Ana içeriğe geç
Sözlük

bildi ile cümle

bildi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bildiğim kadarıyla, teoride iyi kitaplar yok.As far as I know, there are no good books on the theory.
Bildiğim kadarıyla, Bay Smith mütevazı bir adamdı.As far as I know, Mr. Smith was a modest man.
Bildiğim kadarıyla, o güvenilir bir arkadaş.As far as I know, he is a reliable friend.
Bildiğim kadarıyla, o dürüst ve güvenilir.As far as I know, he is honest and reliable.
Bildiğim kadarıyla, bu mevcut tek çeviri.As far as I know, this is the only translation available.
Bildiğim kadarıyla, o, sözlerini tutan bir kişi.As far as I know, he is a person who keeps his promises.
Bildiğim kadarıyla, gölün en derin noktası burası.To the best of my knowledge, the lake is the deepest here.
Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.As far as I know, she hasn't departed yet.
Bildiğim kadarıyla o henüz gitmedi.To the best of my knowledge, she hasn't left yet.
Bildiğim kadarıyla, o gelmeyecek.As far as I know, he won't come.
Bildiğim kadarıyla, ilk dönem boyunca hiç bir sorun yoktu.As far as I know, there were no problems during the first semester.
Bildiğim kadarıyla, bu kimyasal mikropların üremesini engelleyecek.To the best of my knowledge, this chemical will prevent germs from breeding.
Bildiğim kadarıyla, o suçlu.As far as I know, he's guilty.
Bildiğim kadarıyla, onun söylediği doğrudur.As far as I know, what he has said is true.
Bildiğim kadarıyla, o asla zamanında gelmedi.As far as I know, he has never come on time.
Bildiğim kadarıyla, o tembel değildir.As far as I know, he isn't lazy.
Bildiğim kadarıyla o iyi bir öğrenciydi.As far as I know, he used to be a good student.
Bildiğim kadarıyla, o çalışkan bir öğrenci.As far as I know, he's a diligent student.
Bildiğim kadarıyla, o dürüst bir adam.As far as I know, he's an honest man.
Bildiğim kadarıyla o bir suçludur.For all I know, he's a criminal.
Bir şeye ihtiyacın olursa, bana bildir.If you need anything, let me know.
Düşün ve kararını bana bildir.Think it over and let me know what you decide.
Eğer Katsumi kendi bildiğini okumazsa derhal sinirlenir.If Katsumi doesn't get his own way, he gets angry right away.
Kararımı bildirmek için ona bir mektup gönderdim.I sent him a letter to let him know my decision.
Bütün bildiğim odur.That's all I know.
Bütün bildiğim bu.That's all I know.
Bildiğim kadarıyla, o mükemmel bir öğrenci.As far as I know, he's an excellent student.
Bildiğimizi düşündüğümüz şeyi sorgulamaya başlıyoruz.We're starting to question what we thought we knew.
O her şeyi bildiğini düşünüyor.He thinks he knows everything.
O her şeyi bildiğini sanıyor.He thinks he knows everything.
İnsanların benim hakkımda ne dediğini bildiğimi düşünmüyor musun?Don't you think I know what people say about me?
Ben avukatıma danıştıktan sonra sana kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my lawyer.
Bizim için herhangi bir geri bildiriminiz var mı?Do you have any feedback for us?
Nişanlarını ailelerine bildirdiler.They announced their engagement to the family.
Alıntılardan nefret ederim. Bildiklerini bana söyle.I hate quotations. Tell me what you know.
Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.Intonation is a notoriously difficult part of a foreign language to acquire.
Önde gelen bilginler konferansta bildiri sunmaya davet edilmiştir.Leading scholars have been invited to present papers at the conference.
O bildirmeden geldi.He came without notice.
O beni kanatlarının altına aldı ve bildiği her şeyi bana öğretti.She took me under her wing and taught me everything she knows.
Tek bildiğim, onun geçen hafta gittiği.All I know is that she left last week.
Benim bildiğimi bildiğini biliyorum.I know that you know that I know.
Bildiğimi bildiğini biliyorum.I know that you know that I know.
Bildiğim kadarıyla, evet.Yes, as far as I know.
Sipariş vermeye hazır olduğunuzda lütfen bana bildirin.Please let me know when you are ready to order.
Sana daha kısa sürede bildirmeliydim.I should have let you know sooner.
Genelkurmay başkanı savaşın kaybedildiğini bildirdi.The army chief reported that the war was lost.
Onu bildiğimi biliyorum ama onu hatırlayamıyorum.I know that I know it, but I can't remember it.
Bildiğim kadarıyla, mektubun o kitabın altında.As far as I know, your letter is under that book.
Ne demek istediğimi bildiğini düşünüyorum.I think you know what I mean.
O onu görmek istediğini bildiğine mutlu olacak.She will be happy to know you want to see her.
O, ona bildiği her şeyi öğretti.She taught him everything she knew.
O kadar büyük bir yazar değil ve onun bunu bildiğini düşünüyorum.He's not such a great writer and I think he knows it.
Hem siz hem de eşiniz geliyorsa, lütfen bana bildirin.If both you and your spouse are coming, please let me know.
Sinek, telsiziyle "ben çorbanın içindeyim." diye bildirdi."I am in the soup," reported the fly through its walkie-talkie.
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.I just want to let you know that I can't attend this afternoon's meeting.
Sadece sizi hayal kırıklığına uğratmayacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I won't let you down.
Yarın sabah geç kalacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I'll be late tomorrow morning.
Bildiğim her şeyi sana anlatayım.Let me tell you everything I know.
Terbiyeni takınmaya başlamazsan sana ne olacağını bildireyim.Let me tell you what's going to happen if you don't start behaving yourself.
Derhal sana bildirmem gereken bir şey var.There's something I have to let you know right away.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bildi ile cümle - Sayfa 5 - bildi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App