bil ile cümle

bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yalnız başına terk edilmiş olarak, oğlan ne yapılacağını bilmedi.Being left alone, the boy didn't know what to do.
Picasso herkesin bildiği ünlü bir sanatçıdır.Picasso is a famous artist whom everyone knows.
Sığır straganofu yapmayı biliyorum.I know how to make beef stroganoff.
Bayan Hudson'un nerede yaşadığını biliyor musunuz?Do you know where Miss Hudson lives?
Kesin bilmiyorum.I don't know for certain.
Kişisel bilgisayarımı kırdım.I broke the personal computer.
Kişisel bilgisayarlar çok faydalıdırlar.Personal computers are of great use.
Bilgisayar kullanma kılavuzu yazabilen bir kişi arıyorum.I am seeking a person who can write a personal computer manual.
Kişisel bilgisayarını yalnız başına kullabilir.She alone is able to use the personal computer.
Otobüs bilet ücreti arttırıldı.The bus fare was raised.
Otobüs bilet ücretleri yüzde yirmi yükselmiştir.The bus fares have been raised by 20 percent.
Otobüste bir bilet alabilir miyim?Can I buy a ticket on the bus?
Otobüs biletçisi o, bilet ücretini ödeyemediği için ona otobüsten inmesini söyledi.The bus conductor told her to get off because she could not pay the fare.
Otobüse binmek için bir bilet almalısın.You must buy a ticket to get on the bus.
Evet, biliyorum.Yes, I know.
Partiye gidip gitmeyeceğimi bilmiyorum.I don't know whether to go to the party or not.
Hey, biliyor musun?Hey, you know what?
Biliyorsun, sen beni ağlattın.You know, you made me cry.
Haydi, Bill.Come on, Bill.
Bana bir parça bilgi getirdi.He brought me a piece of information.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
Nancy Jackl'le evlenilmeyeceğini bilecek kadar akıllıdır.Nancy knows better than to marry Jack.
Nancy'nin müziği sevdiğini biliyorum.I know that Nancy likes music.
Doğru, yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama iyi bir ahçı değil.It's true that she knows a lot about cooking, but she isn't a good cook.
Hiç Yunan mitolojisi biliyor musun?Do you know any Greek myths?
Yardımımı niçin reddettiğini kimse bilmiyor.Nobody knows why he turns down my help.
Neden bana New York'ta olduğunu bildirmedin?Why didn't you let me know you were in New York?
Ondan niçin hoşlanmadığını bilmiyorum.I don't know why you don't like him.
Gökyüzünün niçin mavi olduğunu biliyor musun?Do you know why the sky is blue?
Sebebini bilmek istiyorsan, bu yıl beş araba kazasına neden olduğum içindir.If you want to know why, it's because I caused five car accidents this year.
Niçin ve nasıl olduğunu sorduğunda bilim başlar.Science begins when you ask why and how.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.
Büyük bir para miktarı bile bir erkeğin hayatının yerini alamaz.Even a large sum of money cannot take the place of a man's life.
Durumdaki herhangi bir değişikliği bana bildirin.Please inform me of any changes in the situation.
Herhangi bir çocuk onu bilir.Any child knows it.
En küçük bir çocuk bile böyle bir şeyin ne olduğunu bilir.Even the smallest child knows that kind a thing.
Tom'dan başka hiç kimse onun adresini bilmez.No one knows his address but Tom.
Şu anda hem Tom hem de Bill tenis oynuyorlar.Both Tom and Bill are playing tennis now.
Tom kendini nasıl ifade edeceğini bilemiyordu.Tom was at a loss how to express himself.
Tom çoktan burada, ama Bill henüz gelmedi.Tom's already here, but Bill hasn't come yet.
Tom Bill'den daha yavaş konuşur.Tom speaks more slowly than Bill.
Tom Bill kadar hızlı koşmaz.Tom doesn't run as fast as Bill.
Tom Bill'den daha çalışkan değil.Tom is no more hardworking than Bill is.
Tom cevabı bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know the answer.
Tom bir bilgisayar şirketindeki bir iş için başvuracak.Tom is going to apply for a job with a computer company.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Hangi trene bineceğimi kesin olarak bilmiyordum.I didn't know for certain which train to take.
Her öğrenci okul şarkısını bilir.Every student knows the school song.
Bize gönderebileceğin bir bilgiyi takdir ederim.I would appreciate any information you can send to us.
Hangi butona basacağımı bilmiyorum.I don't know which button to push.
Tony onların isimlerini bilmiyordu.Tony did not know their names.
O kadar açım ki bir atı bile yiyebilirim.I'm so hungry that I could eat a horse.
Ülkeniz hakkında çok şey bilmenizi istiyorum.I want to know about your country so much.
Ben hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorum.I don't know which is which.
Hangi yoldan gideceğini biliyor musun?Do you know which way to take?
Hangi takımın kazanacağını bilmek zor.There is no knowing which team will win.
Bilakis, büyükbabam eskisinden daha mutlu görünüyor.If anything, my grandfather seems happier than before.
Bilakis, benim yeni işim eski işimden daha zor.If anything, my new job is harder than my old one.
Bil bakalım neredeydim?Guess where I've been.

İlgili Sayfalar