Ana içeriğe geç
Sözlük

bile bile ile cümle

bile bile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Biz aslında ne olduğunu asla bilemeyiz.We may never know what really happened.
Gelecekte ne olacağını asla bilemezsin.You never know what's going to happen next.
Bilet fiyatları geçen yıldan beri yüzde üç arttı.Ticket prices are up three percent since last year.
Tom bile fiyatın fazla yüksek olduğunu düşünüyor.Even Tom thinks that the price is too high.
Tom'un Boston'a varıp varmadığını ben bile bilmiyorum.We don't even know if Tom got to Boston or not.
Boston'a uçak bileti için ödeme yapmak zorunda değildim.I didn't have to pay for the plane ticket to Boston.
Tom o konuda bir sözcüğe bile inanmıyor.Tom isn't buying a word of it.
Muhtemelen, Tom için de bir bilet satın almalısınız.You should probably buy a ticket for Tom, too.
Biz biletlerimizi zaten aldık.We've bought our tickets already.
Tom muhtemelen şu anda bir otobüs bileti satın alıyor.Tom is probably buying a bus ticket right now.
Tom bilet almadı.Tom didn't buy a ticket.
Tom Boston için bir bilet aldı.Tom bought a ticket to Boston.
Tom bir bilet satın aldı ve içeri girdi.Tom bought a ticket and went in.
Tom ve ben şu anda bizim biletlerimizi satın almak zorundayız.Tom and I have to buy our tickets right now.
Senin bile satın alamayacağın bazı şeyler var.There are some things even you can't buy.
Aldığım biletler iade yapılamaz.The tickets I bought are non-refundable.
İnsanlar bilet almak için sıraya girdiler.People were lined up to buy tickets.
Biletleri alamadım bu yüzden konsere gidemiyoruz.I wasn't able to buy tickets, so we can't go to the concert.
Boston biletimi daha önce almıştım.I already bought my ticket to Boston.
Kaç tane bilet satın aldın?How many tickets did you buy?
Tom piyango bileti aldı mı?Did Tom buy a raffle ticket?
Bana bir bilet alabilir misin?Can you buy me a ticket?
Hala piyango biletleri satın alıyor musun?Are you still buying lottery tickets?
Biletleri bana ver.Give me the tickets.
Biletleri sana verdim mi?Did I give you the tickets?
Sana verdiğim bileziği neden takmıyorsun?Why aren't you wearing the bracelet I gave you?
Bileziğini tak.Put your bracelet on.
Bu bileziği bileğine tak.Put this bracelet on your wrist.
Bileziği tak.Put the bracelet on.
Tom burada nasıl Fransızca konuşacağını bilen tek kişidir.Tom is the only one here who knows how to speak French.
Tom'un geldiğini bilen tek kişi bendim.I was the only one who knew Tom was coming.
O konuyu bilen tek kişiydim.I was the only one who knew about that.
Bilet satın almak için yeterli parası olmayan tek kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the only one who doesn't have enough money to buy a ticket.
Benim bile Tom'la konuşma şansım yoktu.I didn't even have a chance to talk to Tom.
O kadar gizli ki ben bile onun ne hakkında olduğunu bilmiyorum.It's so secret that even I don't know what it's all about.
Onu nasıl yapacağını bilen tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one who knows how to do that.
Tom bana bir kelime bile söylemedi.Tom didn't say even one word to me.
Bence birimiz yeterde artar bile.I think one of us is more than enough.
Yaşlı ve saçların ağarmış olsan bile, hayattan hoşlanman gerekir.Even when you're old and gray, you should be able to enjoy life.
Hiç çekiliş biletleri alır mısın?Do you ever buy raffle tickets?
Tom gerçeği bilemeyeceği kadar çok genç.Tom is too young to know the truth.
Tom benim ne demek istediğimi bilecek.Tom will know what I mean.
Hiç param olmasa bile, yine de bir kitap satın aldım.Even though I don't have any money, I bought a book again.
Sen bile Tom'la konuştun mu?Have you even talked to Tom?
Tom ne hakkında konuştuğunuzu bilecek.Tom will know what you're talking about.
Tom belki de Mary'yle konuşmayı denemeyecek bile.Tom probably won't even try talking to Mary.
Tom bile benimle konuşmadı.Tom wouldn't even speak to me.
Personelinde Fransızca bilen birisi var mı?Do you have anyone on your staff who knows French?
Tom hayatında bir gün bile hasta olmadığını söylüyor.Tom says he's never been sick a day in his life.
Sen bile dikkat etmiyorsun.You're not even paying attention.
Sen bile Tom'u işe almayı düşündün mü?Did you even consider hiring Tom?
Beni, bunu yapmayacağımı bilecek kadar yeterince iyi tanıyorsun.You know me well enough to know I wouldn't do that.
Yaşlı olsa bile o hala sağlıklıdır.Even though he's old, he's still healthy.
Onun ne olduğunu ben bile söyleyemiyorum.I can't even tell what it is.
Onun ne olduğunu bilmiyorum bile.I can't even tell what it is.
Belki ben bile sana söylememeliyim.Maybe I shouldn't even tell you.
Zaten Tom'a söyleme zamanın geldi de geçiyor bile.It's about time you told Tom anyway.
Bilsem bile, sana söylemem.Even if I knew, I wouldn't tell you.
Ben bile bunu sana söylememeliyim.I shouldn't even be telling you this.
Tom bana bunu Mary'ye bile anlatmamamı söyledi.Tom told me I couldn't even tell Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod