Onun hakkında bildiğim şey bu.Esto es todo lo que sé de él.
Bildiğimi bildiğini biliyorum.Sé que sabes que lo sé.
Bildiğimi sadece sana söyleyebilirim.Sólo te puedo decir lo que sé.
Tek bildiğim, onun geçen hafta gittiği.Todo lo que sé es que ella se fue la semana pasada.
Bütün bildiğim bu.Esto es todo lo que sé.
Bütün bildiğimiz o.Eso es todo lo que sabemos.
Sana Almanya hakkında bildiğim her şeyi anlattım.Te he dicho todo lo que sé de Alemania.
Bildiğim kadarıyla o masumdur.Hasta donde sé, él es inocente.
Bildiğimiz kadarıyla, Tom Boston'da olabilir.Por lo que sabemos, Tom podría estar en Boston.
Benim ne bildiğimi bilmek istiyorsun, değil mi?Quieres saber lo que sé, ¿verdad?
Tom'a bildiğim her şeyi zaten söyledim.Ya le dije a Tom todo lo que sé.
Sana bildiğim şeyi anlatamam.No puedo contarte lo que sé.
Sana ne bildiğimi anlatamam.No puedo contarte lo que sé.
Bildiğim kadarıyla Boston'da hiç akrabam yok.Que yo sepa no tengo familia en Boston.
Bugünkü haliyle bildiğimiz teori Politzer, Gross ve Wilczek tarafından 1975 yılında formüle edilmiştir.La teoría como la conocemos hoy en día fue formulada por Politzer, Gross y Wilczek en 1975.
Bildiğimiz gibi, sabit yıldızlar sabit değildir.Tal y como sabemos ahora, las estrellas fijas no están fijas.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.El Sol y la Luna, los dos primeros, evidentemente formaban parte de ellos.
At bildiğimiz at gibi oynar.Y, ¿cómo se juega a los caballos?
Ancak, I. Darius şu an bildiğimiz Kral Yolu'nu yapmış olan kişidir.En cualquier caso, Darío I convirtió al Camino Real en lo que se conoce hoy en día.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Reencuentro con personas conocidas.
Evren'de olabilecek tek insan türünün bizim bildiğimiz insan türüne benzer olması gerektiğini söyler.Es posible que necesiten el mundo físico de la misma forma que nosotros necesitamos el espiritual.
"En az bildiğim şeyler tanrılaşmaya en elverişli olanlarıdır".Sí, lo que menos entiendo de Dios es su amor.
Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."No es la única palabra que conozco, pero me gusta.
"Bildiğimiz bir şey var ve o da yeterince kahredicidir.Y esto es la una cosa que tiene, que es un poco de codicia.
Bildiğim şu ki, bu böyle sürüp gidemez."Así no podemos seguir."
Bütün bildiğimiz o.Questo è tutto quel che sappiamo.
Bildiğim kadarıyla böyle bir işlev yok.Per quanto ne so, non esiste una funzione simile.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Con Tiqui creò il Sole (Inti), la Luna e le stelle per illuminare il mondo.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Amichevole con le persone che conosce.
Lincos, "bildiğimizin tam kütlesini" kapsayabilmek için tasarlanmıştır.La Lincos è stata progettata per essere capace di accogliere la "massa totale della conoscenza umana".
Bütün bildiğim bu.Это всё, что я знаю.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.В ней восседают Солнце и Луна; они сыплют звезды на спящих и путешествующих.
Üstelik bildiğimiz ipekten daha güzeldir.Лучший из тех, кого я знал (неопр.).
Bu Made bildiğimiz Korbondan başkası değildir.Одни только шудры лишены этого знания.
Bu nedenle, varolduğunu bildiğim tek şey duyu izlenimlerimdir.Думаю, поэтому у нас есть свое звучание.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Вызывали людей, с которыми я общался.
Ancak o dînî hukuk bu bizim bildiğimiz değildir, başka bir dînî hukuktur.Мы не утверждаем, что знаем истину, но утверждаем своё желание двигаться к ней».
Bildiğimizi nasıl biliriz?Как мы познаём.
İçerde şu bildiğimiz bazı kişiler konuşuyor.Некоторые из окружающих меня людей беседуют.
Bildiğim şu ki, bu böyle sürüp gidemez."Но это навряд ли пойдет так дальше».
Bildiğimiz evrensel anlamda kabul edilen kronoloji yanlıştır.Современной наукой гипотеза признана ошибочной.
Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."Это не просто слово, которое я знаю, но я люблю это слово.
Sadece bildiğim şeyler ve bu sokak hayatı.Вот, собственно, и всё, что известно о жизни св.
Kahramanlar ya çılgın bilim adamlarıyla ya da bildiğimiz suçlular ile karşılaşır.Часто события вращаются вокруг убийц-пришельцев, безумных ученых и их экспериментов.
İfade edilen "el çabukluğu", bu karşılaştırma haritasını bildiğimizden yola çıkar.Такая бандероль «погашалась» разрывом её при вскрытии колоды карт.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.كذلك من الردة السجود للصنم أو الشمس أو القمر أما السجود لإنسان فان كان على وجه العبادة فكفر.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.ويصور وايث أيضًا الناس الذين يعرفهم.
Sadece bildiğim şeyler ve bu sokak hayatı.É só o que eu sei e é isso que a vida nas ruas.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.O sol e a lua enegrecerão, e as estrelas retirarão o seu resplendor."
Blue Cheer'dan Dick Peterson bu konuda "Tek bildiğimiz daha fazla güç istediğimiz." demiştir.Segundo o próprio vocalista do Blue Cheer, Dickie Peterson, "tudo o que sabíamos é que queríamos mais força."
Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."Não é a única palavra que conheço, eu apenas gosto da palavra.
"Fikir sorarım ama bildiğimi yaparım".Tenho atitude e sei o que quero".
"Bildiğimiz bir şey var ve o da yeterince kahredicidir."Eu tenho uma espécie de ideia, e é muito áspera agora.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.As pessoas que conhecemos.
Grunt: Kısaca bildiğimiz asker.Os soldados comuns são conhecidos como Soldats.
Bildiğimiz pişmaniyenin ev şartlarında yapılanıdır.Eles são conhecidos por sua pregação em pares de casa em casa.
Üstelik bildiğimiz ipekten daha güzeldir.Ook staat hij bekend als een van de betere dalers in het profpeloton.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Daarom waren de zon en een ster als Sirius (Sopdet) van vitaal belang.
Yani, günümüzde bildiğimiz küçük kan dolaşımı dediğimiz olaydır.Deze hele weg wordt de kleine bloedsomloop genoemd.
Bildiğimizi nasıl biliriz?En hoe kunnen we dat weten?