Tom zaten senin bildiğini düşündü.Tom thought you already knew.
Tom benim bildiğimi bilmiyor.Tom doesn't know that I know.
Onların nasıl bildiğini biliyor musun?Do you know how they knew?
Meşgul olduğumuzu onlara bildir.Let them know we're busy.
Tom'un nasıl bildiğini biliyor musun?Do you know how Tom knew?
Senin Tom'u bildiğini sanıyordum.I thought you knew Tom.
Tom Mary'yi bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary.
Tom Mary'nin bildiğini bilir.Tom knows Mary knows.
Tom fikrini bildirdi.Tom has had his say.
Tom adlarımızı bildi.Tom knew our names.
Onlar nasıl bildiler?How did they know?
Tom bildiğimi biliyor.Tom knows I know.
Bildiriye bak.Look at the memo.
Tom nasıl bildi?How did Tom know?
Panik yapmayın. Tom'un bu problemin üstesinden nasıl gelineceğini bildiğine eminim.Don't panic. I'm sure Tom will know how to handle this problem.
Tom'un para sorunları olsaydı bize bildirirdi.If Tom had money problems, I think he'd let us know.
Tom sorunun ne olduğunu bildiğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought he knew what the problem was.
Daha fazla sorunun varsa bana bildir.If you have any more problems, let me know.
Bildirilecek sorun yoktu.There were no problems to report.
Bir sorunumuz olduğunu Tom'a bildir.Let Tom know we've got a problem.
Bildirecek sorun yok.There are no problems to report.
Bildiğim kadarıyla mesele bu değil.As far as I know, this is not the case.
Bana bildirdiğiniz için teşekkürler.Thanks for letting me know.
Tom Mary'nin ne yaptığını bildiğini düşünüyor.Tom thinks he knows what Mary is doing.
Tom'un sana bildiğinden daha çok ihtiyacı var.Tom needs you more than you know.
Tom'a bildiklerimi söyleyeceğim.I'll tell Tom what I know.
Bunu polise bildirmeliydin.You should've reported that to the police.
Bize bildirmeliydin.You should've notified us.
Geldiğini bize bildirmeliydin.You should've let us know you were coming.
O, masum olduğunu bildirdi.He declared that he was innocent.
Tom gelirse lütfen bana bildir.If Tom comes, please let me know.
Affedersin, ahbap. Bildiğini sanıyordum.Sorry, old sport. I thought you knew.
Bazı takıların kaybını bildirmek istiyorum.I want to report the loss of some jewelry.
Bunu istemediğimi onun bildiğinden eminim.I'm sure she knows that I did not want this.
Ona bildirmeliyiz.We should let him know.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hemen bildi.Tom knew immediately that something was wrong.
Bildiğim şeylerin çoğunu o bana öğretti.He taught me most of the things I know.
Ebeveynlerimin bildiğini düşünüyorum.I think my parents know.
Benim bildiğimi bildiğini biliyorum. Fakat o senin benim bildiğimi bildiğini biliyor mu?I know you know I know. But does she know that you know I know?
Tom her zaman işleri kendi bildiğine göre yapmak ister.Tom always wants to do things his own way.
Bu iyi bildiğim bir kız.This is a girl I know well.
Bir şeye ihtiyacın olursa lütfen bana bildir.Please let me know if you need anything.
Tom'un bildiğine inanıyorum.I believe Tom knows.
Tom bildirimsiz kovuldu.Tom was fired without notice.
Ben Tom'a bildireceğim.I will notify Tom.
Tom'a bildireceksin, değil mi?You will notify Tom, won't you?
Ken Tom'a bildirecek.Ken will notify Tom.
O, Tom'a bildirecek.She will notify Tom.
Onlar Tom'a bildirecekler.They will notify Tom.
Bildiğine yatırım yapmalısın.You should invest in what you know.
Bana kim bildirdi?Who notified me?
Tom'a kim bildirdi?Who notified Tom?
Mary'ye kim bildirdi?Who notified Mary?
Bize kim bildirdi?Who notified us?
Eğer bu olursa ilk olarak size bildirilecek.If that happens, you'll be the first to be notified.
Tom'un ailesine bildirildi mi?Has Tom's family been notified?
Tom'un ailesine bildirilmesi gerekecek.Tom's family will have to be notified.
Tom'a bildirildi mi?Has Tom been notified?
Polise bildirildi mi?The police have been notified.
Polis Tom'a henüz bildirmedi.The police haven't notified Tom yet.