Polis onun yakın akrabasına bildirdikten sonra kurbanın adını duyuracak.The police will release the victim's name after they have notified his next of kin.
Tom'un varışı bana derhal bildirildi.I was notified immediately of Tom's arrival.
Tom'a bildirilmeli.Tom should be notified.
Neden bana bildirilmedi?Why wasn't I notified?
Neden Tom'a bildirilmedi?Why wasn't Tom notified?
O polise bildirdi.She notified the police.
Tom'un burada olduğunu nasıl bildin?How did you know Tom was here?
Tom'un hasta olduğunu nasıl bildin?How did you know Tom was sick?
Tom'un hırsız olmadığını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't the thief?
Burada ne olduğunu Tom nasıl bildi?How did Tom know what was going on here?
O, duvara bir bildiri yapıştırdı.She pasted a notice on the wall.
Bunun olacağını nasıl bildin?How did you know it was going to happen?
Tom'un ne olduğu hakkındaki gerçeği bildiğini düşünüyorum.I think Tom knows the truth about what happened.
Vergiler, amortisman, vb'den sonra lütfen kazanç bildirin.Please inform profit after taxes, amortisation, etc
Tom'un Mary'nin evli olduğunu bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows Mary is married?
Tom'un kim olduğumuzu bildiğini mi düşünüyorsun?Do you think Tom knows who we are?
İnsanlar nasıl bildiler?How did you people know?
Bütün bildiğimiz Tom'un 2.30'da ofisimize geliyor olmasıdır.All we know is that Tom is coming to our office at 2:30.
Onun adını bildin mi?Did you know his name?
Tom'un ne olduğunu bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows what happened?
Tom'un bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows?
Tom'un gerçekten ne olduğunu bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom really knows what happened?
Tom'un ne bildiğini bulun.Find out what Tom knows.
İşte bildiğimiz budur.Here's what we know.
Adımı nasıl bildi?How did he know my name?
Tom onun hakkında nasıl bildi?How did Tom know about that?
Mary'nin ne söyleyeceğini Tom nasıl bildi?How did Tom know what Mary was going to say?
Bu yer hakkında nasıl bildin?How did you know about this place?
Bütün bunları nasıl bildin?How did you know all that?
Onun ben olmadığını nasıl bildin?How did you know he wasn't me?
Ben olduğumu nasıl bildin?How did you know it was me?
Onun orada olduğunu nasıl bildin?How did you know it was there?
Onun Tom olduğunu nasıl bildin?How did you know it was Tom?
Birinin eksik olduğunu nasıl bildin?How did you know one was missing?
O adamın bir polis olduğunu nasıl bildin?How did you know that man was a cop?
Onun olacağını nasıl bildin?How did you know that would happen?
Tom ve Mary'nin gerçekten evli olmadıklarını nasıl bildin?How did you know Tom and Mary weren't really married?
Tom'un çalıntı elması aldığını nasıl bildin?How did you know Tom had the stolen diamond?
Tom'un onu söyleyeceğini nasıl bildin?How did you know Tom was going to say that?
Tom'un ilgilendiğini nasıl bildin?How did you know Tom was interested?
Tom'un orada olmayacağını nasıl bildin?How did you know Tom wouldn't be there?
Evli olduğumuzu nasıl bildin?How did you know we were married?
Ne yapacağını nasıl bildin?How did you know what to do?
Neye karar verdiğini bize bildir.Let us know what you decide.
Tom hakkında bildiğimizin hepsi bu kadar.That's all we know about Tom.
Tom'un benim bildiğim hiçbir sağlık sorunu yok.Tom has no health problems that I know of.
Tom'un bildiğini kim söylüyor?Who says Tom knew?
Onu bildiğini umuyorum, Tom.I hope you know that, Tom.
Bu odadaki kaç kişinin Tom'un soyadını bildiğini düşünüyorsun?How many people in this room do you think know Tom's last name?
Eğer bu cümleyi okuyabiliyorsan, bu okumayı bildiğin içindir.If you can read this sentence, it's because you know how to read.
Eğer bu cümleyi okuyabiliyorsanız, bu okumayı bildiğiniz içindir.If you can read this sentence, it's because you know how to read.
Nasıl bildim?!How did I know?!
Nedenini bildiğini düşünüyorum.I think you know why.
Seni neden davet ettiğimi bildiğini düşünüyorum.I think you know why I summoned you.
Seni neden aradığımı bildiğini düşünüyorum.I think you know why I called you.
Ben Tom'a ne olduğunu bildiğimi sanıyorum.I think I know what happened to Tom.
Bu bildiğim ve sevdiğim Amerika değil.This is not the America I know and love.
Tom her zaman kendi bildiğini okur gibi görünüyor.Tom always seems to get his own way.
Ben bütün bildiğimi zaten Tom'a söyledim.I've already told Tom all I know.
Üçüncü olarak, her takım lideri lütfen ilerlemenizi bildirsin.Thirdly, each team leader please report your progress.