Ana içeriğe geç
Sözlük

bildirdi ile cümle

bildirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Kesebelas pengikut Yesus itu pergi ke bukit di Galilea sesuai dengan yang diperintahkan Yesus kepada mereka
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.열 한 제자가 갈릴리에 가서 예수의 명하시던 산에 이르러
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Lecz jedenaście uczniów poszli do Galilei na górę, gdzie im był naznaczył Jezus.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Les onze disciples allèrent en Galilée, sur la montagne que Jésus leur avait désignée.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Men de elleve Disciple gik til Galilæa, til det Bjerg, hvor Jesus havde sat dem Stævne.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Men de elleve disipler drog til Galilea til det fjell hvor Jesus hadde satt dem stevne.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Men de elva lärjungarna begåvo sig till det berg i Galileen, dit Jesus hade bjudit dem att gå.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Mười một môn đồ, đi qua xứ Ga-li-lê, lên hòn núi mà Ðức Chúa Jêsus đã chỉ cho.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Mười_một môn_đồ , đi qua xứ Ga-li-lê , lên hòn núi mà Ðức_Chúa_Jêsus đã chỉ cho .
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Partiram, pois, os onze discípulos para a Galiléia, para o monte onde Jesus lhes designara.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Pero los once discípulos se fueron a Galilea, al monte donde Jesús les había mandado
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Οι δε ενδεκα μαθηται υπηγον εις την Γαλιλαιαν, εις το ορος οπου παρηγγειλεν εις αυτους ο Ιησους.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.А единадесетте ученика отидоха в Галилея, на бърдото, гдето Исус им определи.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Одинайцять же учеників пійшли в Гадилею, на гору, куди повелів їм Ісус.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.Одиннадцать же учеников пошли в Галилею, на гору,куда повелел им Иисус,
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.ועשתי עשר התלמידים הלכו הגלילה אל ההר אשר צום ישוע׃
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.واما الاحد عشر تلميذا فانطلقوا الى الجليل الى الجبل حيث امرهم يسوع.
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.十 一 個 門 徒 往 加 利 利 去 、 到 了 耶 穌 約 定 的 山 上
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.十一 個 門徒 往 加利利 去 、 到了 耶穌約 定 的 山上
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.A keď uvideli, rozhlasovali všade, čo im bolo hovorené o tom dieťatku.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Al verle, dieron a conocer lo que les había sido dicho acerca de este niño
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Après l`avoir vu, ils racontèrent ce qui leur avait été dit au sujet de ce petit enfant.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.A viděvše, rozhlašovali to, což jim povědíno bylo o tom dítěti.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Da sie es aber gesehen hatten, breiteten sie das Wort aus, welches zu ihnen von diesem Kinde gesagt war.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Ðã thấy vậy , họ bèn thuật lại những lời thiên_sứ nói về con_trẻ đó .
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Ðã thấy vậy, họ bèn thuật lại những lời thiên sứ nói về con trẻ đó.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.După ce L-au văzut, au istorisit ce li se spusese despre Prunc.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.E dopo averlo visto, riferirono ciò che del bambino era stato detto loro
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.És ezt látván, elhirdeték, a mi nékik a gyermek felõl mondatott vala.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.e, vendo-o, divulgaram a palavra que acerca do menino lhes fora dita;
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.I ujrzawszy rozsławili to, co im było powiedziano o tem dzieciątku.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Ja kun he tämän olivat nähneet, ilmoittivat he sen sanan, joka oli puhuttu heille tästä lapsesta.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Ketika para gembala melihat bayi itu, mereka menceritakan apa yang dikatakan para malaikat tentang bayi itu
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.보고 천사가 자기들에게 이 아기에 대하여 말한 것을 고하니
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Ko ga pa vidijo, oznanijo vest, ki jim je bila povedana o tem detetu.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Men da de så det, kundgjorde de, hvad der var talt til dem om dette Barn.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Och när de hade sett det, omtalade de vad som hade blivit sagt till dem om detta barn.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.og da de hadde sett det, fortalte de dem det ord som var sagt dem om dette barn.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Και ιδοντες, διεκηρυξαν τον λογον τον λαληθεντα προς αυτους περι του παιδιου τουτου
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.И като видяха, разказаха каквото им беше известено за това детенце.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.І побачивши, обявили слово, сказане їм про хлопятко се.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.Увидев же, рассказали о том, что было возвещено им о Младенце Сем.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.ויראו וישמיעו את הדבר הנאמר אליהם על הגער הזה׃
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.فلما رأوه اخبروا بالكلام الذي قيل لهم عن هذا الصبي.
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.既 然 看 見 、 就 把 天 使 論 這 孩 子 的 話 傳 開 了
Onları görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatılanları bildirdiler.既然 看 見 、 就 把 天使 論這 孩子 的 話傳開了
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letCảm ơn bạn đã cho anh ta .. cho phép tôi ở lại đây với các bạn.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letDank u voor het laten van hem .. laten
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letGracias por dejar que él .. dejar me quedaré aquí con ustedes.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letGrazie per lasciarlo .. lasciare a me stare qui con voi ragazzi.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letKiitos, kun hänet .. antaa minun jäädä tänne teitä.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. let그것. 그것은 괜찮아요. 그를셔서 감사합니다 .. 하자
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letKöszönjük, hogy hagyta őt .. legyen maradjak itt srácok.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letMerci pour lui laisser .. laissez moi rester ici avec vous les gars.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letObrigado por deixá-lo .. deixar me ficar aqui com vocês.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letTak for at lade ham .. lad mig blive her med jer.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letTerima kasih untuk membiarkan dia .. biarkan saya tinggal di sini dengan kalian.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letVă mulţumim pentru permiţându-l .. lăsa
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letVielen Dank, dass ihn .. lassen mir bleiben hier mit euch.
Onu bildirdiğiniz için teşekkür ederiz .. letБлагодарим Ви, че отдаване под наем за него .. нека ми престой тук с вас, момчета.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod