bil ile cümle

bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun gelmeme nedenini bilmek istiyorum.I want to know the reason for his absence.
Onun sorusuna nasıl cevap vereceğimi bilmiyordum.I didn't know how to answer his question.
Onun adresini biliyorum.I know his address.
Kendisinin adresini biliyorum.I know his address.
Onun adresini biliyorum, ama bu bir sır.I know his address, but it's a secret.
Onun ulaştığını bana bildiren bir mektup aldım.I received a letter informing me of his arrival.
Onun adının nasıl telaffuz edildiğini bilmiyorum.I don't know how to pronounce his name.
Onu sadece adıyla biliyorum.I know him only by name.
Ben onun adını bilmiyorum.I don't know his name.
Onları biliyorum.I know them.
Onu büyük bir bilim adamı olarak görüyorum.I consider him a great scientist.
Onun varlığının bilincinde değildi.I was not conscious of her presence.
Onun ne zaman evlendiğini bilmiyorum.I don't know when she got married.
Onun ne zaman gelebileceğini bilmiyorum.I do not know when she can come.
Şirin olduğunu biliyorum.I know that she is cute.
Ben onun İspanyol olduğunu biliyorum.I know that she is Spanish.
Onun güzel olduğunu biliyorum.I know that she is beautiful.
Onun meşgul olduğunu biliyorum.I know that she has been busy.
Onunla tartışmamam gerektiğini biliyorum.I know better than to quarrel with her.
Gelişim hakkında onu bilgilendirdim.I informed her of my arrival.
Sahip olduğum azıcık bilgiyi ona verdim.I gave her what little information I had.
Onun yokluğunun nedenini bilmiyorum.I don't know the reason for her absence.
Onun adresini bilmiyorum.I don't know his address.
Bana babam tarafından bir bilgisayar oyunu verildi.I was given a computer game by my father.
Babamın yıllık gelirini bilmiyorum.I don't know my father's annual income.
Kitap okuyarak bilgi alırım.I get knowledge by reading books.
Kız kardeşime yeni bilgisayarımı kullanmasına izin verdim.I let my sister use my new computer.
Ne yaptığımı bilmeden odadan dışarıya koştum.I ran out of the room without knowing what I was doing.
Buraya geldiğinizi ben de bilmiyordum.I didn't know you were coming here either.
Ben de ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do either.
Ben hariç herkes onu biliyor.Everybody knows it except me.
Ben hariç herkes onu biliyordu.Everyone except me knew it.
Bir bilgisayarın nasıl kullanılacağını bilmemiz bizim için önemli hale geliyor.It is becoming important for us to know how to use a computer.
Bilgiyi ezberleme yeteneğine sahibiz.We have the ability to memorize information.
Aptalca sorular sorduğumuzda bile öğretmenimiz bize karşı sabırlı.Our teacher is patient with us even when we ask silly questions.
Hangi arabaya binileceğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Hangi arabaya binmemiz gerektiğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Hepimiz kimsenin mükemmel olmadığını biliyoruz.We all know that no one is perfect.
Hepimiz trafik kurallarını bilmeliyiz.We are all supposed to know the traffic rules.
Hepimizin trafik kurallarını bilmesi gerekiyor.We are all supposed to know the traffic rules.
Zaman kazanmak için bilgisayar kullandık.We used the computer in order to save time.
Gerçekleri bilmek istiyoruz.We want to know the facts.
Yolumuzu kaybettik ve ne yapacağımızı bilmiyorduk.We lost our way and did not know what to do.
Çıkrık nasıl kullanılır bilmiyorum.I don't know how to operate a spinning wheel.
Çıkrığın nasıl kullanıldığını bilmiyorum.I don't know how to operate a spinning wheel.
Bir çıkrığı nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to operate a spinning wheel.
Ben ilan edildikten sonra size sınav sonuçlarını bildireceğim.I'll let you know the results of the examination after they are announced.
Bana sınav sonucu hakkında bildirin.Let me know about the result of the exam.
Yağmur yağsa bile karşılaşma yapılır.The game will be held even if it rains.
Kazanın nasıl olduğunu biliyor musun?Do you know how the accident happened?
Kazanın nedeni bizce bilinmiyor.The cause of the accident is not known to us.
Kazanın nedeni bilinmiyor.The cause of the accident is unknown.
Aslında deniz bu yüzyılın başlangıcından beri on santimetre yükseldi bile.In fact, the sea has already risen 10 centimeters since the beginning of this century.
Boşa harcayacak bir an bile yok.There's not a moment to waste.
Zamandan tasarruf etmek için bir bilgisayar kullandım.I used a computer in order to save time.
Saatim durdu ve saati bilmiyordum.My watch ran down and I didn't know the time.
Zamana ayak uydurmak için yeni bir bilgisayar aldım.I bought a new computer to keep up with the times.
Daha sonra ne oldu bilmiyorum.What happened next, I don't know.
İleride ne olacağını hiç kimse bilmiyor.Nobody knows what will happen next.
Daha sonra ne yapacağını bilmiyordu.He didn't know what to do next.

İlgili Sayfalar