Ana içeriğe geç
Sözlük

bildi ile cümle

bildi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye haddini bildirdi.Tom gave Mary a piece of his mind.
Tom sürpriz partiyi bildiğini belli etmedi.Tom didn't let on that he knew about the surprise party.
Gittiğini ona bildirseydin Tom seninle kampa gidebilirdi.Tom could have gone camping with you if you'd let him know you were going.
Tom nasıl hissettiğini kesinlikle bize bildirdi.Tom certainly let us know how he felt.
Tom kesinlikle fikirlerim hakkında ne düşündüğünü bana bildirdi.Tom certainly let me know what he thought of my ideas.
Tom kesinlikle bu konu hakkında benim bildiğimden daha fazla biliyor.Tom certainly knows more about this than I do.
Tom, bildiğim kadarıyla ne isterse yapabilir.Tom can do whatever he wants as far as I'm concerned.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom John'un niçin hastanede olduğunu Mary'nin bildiğini sanıyordu.Tom assumed that Mary knew why John was in the hospital.
Tom'un cevabı bildiği hakkında aklımda hiç şüphe yoktu.There was no doubt in my mind that Tom knew the answer.
Eğer Tom erken gelirse sana bildiririm.I'll let you know if Tom shows up early.
Tom'un bildiği kadarıyla, Mary John'la birlikte Boston'da olabilirdi.For all Tom knew, Mary might be in Boston with John.
Ben ilginç bir şey bulursam size bildiririm.I'll let you know if I find anything interesting.
Bütün bunların ne hakkında olduğunu bildiğini sanıyorum.I believe you know what this is all about.
Ne demek istediğimi bildiğine inanıyorum.I believe you know what I mean.
Bildiğim kadarıyla, henüz gitmedi.As far as I know, she hasn't left yet.
Gazeteci görüşmelerdeki her bir yeni gelişmeyi bildirdi.The journalist reported each new development in the talks.
Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.The government explicitly declared its intention to lower taxes.
Ne bulduğunu bana bildir.Let me know what you find out.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey varsa, lütfen bana bildirin.If there's anything I can do to help, please let me know.
Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.I just wanted to call you and let you know I'd be late.
Herhangi bir sorun yaşarsanız buraya bildirin.Please post here if you experience any problems.
Bildiğim kadarıyla onun doğru olduğunu sanmıyorum.As far as I am concerned, I don't think that's true.
Çoğu insanın bildiği bir takım yıldızı Büyükayı'dır.One constellation that most people know is the Big Dipper.
Bu hepimizin bildiği bir konu.It's a subject we all know.
Bana bildir.Let me know.
Bildiğim kadarıyla o tam bir yabancı.As far as I'm concerned, she's a complete stranger.
Değişiklik yapmam gerekiyorsa bana bildir.Let me know if I need to change.
Bildiğim kadarıyla o iyi bir insan.As far as I know, he's a good person.
Lütfen ilk mesajıma bir göz atın ve bu konudaki düşüncelerinizi bana bildirin.Please, take a look at my first post and let me know what you think about it.
Dört kişi adalete bildirildi.Four people were reported to the law.
O, vardığını bana bildirdi.He let me know that he had arrived.
Oğluna her zaman kendi bildiğini okumasına izin vermemelisin.You shouldn't allow your son to always have his own way.
Bildiğim her şeyi ona borçluyum.I owe everything I know to her.
Bildiğim kadarıyla, o evli değil.As far as I know, he is not married.
Her şeyi bildiğini iddia eden insanlara inanma.Don't believe people who claim that they know everything.
Onun sırrı bildiği söyleniyor.It's said that he knows the secret.
Onun sırrı bildiğini söylüyorlar.They say that he knows the secret.
Tom hatalı olduğunu bildiği zaman bile hatalı olduğunu asla kabul etmez.Tom never admits he's wrong even when he knows he is.
Bazı insanlar her şeyi bildiklerini iddia ederler.Some people claim to know everything.
Bazıları her şeyi bildiklerini iddia ederler.Some claim to know everything.
Bütün bildiğimiz o.That's all we know.
Kime bildirmeliyim?Who should I inform?
Bildiğim kadarıyla Bay Jones buraya gelmedi.Mr. Jones hasn't been here as far as I know.
Onun İbranice bildiğini sanmıyorum.I don't think that he knows Hebrew.
Ben onun İbranice bildiğini sanmıyorum.I don't think that she knows Hebrew.
Birkaç gün içinde bir bildirim alacaksınız.You'll receive a notice in a few days.
Tom'un kayıp olduğu bildirildi.Tom has been reported missing.
Çok az bildiğin bir dilde cümle kurmak zordur.It is hard to make a sentence in a language that you know very little about.
Geri bildirim bırakmaktan hoşlanırım.I'd like to leave feedback.
Burada olduğumuzu nasıl bildin?How did you know we were here?
Medya bu haberi bildirmiyor.The media doesn't report this news.
Herkesin bildiği gibi hava, gazların bir karışımıdır.As everyone knows, air is a mixture of gases.
Yaptığımızı başka insanlara bildirmemeliyiz.We shouldn’t let other people know what we did.
Sen bildiklerini bana öğretmelisin.You must teach me what you know.
Telefon gecenin ortasında çaldığında o hemen bir şeyin kötü olduğunu bildi.When the phone rang in the middle of the night, she immediately knew something was wrong.
Bildiğini biliyorum.I know that you know.
O senin bildiğini biliyor.He knows that you know.
Onun bildiğini biliyorum.I know that she knows.
Tom Hollandaca konuşuyor! Onun bu dili bildiğini bilmiyordum.Tom is speaking in Dutch! I didn't know he knew this language.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod