bildik ile cümle
bildik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Nesouhlasím, že ti lidé vědí, že nevyhrají.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Nesúhlasím, že tí ľudia vedia, že nevyhrajú.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Non sono d'accordo che le persone sappiano che non vinceranno.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Tôi không đồng ý rằng những người biết họ sẽ không thắng
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Και θα διαφωνήσω ότι ξέρουν ότι δεν πρόκειται να κερδίσουν.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Не мисля, че хората знаят, че няма да спечелят.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.Позвольте мне не согласиться с тем, что люди знают о том, что они не выиграют.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.אני לא מסכים שאנשים יודעים שהם יפסידו.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.لا أوافق أن الناس يعرفون أنهم سيفوزوا.
İnsanların kazanmayacaklarını bildikleri kısmına ise katılmıyorum.当たる確率は低いけれど可能性が残っているから
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvJohnnie Walker azul cidade de montanha cigarro elementar que você sabe que eu escolher
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvJohnnie Walker Blue Bergstadt elementaren Zigarette, was Sie wissen i holen it up
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvעיירת ג'וני ווקר הכחול הר סיגרית יסודות מה שאתה יודע אני מרים אותו tv עישון נוודים
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvجوني ووكر بلو ماونتن بلدة عنصر السجائر ما كنت أعرف أنني اختيار الامر tv التدخين الرحل
Kafamızda karışıklık olmaması için bir kez daha özet geçeceğim. Önce bildiklerimiz neler gözden geçirelim.Записвам това.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.De lever sitt liv vetandes att de bryter mot lagen.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Eles vivem a vida sabendo que estão a vive-la contra a lei.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Ellos viven la vida sabiendo que viven en contra de la ley.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Ils vivent en sachant que c'est à l'encontre de la loi.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Își trăiesc viața știind că trăiesc împotriva legii.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.아이들이 자신들이 법을 어기는 삶을 살고 있음을 알면서 살아가는 것입니다.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Oni žijí s vědomím, že žijí protiprávně.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Sie leben ihr Leben in dem Bewusstein, es gegen das Gesetz zu leben.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Vivono la loro vita ben sapendo di farlo contro la legge.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Ze leven in de wetenschap dat ze illegaal leven.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Ζουν τη ζωή τους γνωρίζοντας ότι παρανομούν.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Они живут, зная, что они живут против закона.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.Те живеят, знаейки че животът им е в нарушение на законите.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.הם עוברים ביודעין על החוק.
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.فهم يكبرون وهم يفترضون انهم يخالفون القانون
Kanuna aykırı olduklarını bildikleri bir hayat yaşıyorlar.そう知ることは、極めて危険で
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.Eu sei! Não sei porque estou tão assustada, a menos que esteja com medo de mim mesma.
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.Ik weet niet waarom ik zo bang ben, tenzij ik bang voor mezelf ben.
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.Je ne sais pas pourquoi j'ai peur, si ce n'est que j'ai peur de moi-même.
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.No sé por qué estoy tan asustada a no ser que esté asustada de mí misma.
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.Ştiu. Nu ştiu de ce sunt aşa de speriată, decât dacă sunt speriată de mine însumi.
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.Tudom! És nem értem mitől félek, hacsak nem magamtól.
Kendini bildikten sonra korkacak ne var anlamıyorum.لا أعرف لم أنا خائفة إلا إذا أخفت نفسي
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.어떤 분자생물학자도 화학자가 갑자기 와서 이것저것 들쑤시는걸 원치 않습니다.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Niemand wil dat een chemicus zijn neus in zijn zaken komt steken en dingen komt veranderen.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Niemand will, dass ein Chemiker daherkommt und in ihren Sachen herumstochert und alles verändert.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Nikt nie lubi, gdy chemik przychodzi, myszkuje w cudzych badaniach i zmienia wszystko o 180 stopni.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Nimeni nu vrea un chimist să vină și să răscolească prin lucrurile voastre și să schimbe tot.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Personne ne veut qu'un chimiste vienne se mêler de ses affaires comme ça et changer les choses.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Никой не иска някой химик да влиза, да им ръчка из работите и да променя разни неща.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Никто не хочет, чтобы пришёл какой-то химик и стал указывать, что и как надо изменить.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.אף אחד לא רוצה שיבוא איזה כימאי ויחטט לו ככה בדברים ויעשה שינויים.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.لا أحد يريد من كيميائي أن يأتي ويحشر نفسه في أمورهم ويغير أشياء.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.引っ掻き回されたくなんてないんです でも権威に頼ってしまえば 常に -いや必ずしも
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.A vysmievali ho vediac, že zomrela.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Då hånlogo de åt honom, ty de visste ju att hon var död.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.De mensen lachten Hem in Zijn gezicht uit, want zij wisten zeker dat het meisje dood was.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Ei îşi băteau joc de El, căci ştiau că murise.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Ellos se burlaban de él, sabiendo que ella había muerto
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.E riam-se dele, sabendo que ela estava morta.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.És kineveték õt, tudván, hogy meghalt.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Essi lo deridevano, sapendo che era morta
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Et ils se moquaient de lui, sachant qu`elle était morte.
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Họ biết nó thật chết rồi , bèn nhạo_báng Ngài .
Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler.Họ biết nó thật chết rồi, bèn nhạo báng Ngài.