bilakis ile cümle

bilakis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilakis, büyükbabam eskisinden daha mutlu görünüyor.If anything, my grandfather seems happier than before.
Bilakis, benim yeni işim eski işimden daha zor.If anything, my new job is harder than my old one.
Doğrusunu istersen, domates sebze değildir, bilakis meyvedir.Strictly speaking, tomatoes aren't vegetables, but rather fruits.
Bilakis Allah onu kendi katına yükseltmiştir. ”Nay, Allah raised him up unto Himself".
Bunların dili sade ve gösterişsiz, bilakis güvenilirlikleri ise yüksektir.They are alert, fast moving, and highly venomous.
Bu Alpamayo'dur, rüya değil bilakis gerçek .Islamic caliphate a dream, not reality.
Ve bende gözyaşını bilakis bin defa zapetti veya gizledi."He also carried with him a secret which had lain cloistered and hidden for thousands of years.
Bilakis, Yin Chi bana yardım edecek.On the contrary, I need help from Yin Chi.
Bilakis, oðlum olduðun için gurur duyuyorum.Instead, I'm proud to have you as my son.
Bilakis siz O'nun yarattığı insanlarsınız" de, Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder.No: You are only mortals, of His creation."
Bilakis, azmış bir millettiniz."In fact, you were a people rebellious.
Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.They are alive, getting succour from their Lord,
Bilakis Allah onu (İsa'yı) kendi nezdine kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir.But God raised him up (in position) and closer to Himself; and God is all-mighty and all-wise.
Bilakis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir.In fact, both His hands are open wide: He spends of His bounty in any way He please.
(Yakub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi.(Their father) said: "It is not so; you have made up the story.
Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helakı) getirdik."We have come to you with news," they said, "of what your people doubt;
Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.In fact, those (they call His sons) were His honoured votaries.
Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti.We raised (many more) generations and prolonged their lives.
Bilakis, yegane galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.No, (you cannot), for He is God, the all-mighty and all-wise."
Bilakis siz suç işliyordunuz, derler.In fact you were yourselves guilty."
Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz.You are a people guilty of excess."
(Ötekiler de:) "Bilakis, derler, siz inanan kimseler değildiniz".They will say: "No, you were the ones who would not believe.
Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.The fact is they understand but little.
Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Bilakis Allah, onları kâfirlikleri yüzünden lanetledi. Bundan dolayı çok az imana gelirler.In fact God has cursed them for their unbelief; and only a little do they believe.
Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar.They are alive, getting succour from their Lord,
Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik.""We have come to you with news," they said, "of what your people doubt;
Bilakis göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nun mahlûkudur. Hepsi O’nun emrine boyun eğmektedir.May He be praised!
Bilakis sizin mevlânız Allah'tır, ve O yardım edenlerin en hayırlısıdır.But God is your protector, and He is the best of helpers.
Bilakis onlar hayatta olup, Rab'lerinin katında yaşarlar, rızıklanırlar. [2,154]They are alive, getting succour from their Lord,
Bilâkis sizin yalancı olduğunuzu düşünüyoruz” dediler. [23,24]In fact, we think you are a liar."
Biz senden rızık istemiyoruz, bilakis senin rızkın Bize aittir.We do not ask you to provide: It is We who provide for you.
“Bilakis, sen yalnız Allah'a kulluk et ve O’na şükredenlerden ol!”So, you should worship only God, arid be among the grateful.
Gerçek bu iken, bilakis onlar Allah'tan başka birtakım hâmiler edindiler.Have they taken others beside Him as protectors?
Bilakis, o kâfirler dini yalan saymaya devam ediyorlar.In fact the unbelievers disavow.
Fakat bilakis siz dünya hayatını ve zevklerini tercih ediyorsunuz.But no, you prefer the life of the world,
"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.In fact they are honourable bondmen.”
Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.Not at all – but rather their earnings have heaped rust upon their hearts.
Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler.And reckon not thou those slain in the way of Allah to be dead.
Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız.Nay, they are living, but ye perceive not.
Bilakis biz, hakkı batılın tepesine bindiririz de o, batılın işini bitirir.Aye!
Bilakis, onlar diridirler, fakat siz bunun farkında değilsiniz.Nay, they are living, but ye perceive not.
Bilakis Allah onu (İsa'yı) kendi nezdine kaldırmıştır.Rather, God raised him up to Himself.
Bilakis sizin yalancılar olduğunuzu düşünüyoruz."In fact, we think you are liars.”
Bilakis kendilerine o (kıyamet) öyle ani gelir ki, onları şaşırtır.In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Bilakis Allah, onları kâfirlikleri yüzünden lanetledi.Rather, God has cursed them for their ingratitude.
Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar.They gave the lie to the Truth when it came to them.
Bilâkis sizin yalancı olduğunuzu düşünüyoruz” dediler.We see nothing in you to suggest that you are any better than us.
O böyle şeylerden münezzehtir. Bilakis göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nun mahlûkudur.Immaculate is He!
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler"" demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız.Do not say that those killed in the Way of Allah are dead, they are alive, although you are unaware.
Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir.Rather, the Hour is their encounter.
Bilakis yalnız Allah'a yalvarırsınız.You will certainly ask Him for help.
Hayır! Bilakis, yegane galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.He is too Exalted to have any partners. He is the Majestic and All-wise God."
Bilakis sizi imana erdirdiği için Allah sizin başınıza kakar.In fact, it is God who has done you a great favor by guiding you to the faith.
Onlar size: Hayır, bizi kıskanıyorsunuz, diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.Nay, but little do they understand (such things).
Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.Nay, but little do they understand (such things).

İlgili Sayfalar