bil ile cümle
bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bob'un Japonya'ya ne zaman geldiğini bilmiyorum.I don't know when Bob came to Japan.
Onun hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorum.I know almost nothing about it.
Neredeyse gözümü bile kırpmadım.I scarcely slept a wink.
Bay Itsumi'nin Kansai'li olduğunu çok az sayıda kişi bilir.Few people know that Mr. Itsumi is from Kansai.
Az sayıda insan plan hakkında biliyordu.Few people know about the plan.
Çoğu bilim adamı, onun bulgusunun birazını düşünür.Most scientists think little of his finding.
Neredeyse tüm öğrenciler onu biliyor.Almost all the students know about it.
Oteller için bilgi merkezi nerede?Where's the information center for hotels?
Bundan başka bir şey bilmiyorum.I know nothing but this.
Ben sadece bunu biliyorum.I know only this.
İyi bir İtalyan restoranı biliyorum.I know a good Italian restaurant.
Ben, bildiği her şeyi avukata anlatmaya karar verdi.Ben decided to tell the lawyer everything he knew.
Belçika'nın başkentini biliyor musun?Do you know the capital of Belgium?
Perry ondan değerli bilgiler elde etti.Perry obtained precious information from him.
Perry Drake'den bilgi almaya karar verdi.Perry decided to gain information from Drake.
Bir uzman sürücü bile bir hata yapabilir.Even an expert driver can make a mistake.
Uzman bir sürücü bile hata yapabilir.Even an expert driver can make a mistake.
Betty sanki her şeyi biliyormuş gibi konuşuyor.Betty talks as if she knew everything.
Sanki Fransızcayı iyi biliyormuş gibi davranıyordu.She acted as if she knew French well.
Fransa'ya nasıl para gönderileceğini bilmek istiyorum.I'd like to know how to send money to France.
Franklin sağduyusu ile biliniyordu.Franklin was known for his common sense.
O bir gün bile şarapsız kalamayacağını söylüyor.He says he can't go without wine even for a day.
Bir toplu iğne düşüşünü bile duyabilirdin.You could have heard a pin drop.
Bill hariç onu onların hepsi yaptı.Except for Bill, they all made it.
Bill ile konuşabilir miyim?May I speak to Bill?
Hem Bill hem de Mac bilgisayarları çok seviyor.Both Bill and Mac are crazy about computers.
Bill, gezisi için bir kenara yüz dolar koydu.Bill put aside a hundred dollars for his trip.
Bill gelecek hafta geri gelecek.Bill will return next week.
Bill ilk topu kaçırdı.Bill missed the first ball.
Bill bir beyzbol oyuncusu.Bill is a baseball player.
Bill gerçekten çok fazla içer.Bill really drinks like a fish.
Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.Bill didn't work hard enough and so he failed.
Bill yazı işleri kadrosunda.Bill is on the editorial staff.
Bill babasının çokça sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates his father smoking heavily.
Haksız avantaj, Bill'in zayıflığındandır.Unfair advantage was taken of Bill's weakness.
Bill kardeşinden tamamen farklıdır.Bill is completely unlike his brother.
Bill Japoncayı biraz konuşabilir.Bill can speak Japanese a little.
Bill, Japonya'daydı.Bill was in Japan.
Bill Japonya'daydı.Bill was in Japan.
Bill Tom'a aniden vurdu.Bill dealt Tom a sudden blow.
Bill'in çok sayıda orijinal fikirleri var.Bill has a lot of original ideas.
Bill çıldırdı ve Dick'e ağzına geleni söyledi.Bill got mad and called Dick names.
Bill sinirlendi ve Dick'e küfretti.Bill got mad and called Dick names.
Bill boğulan çocuğu kurtarmak için nehre daldı.Bill dived into the river to save the drowning child.
Bill erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Bill took his brother to the zoo.
Bill geçen hafta evleninceye kadar bekardı.Bill was single until he tied the knot last week.
Bill matematikte iyidir.Bill is good at mathematics.
Bill bir saldırgan tarafından öldürüldü.Bill was killed by an intruder.
Bill, bir tabanca ile öldürüldü.Bill was killed with a gun.
Bill kazanacak, değil mi?Bill will win, won't he?
Bill, haklı olduğunu haykırdı.Bill shouted that he was all right.
Bill bisiklete binebilir.Bill can ride a bicycle.
Bill bisiklet sürebilir.Bill can ride a bicycle.
Bill nadiren zamanında gelir.Bill is seldom ever on time.
Bill sınav hakkında sinirli.Bill is nervous about the exam.
Bill sınavı geçmeyi başardı.Bill was able to pass the exam.
Bill omuzumu yavaşça vurdu.Bill tapped me on the shoulder.
Bill benim en iyi arkadaşımdır.Bill is my best friend.
Bil benim en iyi arkadaşımdır.Bill is my best friend.
Bill benim en iyi arkadaşım.Bill is my best friend.