bil ile cümle

bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gazeteyi okuyuncaya kadar onu bilmiyordum.I didn't know about it until I read the paper.
Ben gerçeği biliyorum.I know the truth.
Onu bir kalabalıkta bile tanıyabilirim.I can recognize him even in a crowd.
Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.I tripped on a stone, twisting my ankle.
Biletimi kaybettim.I've lost my ticket.
Bilet alacak param yoktu.I had no money to buy the ticket.
Geçen ay yeni bir bilgisayar aldım.I bought a new computer last month.
Sana önceden bildireceğim.I will let you know in advance.
Osaka'ya açık bir biletim var.I have an open ticket to Osaka.
Osaka'ya gidiş-dönüş biletim var.I have a round-trip ticket to Osaka.
Osaka'ya bir gidiş dönüş biletim var.I have a return ticket to Osaka.
Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.I called his name loudly, but he didn't even look back.
Pastayı kimin yaptığını bilmiyorum.I don't know who made the cake.
Bu evde kimin yaşadığını biliyorum.I know who lives in this house.
Bu mektubu kimin yazdığını bilmiyorum.I don't know who wrote this letter.
Sachiko'yu kimin sevdiğini biliyorum.I know who likes Sachiko.
Kimden tavsiye isteyeceğimi bilmiyorum.I don't know who to ask for advice.
O bilmediğini cevapladı.He replied that he did not know.
Yeni bir araba bir yana, kullanılmış bir araba almayı bile göze alamam.I can't afford to buy a used car, much less a new car.
Uzun sakallı o Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
Erkek kardeşimle tartışmamam gerektiğini biliyorum.I know better than to quarrel with my brother.
Ne yapacağımı bilmiyorum.I'm at my wits' end.
Tokyo'ya bir gidiş dönüş biletim var.I have a return ticket to Tokyo.
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japon öğrencilerinin genel kültür bilgisinden etkilendim.I was impressed by the general knowledge of Japanese students.
Ben onun ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he will come.
Onun ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know when he will come.
Ben bugün onun amcası tarafından bir bayana tanıtılacağını biliyorum.I know that he will be introduced to a lady by his uncle today.
Ben onun caz müziği sevdiğini biliyorum.I know he likes jazz music.
Ben onun oraya gitme nedenini bilmiyorum.I don't know the reason why he went there.
Onun bilip bilmediğini bilmiyorum.I don't know if he knows it.
Ona ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what has happened to him.
Onun nerede yaşadığını biliyorum.I know where he lives.
Onun nereli olduğunu biliyorum.I know where he comes from.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Bilgiyi doğrudan ondan aldım.I got the information from him directly.
Onun Londra'ya gittiğini biliyorum.I know that he went to London.
Onun bir doktor olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if he is a doctor.
Onun İngilizce konuşabildiğini bilmiyordum.I didn't know that he could speak English.
Onun kim olduğunu kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain who he is.
Onun şirketten niçin ayrıldığını bilmiyorum.I don't know why he quit the company.
Onun niçin gelmediğini bilmiyorum.I don't know the reason why he was absent.
Onun varlığının bilincinde değildim.I was not conscious of his presence.
Onun yokluğunun gerçek nedenini biliyorum.I know the real reason for his absence.
Onun doğduğu evi biliyorum.I know the house where he was born.
Onun kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who he is.
Onun kim olduğunu biliyorum.I know who he is.
Kim olduğunu biliyorum.I know who he is.
Onun niçin geç kaldığını bilmiyorum.I don't know why he was late.
Onun Japon olduğunu bilmiyordum.I didn't know that he was Japanese.
Onun ünlü bir müzisyen olduğunu biliyorum.I know that he is a famous musician.
Onun trenle ya da arabayla gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he'll come by train or by car.
Onunla ilgili çok az bilgim var.I have a nodding acquaintance with him.
Ona yalan söylememem gerektiğini biliyorum.I know that I should not tell him a lie.
Ben onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about him at all.
Ona sonucu bildirdim.I informed him of the result.
Ne biliyorsam ona söyledim.I gave him what little information I had.
Onun ailesini biliyorum.I know his family.

İlgili Sayfalar