bildik ile cümle

bildik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.I naśmiewali się z niego, wiedząc, iż była umarła.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.In posmehujejo se mu, vedoč, da je umrla.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.I posmívali se jemu, vědouce, že jest umřela.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.저희가 그 죽은 것을 아는고로 비웃더라
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Mereka menertawakan Yesus, sebab mereka tahu anak perempuan itu sudah mati
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Niin he nauroivat häntä, tietäen tytön kuolleeksi.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Og de lo ad ham; thi de vidste, at hun var død.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Og de lo ham ut; for de visste at hun var død.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Und sie verlachten ihn, wußten wohl, daß sie gestorben war.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Και κατεγελων αυτον, εξευροντες οτι απεθανεν.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.А те Му се присмиваха, понеже знаеха, че е умряло.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.И смеялись над Ним, зная, что она умерла.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.І сьміялись вони з Него, знаючи, що вмерла.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.וישחקו עליו באשר ידעו כי מתה׃
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.فضحكوا عليه عارفين انها ماتت.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.他 們 曉 得 女 兒 已 經 死 了 、 就 嗤 笑 耶 穌
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.他 們曉 得 女兒 已 經 死 了 、 就 嗤笑 耶穌
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Az én fülemnek hallásával hallottam felõled, most pedig szemeimmel látlak téged.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Bare hvad ryktet meldte, hadde jeg hørt om dig; men nu har mitt øie sett dig.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Blott hörsägner hade jag förnummit om dig, men nu har jag fått se dig med egna ögon.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Com os ouvidos eu ouvira falar de ti; mas agora te vêem os meus olhos.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.De oídas había oído de ti, pero ahora mis ojos te ven
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Doteraz som bol iba počul o tebe; ale teraz ťa vidí moje oko.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Ich hatte von dir mit den Ohren gehört; aber nun hat dich mein Auge gesehen.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Io ti conoscevo per sentito dire, ma ora i miei occhi ti vedono
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Jeg havde kun hørt et Rygte om dig, men nu har mit Øje set dig;
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.내가 주께 대하여 귀로 듣기만 하였삽더니 이제는 눈으로 주를 뵈옵나이다
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Korvakuulolta vain olin sinusta kuullut, mutta nyt on silmäni sinut nähnyt.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Le s sluhom ušesa sem slišal o tebi, a sedaj te oko moje vidi.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Maar nu zeg ik: 'Ik had al eerder van U gehoord, maar nu heb ik U gezien.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Mon oreille avait entendu parler de toi; Mais maintenant mon oeil t`a vu.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Przedtem tylko ucho słyszało o tobie; ale teraz oko moje widzi cię.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Tolikoť jsem slýchal o tobě, nyní pak i oko mé tě vidí.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Trước lỗ tai tôi có nghe đồn về Chúa , Nhưng bây_giờ , mắt tôi đã thấy Ngài :
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Trước lỗ tai tôi có nghe đồn về Chúa, Nhưng bây giờ, mắt tôi đã thấy Ngài:
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.,,Urechea mea auzise vorbindu-se de Tine; dar acum ochiul meu Te -a văzut.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Ηκουον περι σου με την ακοην του ωτιου, αλλα τωρα ο οφθαλμος μου σε βλεπει
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Слушал бях за Тебе със слушането на ухото, Но сега окото ми Те вижда;
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.Я слышал о Тебе слухом уха; теперь же мои глаза видят Тебя;
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.לשמע אזן שמעתיך ועתה עיני ראתך׃
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.بسمع الاذن قد سمعت عنك والآن رأتك عيني.
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.我 從 前 風 聞 有 你 、 現 在 親 眼 看 見 你
Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni.我 從前 風聞 有 你 、 現 在 親眼看 見你
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.C'est très, très simple, quand on sait comment faire, mais très complexe en d'autres façons.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.E' semplicissimo, basta sapere come fare, ma allo stesso tempo anche molto complicato.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Es muy muy simple, una vez que saben cómo, pero muy complicado de otras formas.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Este foarte, foarte simplu, odata ce stiti cum sa procedati, dar foarte complicat in alte cazuri.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.아주 아주 간단하죠. 여러분들도 아시는 얘길겁니다. 아지만 다른 방식으로 응용하면 매우 복잡해집니다.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Sie sehen, es ist sehr einfach, wenn man weiß, wie, aber andererseits auch sehr kompliziert.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.To bardzo, bardzo proste, kiedy juz wiecie jak działa, ale również bardzo skomplikowane
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Ugye, ez nagyon-nagyon egyszerű, ha már ismerjük, egyébként meg bonyolult.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Zie je, het is heel simpel als je het weet, maar heel ingewikkeld op andere manieren.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Είναι πολύ απλό όταν ξέρεις τον τρόπο, αλλά και πολύ μπερδεμένο με άλλους τρόπους.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Много е лесно, веднъж ако го схванете, иначе е много трудно.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.Понимаете, здесь всё очень просто, когда ты знаешь, как это работает, но в то же время сложно.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.זה מאוד פשוט, ברגע שיודעים איך לעשות זאת, אבל מאוד מסובך במובנים אחרים.
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.إن الأمر بسيط للغاية متى عرفتم الوسيلة ولكنه شديد التعقيد في نواح أخرى
Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.さもなければ とても複雑なのです では ここで実演してみます
Neden bildik bir şekilde davranması istenildiğini gencin ebeveyninden sorma hakkı vardır.Den unga har rätt att veta varför föräldrarna vill att hen ska bete sig på ett visst sätt.
Neden bildik bir şekilde davranması istenildiğini gencin ebeveyninden sorma hakkı vardır.Le jeune a le droit de demander pourquoi les parents veulent qu'il se comporte d'une certaine manière.

İlgili Sayfalar