Ben bildiğim en tembel insanım.I am the laziest person I know.
Senin bildiğin kadar az biliyorum.I know as little as you do.
Biz bildiğimiz dillerde örnekler ekliyoruz.We add examples in languages we know.
Yarın gelmezsen bana telefonla bildir.If you don't come tomorrow, notify me by phone.
Sana Almanya hakkında bildiğim her şeyi anlattım.I have told you everything I know about Germany.
Zaten bildiğin şeyleri tekrarlayarak seni sıkmak istemiyorum.I don't want to bore you by repeating things you already know.
Sanat dünyanın bildiği bireyciliğin en yoğun biçimidir.Art is the most intense mode of individualism that the world has known.
Bu senin bildiğin bir iş.It's right up your alley.
Şimdi ne yapmayı bildiğimi sana göstereceğim.Now, I'll show you what I know to do.
Onlara evinin perili olduğunu bildirdiğinde polis ne yaptı?What did the police do when you informed them that your house was haunted?
Tom'un Mary'yi sevmediğini nasıl bildiniz?How did you know that Tom didn't like Mary?
Tom'un Boston'da hiç bulunmadığını nasıl bildin?How did you know that Tom had never been to Boston?
Tom'un Boston'a gitmek istediğini nasıl bildin?How did you know Tom wanted to go to Boston?
Tom'un dün gece o restoranda yemek yemeyi planladığını nasıl bildin?How did you know that Tom was planning to eat at that restaurant last night?
Tom'un geç kalacağını nasıl bildin?How did you know that Tom would be late?
Tom'un orada olacağını nasıl bildin?How did you know Tom would be there?
Tom'un zamanında gelmeyeceğini nasıl bildin?How did you know that Tom wouldn't show up on time?
Onun adının Tom olduğunu nasıl bildiniz?How did you know his name was Tom?
Tom Mary'nin burada olacağını nasıl bildi?How did Tom know that Mary would be here?
Tom Mary'nin burada olmayacağını nasıl bildi?How did Tom know that Mary wouldn't be here?
Bildiğim kadarıyla, Tom mutlu.As far as I know, Tom is happy.
Bildiğim kadaryla, Tom emekli.As far as I know, Tom is retired.
Bildiğim kadarıyla, Tom hâlâ evli.As far as I know, Tom is still married.
O her şeyi okumayı sever ve o, Kuran'ı bildiği bütün dillerde okudu.She likes to read everything, and she read the Quran in all the languages she knows.
Bize Tom'un sorunları hakkında bildiklerini söyle.Tell us what you know about Tom's problems.
Bize Tom'un ailesi hakkında bildiğini söyle.Tell us what you know about Tom's family.
Bize Tom hakkında bildiğini söyle.Tell us what you know about Tom.
Bir sorunun olursa hemen bana bildir.Let me know immediately if you have a problem.
Bir şeye ihtiyacın olursa bana bildir.Let me know if you need anything.
Bana sadece Tom hakkında bildiğin şeyi söyle.Just tell me what you know about Tom.
Bana sadece durum hakkında ne bildiğini söyle.Just tell me what you know about the situation.
Bana sadece sorun hakkında ne bildiğini söyle.Just tell me what you know about the problem.
Zamanınd burada olmayacaksan sadece bana bildir.Just let me know if you won't be here on time.
Sadece bir sorunun olup olmadığını bana bildir.Just let me know if you have any trouble.
Dinleyin ve bana düşüncelerinizi bildirin.Have a listen and let me know your thoughts.
Tom, sonra ne olacağını bildiğini düşünüyor.Tom thinks he knows what will happen next.
Tom onun yaptığının yanlış olduğunu bildi.Tom knew it was wrong to do what he was doing.
Her şeyi bildiğine inanıyor.He believes he knows everything.
Onu nereden bildin?How did you know that?
Bana nereden bildiğini söyle.Tell me how you knew.
Onun ne istediğini nasıl bildin?How did you know what she wanted?
Herhangi bir sorunun olursa lütfen bize bildir.Please let us know if you have any questions.
Nasıl bildin?How did you know?
Benim adımı nasıl bildin?How did you know my name?
Tom onu nasıl bildi?How did Tom know that?
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin misin?Are you sure Tom knows what he's supposed to do?
Polisi aradım ve arabamın çalındığını bildirdim.I called the police and reported that my car had been stolen.
Fransızca konuşmayı bildiğini söylediğini sandım.I thought you said you knew how to speak French.
Bildiğim her şeyi polise söyledim.I told the police everything I know.
Bana Tom'un telefon numarasını bildiğin söylendi.I was told that you know Tom's telephone number.
Tom, sadece geleceğini bildiğim gibi partiye tek başına geldi.Tom showed up at the party by himself, just like I knew he would.
Bilseydim sana bildirirdim.I'd have let you know if I had known.
Sana gelişmeleri bildireceğim.I'll keep you posted.
Tom'a bildireceğim.I'll let Tom know.
Acil bir durum bildiriyorum.I'm declaring an emergency.
Tom'dan raporu geri aldığında bana bildir.Let me know when you get that report back from Tom.
Sizin bildiğinizi düşünüyorduk.We thought you knew.
Tom'un vurulduğunu biliyoruz. Bütün bildiğimiz bu.We know that Tom has been shot. That's all we know.
Ne kadar kızgın olduğunuzu herkese bildirmemeliydiniz.You shouldn't have let everyone know how angry you were.
Bütün bildiğimiz, Tom'un otuz yaşından büyük olabileceğiydi.For all we know, Tom could be over thirty.