?Even if I came, what good would it do?
Onda kötülüğün zerresi bile yoktu.There was no trace of evil in her.
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.Even the blackest cow only gives white milk.
Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.Even a straw shoe belongs to a pair.
Bilerek beni şaşırtmaya mı çalışıyorsun?Are you intentionally trying to confuse me?
Nasıl dans edileceğini bile bilmiyorum.I don't even know how to dance.
Kriz zamanında para kazanmasını bilen kimse var mı?Does anyone know how to make money in a time of crisis?
Yağmur yağsa bile, gideceğim.I will go, even if it rains.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bileyim.Let me know once you've decided when you'll come.
Yalnızca nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak bile daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.Just talking about your feelings can make you feel better.
Birinin kafasından neler geçtiğini kimse kesin olarak bilemez.No one ever really knows what's going through someone else's head.
Kapalı kapılar ardında ne olup bittiğini, gerçekten bir kişi bile bilmiyor.No one ever really knows what goes on behind closed doors.
Kimse her şeyi bilemez.One cannot know everything.
Otobüs şoförü, Tom'un bilet ücreti için elli dolar uzatmasından etkilenmedi.The bus driver was not impressed when Tom pulled out a $50 note to pay his fare.
Savaş, sen kazansan bile, seni daha yoksul ve daha güçsüz yapar.War makes you poorer and weaker, even if you win.
Hiç kimse her şeyi bilerek doğmaz.No one is born knowing everything.
Bir kelime bile söyleme.Don't you say a word.
Tom bile yarışta değil.Tom isn't even in the race.
Ona bir şans bile vermiyorsun.You're not even giving it a chance.
Bir web sayfasına bile sahip değilsin.You don't even have a webpage.
Kendi evinde bile güvende değilsin.You're not even safe in your own home.
Dinle, Tom senin burada olduğunu bilemez.Listen, Tom can't know you're here.
Dinleyin, Tom sizin burada olduğunuzu bilemezListen, Tom can't know you're here.
Orada olduğumu Tom bile bilmeyecek.Tom won't even know I'm there.
Ben seni orada görmedim bile.I didn't even see you there.
Kaybedecek bir an bile yok.There's not a moment to lose.
Tom senin bunu bilerek yapıyor olduğunu düşünüyor.Tom thinks you're doing it on purpose.
Tom aldırış etmedi bile.Tom didn't even bat an eye.
Tom istifini bile bozmadı.Tom didn't even bat an eye.
Tom'un herhangi bir şeyden suçlu olduğundan biz bile emin değiliz.We're not even sure Tom is guilty of anything.
Tom'un ne düşündüğünü hayal bile edemem.I can't imagine what Tom was thinking.
Sormaya bile korkuyorum.I'm afraid to even ask.
Sormaktan bile korkuyorum.I'm afraid to even ask.
Onun yasal olduğunu bile bilmiyordum.I didn't even know that was legal.
Sen benden bile daha aptalsın.You're even dumber than I am.
Tom'a önceden zarar vermediğini nereden bileyim?How do I know you haven't already harmed Tom?
Sen bile Tom'u dinlemiyordun.You weren't even listening to Tom.
Tom'a ne söyleyeceğimi ben bile bilmiyorum.I don't even know what to say to Tom.
Ben asla bir silaha dokunmadım bile.I've never even touched a gun.
İstesem bile gidemem.I can't go even if I wanted to.
Senin bile bir araban yok.You don't even have a car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod