bilakis ile cümle
bilakis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.44
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilakis, pek çok saldırı kasıtlı olarak genç ve savunmasız kesimi hedef alıyordu.On the contrary, many attacks were aimed deliberately at the young and vulnerable.
İktidar partileri ise bilakis "Kosova ve AB" politikasından vazgeçmeyeceklerini duyurdular.By contrast, the ruling parties announced they would not give up the "Kosovo and the EU" policy.
Profesör, "Bilakis Türkiye'nin bu özellikleri avantaj."On the contrary, these features of Turkey are its asset.
Bu bir istek değildir bilakis bir tavsiyedir.Das ist keine Forderung. Das ist eine Empfehlung.
Bu bir istek değildir, bilakis bir tavsiyedir.Das ist eine Warnung!
Ruhunuza yük ne varsa ondan kurtulun, bırakmak zor değil bilakis dertlerden kurtarır.Lasst los, was eure Seele belastet. Loslassen ist nicht anstrengend, sondern wirkt befreiend!
Bu Alpamayo'dur, rüya değil bilakis gerçek .Das ist der Alpamayo nicht Traum, sondern Wirklichkeit.
Bilakis Allah onu kendi katına yükseltmiştir. ”Allah verewige seine Königsherrschaft.
Bilakis Allah onu kendi katına yükseltmiştir. ”Ali qu’Allah perpétue leur puissance !
Fakat hiçbir zaman bir kahin olduğunu savunmamıştır, bilakis buna sürekli karşı çıkmıştır.Il ne fut jamais mis en défense ; il ne fut jamais l’objet d’un quelconque combat.
Ve bende gözyaşını bilakis bin defa zapetti veya gizledi."E durante quell'anno ho pianto da solo in segreto troppe volte per contarle".
Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeği sever mi? -Bilâkis- onu çirkin görmüş olursunuz.Разве понравится кому-либо из вас есть мясо своего покойного брата, если вы чувствуете к этому отвращение?
Bilakis Allah onu kendi katına yükseltmiştir. ”Это Аллах вознёс его к себе…».
Kırık Hava: Bu bilakis (tersine) kız ağzıyla söylenir, sözleri ona göredir.У Языджы-оглы другое толкование: «слова беков почитаемы» (Языджы-оглы).».
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.Hij wordt echter vierkant uitgelachen om zijn idee.
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.Rozśmiesza ją tylko swoją sztywnością.
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.För andra betydelser, se Gelî Spîndar.
Bu Alpamayo'dur, rüya değil bilakis gerçek .El spune că ceea ce au trăit în Virginia nu a fost un vis, ci "singurul adevăr".
Cevap Bilâkis tetikleyici performans kaybı demektir.Ez a meddő teljesítmény veszteség.
Bilâkis yangınlardan dolayı oluşan duman bulutları çok az şey görünmesine sebep oldu.A látási viszonyok a sűrű köd miatt igen rosszak voltak.
Bilakis Allah onu kendi katına yükseltmiştir. ”Tetapi (yang sebenarnya), Allah telah mengangkat Isa kepadanya.”
Bunların dili sade ve gösterişsiz, bilakis güvenilirlikleri ise yüksektir.Yang dimaksud dengan kecepatan angin dalam hal ini adalah besarannya dan tidak bergantung pada arah.
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.出自の低さを嘲弄されてきた。
Bu Alpamayo'dur, rüya değil bilakis gerçek .しかし、甲子園は夢の舞台ではなく、厳しい現実。
Bilakis Allah onu kendi katına yükseltmiştir. ”“真主已把他擢升到自己那里。
Bunların dili sade ve gösterişsiz, bilakis güvenilirlikleri ise yüksektir.他们的和弦实在是过分,就是过分,而他们的和声使这一切变得有效。
(Furkan,11) Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.這將是個收縮的將來時;因此這個動詞的現在時和將來時都是收縮的并且幾乎一樣。
Ve bende gözyaşını bilakis bin defa zapetti veya gizledi."I tisuću puta radije plačem u sebi.
Fakat hiçbir zaman bir kahin olduğunu savunmamıştır, bilakis buna sürekli karşı çıkmıştır.Nikada nije izazivao nikoga na duel bez obzira koliko su ga vrijeđali što je tada bio običaj.
Ve bende gözyaşını bilakis bin defa zapetti veya gizledi."Nekateri njegovi odrski prizori so bili tisočkrat uprizorjeni.
Bilakis, benzersiz müşteri... ...bilgisinden veya diğerlerinin uzmanlıklarından yararlanmanızı sağlar.기회인 겁니다
Bilakis, benzersiz müşteri... ...bilgisinden veya diğerlerinin uzmanlıklarından yararlanmanızı sağlar.lub na wiedzy fachowej, którą mają inni.
Bilakis, benzersiz müşteri... ...bilgisinden veya diğerlerinin uzmanlıklarından yararlanmanızı sağlar.最後の理由です 彼らはチャネルパートナーかもしれないし
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Beh, in effetti -- contrariamente a quanto si pensi -- i ratti sono delle creature altamente sociali.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Cóż, właściwie szczury są -- przeciwnie do tego, co większość ludzi o nich myśli -- bardzo towarzyskie.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Inu, krysy jsou ve skutečnosti v rozporu s tím, co si o nich většina lidí myslí, velmi společenští tvorové.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Itse asiassa rotat ovat -- vastoin useimpien käsitystä -- erittäin seurallisia otuksia.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.사실 쥐는 대부분의 사람들이 생각하는 것과는 상반되는 동물입니다. 쥐는 상당히 사회성 있는 생물입니다.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Nos, a patkányok tulajdonképpen, sokak véleményével ellentétben, nagyon is társas lények.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Nou, eigenlijk zijn ratten - in tegenstelling tot wat de meeste mensen over hen denken - zeer sociale wezens.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Sebenarnya, tikus -- berlawanan dengan apa yang kebanyakan orang pikirkan -- tikus adalah makhluk yang supel.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.למעשה, חולדות הן -- בסתירה למה שרוב האנשים חושבים עליהן -- חולדות הם יצורים מאוד חברותיים
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.حسنا ، في الواقع هي الجرذان -- على عكس ما يعتقد معظم الناس عنها -- الفئران مخلوقات إجتماعية للغاية.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.一般に人々が考えるのに反して 非常に人なつこい動物なのです 現に私たちの成果を今皆さんに見てもらっています