bil ile cümle
bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bill bana bir bardak su getirdi.Bill brought me a glass of water.
Bill bana kitap getirdi.Bill brought me the book.
Bill bana güzel bir elbise yaptı.Bill made me a nice dress.
Bill büyük bir döğüşçü.Bill is a great fighter.
Bill diğer insanlarla asla tartışmaz.Bill never argues with other people.
Bill senin gibi uzun değil.Bill is not tall like you.
Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Bill geçen sonbaharda beni görmeye geldi.Bill came to see me last autumn.
Bill, stadyumda bu oyunu izliyor olabilir.Bill may be watching this game at the stadium.
Bill okulundaki diğer çocuklar tarafından çok sevildi.Bill was much loved by the other children in his school.
Bill denizin yanında yaşıyor.Bill lives near the sea.
Bill saatlerce ağlamaya devam etti.Bill kept on crying for hours.
Bill genellikle tek başına oyuncakları ile oynar.Bill often plays with toys by himself.
Bill sık sık parka gider.Bill often goes to the park.
Bill Bob kadar uzun değil.Bill is not as tall as Bob.
Bill Bob'tan daha hızlı koşabilir.Bill can run faster than Bob.
Bill New York yolunda.Bill is on his way to New York.
Bill bir motosikleti delicesine seviyor.Bill was crazy for a motorbike.
Bill Florida'dan bütün yolu geldi.Bill came all the way from Florida.
Bill Mary'ye aşık gibi görünüyor.Bill seems to be stuck on Mary.
Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.Bill got up so early that he caught the first train.
Bill televizyonu açtı.Bill turned on the television.
Bill, sigarayı bıraktı.Bill stopped smoking.
Bill o adam tarafından öldürüldü.Bill was killed by that man.
Bill sınav için kaydını yaptırdı.Bill signed up for the exam.
Bill suçu işlemedi.Bill did not commit the crime.
Bill partiye gelmedi.Bill didn't turn up at the party.
Bill kaptan olarak Jim'in yerini aldı.Bill replaced Jim as captain.
Bil her konuda sınıf arkadaşları ile aynı fikirde değildi.Bill disagreed with his classmates on every subject.
Bill her zaman dürüsttür.Bill is honest all the time.
Bill her zaman dürüst.Bill is honest all the time.
Bill daima dürüsttür.Bill is honest all the time.
Bill her zamanki gibi okula geç kalmıştı.Bill was late for school as usual.
Bill'in o şirkette hisse senedi var.Bill has stock in that company.
Bill 20 dakika geç kaldı. Bir yerde kaybolmuş olmalı.Bill is 20 minutes late. He must have gotten lost somewhere.
Bill, Jack kadar uzun boylu.Bill is as tall as Jack.
Binada bir yangın varsa ne yapacağını biliyor musun?Do you know what to do if there's a fire in the building?
Bill'in işi otomobil satmaktır.Bill's work is selling cars.
Bill'in ani tavrı onun yanlış anlaşılmasına neden oluyor.Bill's abrupt manner causes him to be misunderstood.
Bill'i arayalım.Let's call Bill up.
Bilin macera duygusu yok.Bill has no sense of adventure.
Ben uzun bir süredir Bill'i görmedim.I haven't seen Bill for a long time.
Bill'in birçok arkadaşı var.Bill has many friends.
Bill'e asla erkek kardeşinden bahsedemem.I never can tell Bill from his brother.
Hilton Hotel'a bilet ücreti ne kadar?How much is the fare to the Hilton Hotel?
Bill ve Joan şekeri aralarında paylaştırdılar.Bill and Joan divided the candy between them.
Sadece Bill değil fakat aynı zamanda Mac da bilgisayarları çok sever.Not only Bill but also Mac is crazy about computers.
Bill'in gelip gelmeyeceği şüpheli.It is doubtful whether Bill will come.
Bill özel bir ödül için seçildi.Bill was singled out for a special award.
Bill dün gece beni aradı.Bill called me last night.
Bill'in nereye gittiğini kimse bilmiyor.Nobody knows where Bill has gone.
Bill, kapıya cevap ver.Bill, answer the door.
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?Bill, did you take Spot for a walk yet?
Billy yaşına göre çok uzun boylu.Billy is very tall for his age.
Billy sporlarda iyidir.Billy is good at sports.
O, burada olduğumuzu bilemeyebilir.She might not know that we are here.
Bu civarda ucuz bir otel biliyor musun?Do you happen to know of a cheap hotel near here?
Bir ihtimal Profesör Brown'ı biliyor musunuz?Do you know Professor Brown by any chance?
Muhtemelen o, pencereleri kimin kırdığını biliyor.Possibly he knows who broke the windows.