bil ile cümle
bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Fransızca bilmiyorum.I don't know French.
Bob'un ne zaman Japonya'ya geldiğini bilmiyordum.I didn't know when Bob had come to Japan.
Mike'ın basketbolu sevdiğini biliyorum.I know that Mike likes basketball.
Size önceden bildireceğim.I'll let you know in advance.
Henüz kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain yet.
Mary'nin yurtdışına gittiğini biliyorum.I know that Mary went abroad.
Ben tamamen bilmiyorum.I don't quite know.
Bilerek onun hislerini incittim.I hurt her feelings on purpose.
Onun dürüst bir adam olduğunu bir bakışta bildim.I knew at a glance that he was an honest man.
Yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains.
Nasıl yüzeceğimi biliyorum ama nehirde yüzmeyi sevmiyorum.I know how to swim, but I don't like swimming in the river.
Ben nasıl yüzüleceğini biliyorum ama nehirde yüzmekten hoşlanmıyorum.I know how to swim, but I don't like swimming in the river.
Ben yüzmeyi biliyorum.I know how to swim.
İngilizce bir mektubun nasıl yazılacağını biliyorum.I know how to write a letter in English.
İngilizce bilgimi tazelemek istiyorum.I want to brush up my English.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
Kutuda ne olduğunu biliyorum.I know what's in the box.
Ne yapacağımı biliyorum.I know what to do.
Ne yapılacağını bilemeyince onun tavsiyesini istedim.Not knowing what to do, I asked him for advice.
Ne çalışacağımı bilmiyorum.I don't know what to study.
Saatin kaç olduğunu bilmiyorum.I don't know what time it is.
Ben eve gittim ve Bill ofiste kaldı.I went home and Bill stayed at the office.
Çevre sorunları hakkında çok şey biliyorum.I know a lot about environmental problems.
Nereli olduğunu bilmiyorum ve o da bilmiyor.I don't know where you're from, and neither does he.
Sana bir dizüstü bilgisayar vereceğim.I will give you a notebook.
Ben senin babanı biliyorum.I know your father.
Senin babanı biliyorum.I know your father.
Onun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum.I don't quite know how it happened.
Bildiğimi polise söyledim.I told the policeman what I knew.
Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.I invited Ken, Bill and Yumi.
Kendimi nasıl ifade edeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to express myself.
Bu sefer kendi bildiğimi okuyacağım.I'm going to get my own way this time.
Bay Saito'yu simaen biliyorum ama henüz onunla tanışmadım.I know Mr. Saito by sight, but I haven't met him yet.
Düne kadar onu bilmiyordum.It was not until yesterday that I knew it.
Dün gece gözümü bile kırpmadım.I didn't sleep a wink last night.
Bir yürüyüş için zamanım bile yok.I don't even have time for a walk.
İşimi kaybettim ve hiç param yok. Ne yapacağımı bilmiyorum.I lost my job and I have no money. I'm at my wit's end.
Bir çocukken bile iyi yüzebiliyordum.I could swim well even when I was a boy.
Ben kesin olarak biliyorum.I know it for a fact.
Ben gelecek sefer ne yapacağını bilmiyorum.I don't know what to do next.
Ben iyi bir öğretmen olduğumu biliyorum.I know that I am a good teacher.
Ben ne şanslı bir çocuk olduğumu biliyorum.I know what a lucky boy I am.
Ne hakkında konuştuğumu bildiğimi düşünmek istiyorum.I like to think I know what I'm talking about.
Tam olarak doğduğum yeri bilmiyorum.I don't know the exact place I was born.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Kararımla ilgili onu bilgilendirmek için yazdım.I wrote to inform him of my decision.
Sosyal bilgilerle çok ilgiliyim.I'm very interested in social studies.
Polise arabamın çalındığını bildirdim.I reported the theft of my car to the police.
Nasıl araba sürüleceğini biliyorum.I know how to drive a car.
Nasıl araba süreceğimi biliyorum.I know how to drive a car.
Araba sürmeyi bilmiyorum.I do not know how to drive a car.
Gençliğimde pek çok kitap okudum; Kendi tarzımda bir bilimciyim.I read a lot of books in my youth; I am a scholar in my own way.
Operasyonun başarılı olduğunu bilmek beni rahatlattı.I was relieved to know that the operation was a success.
Kabul mü edeyim ret mi edeyim bilmiyorum.I don't know whether to accept or refuse.
Kabul edip etmeyeceğimi ya da reddedip etmeyeceğimi bilmiyorum.I don't know whether to accept or refuse.
Gelecekte benim için mağazada ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what is in store for me in the future.
Ben yatmaya gittikten sonra bile, salondaki seslerin farkındaydım.Even after I went to bed, I was conscious of the voices in the parlor.
Yeni proje ile ilgili patronuma bilgi verdim.I briefed my boss on the new project.
Ben her zaman bilgiye çok kıymet veririm.I always place a high value on knowledge.
Yeni bir bilgisayar almak istiyorum.I want to buy a new computer.