Ana içeriğe geç
Sözlük

biftek ile cümle

biftek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Beberapa daging sapi dingin dan segelas bir," dia menjawab, dering bel.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Certains de bœuf froid et un verre de bière, at-il répondu, sonner la cloche.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Einige kalte Rindfleisch und einem Glas Bier", fügte er beantwortet, klingelt die Glocke.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Jotkut kylmä naudanlihan ja lasillisen olutta", hän vastasi, korvien kelloa.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."어떤 차가운 쇠고기와 맥주 한 잔"고 종을 울린 대답.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Một số thịt bò lạnh và một ly bia," ông trả lời, nhạc chuông.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Néhány hideg marha-és egy pohár sört," s válaszol, a csengőt.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Nekateri hladno govedino in kozarec piva," je je odgovoril, zvonjenje zvonca.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Některé studené hovězí a sklenici piva," řekl odpověděl, zvonění na zvonek.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Niektoré studenej hovädzie a pohár piva," povedal odpovedal, zvonenie na zvonček.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Sommige koud rundvlees en een glas bier", zegt hij beantwoord, het luiden van de bel.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Unele carne de vită rece şi un pahar de bere," el a răspuns, sunete de clopot.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Vissa kallt nötkött och ett glas öl, säger han svarade att ringa i klockan.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Μερικοί κρύο βοείου κρέατος και ένα ποτήρι μπύρα," ο απάντησε, κρούουν τον κώδωνα του.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Деякі холодної яловичини і склянку пива," він відповів, телефонуючи в дзвоник.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Некоторые холодной говядины и стакан пива," он ответил, звоня в колокольчик.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."Някои студено говеждо месо и чаша бира", той отговори, звъни на звънеца.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."יש בשר קר כוס בירה," הוא ענה, מצלצל בפעמון.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı."بعض اللحم البارد وكأسا من البيرة ، واضاف" أجاب ، رنين الجرس.
"Bir parça soğuk biftek ve Bir bardak bira," dedi çan, zil yanıtladı.鐘を鳴らして答えた。 "私は、食品を考えると忙しくされている
Brokolili biftek.Carne con brócoli.
Brokolili biftek.Le boeuf au brocoli.
Brokolili biftek.Rindfleisch mit Brokkoli.
Brokolili biftek.Thịt bò với súp lơ xanh.
Brokolili biftek.Vită cu broccoli.
Brokolili biftek.Телешко с броколи.
Bu, dışarıdan bir yumurta rulosu gibi görünüyor ama içinde bir peynirli biftek.밖에서 보면 달걀말이 같이 생겼는데, 안에는 치즈 스테이크가 들어 있습니다.
Bu, dışarıdan bir yumurta rulosu gibi görünüyor ama içinde bir peynirli biftek.שנראה מבחוץ כמו אגרול, אבל עוגת גבינה מבפנים.
Bu, dışarıdan bir yumurta rulosu gibi görünüyor ama içinde bir peynirli biftek.الذي يبدو وكأنه لفة البيض من الخارج ، لكنها لفت الجبن الستيك في الداخل.
Bu, dışarıdan bir yumurta rulosu gibi görünüyor ama içinde bir peynirli biftek.チーズステーキが中に入っています 私は驚いたんです
Bu projede çalışan fotoğrafçı arkadaş da her nedense köpeğinin Kobe biftekleriyle birlikte pozunu çekmiş.Il fotografo che ha lavorato a questo progetto ha voluto, per qualche motivo, il suo cane in molte delle foto.
Bu projede çalışan fotoğrafçı arkadaş da her nedense köpeğinin Kobe biftekleriyle birlikte pozunu çekmiş.이 프로젝트의 사진을 찍은 사진사는 무슨 이유에서인지 그의 애완견에게 포즈를 취하게 했습니다.
Bu projede çalışan fotoğrafçı arkadaş da her nedense köpeğinin Kobe biftekleriyle birlikte pozunu çekmiş.Z jakiegoś powodu fotograf, który robił zdjęcia do tego projektu, umieszczał na wielu z nich swojego psa.
Bu projede çalışan fotoğrafçı arkadaş da her nedense köpeğinin Kobe biftekleriyle birlikte pozunu çekmiş.הצלם שצילם עבור הפרוייקט הזה צילם משום מה את הכלב שלו בתמונות רבות,
Bu projede çalışan fotoğrafçı arkadaş da her nedense köpeğinin Kobe biftekleriyle birlikte pozunu çekmiş.الآن ، المصور الذي التقط الصور لهذا المشروع لبعض الأسباب جعل كلبه يظهر في الكثير منها
Bu projede çalışan fotoğrafçı arkadaş da her nedense köpeğinin Kobe biftekleriyle birlikte pozunu çekmiş.愛犬の様々なポーズを撮っています なので この後も繰り返しお目にかけることになるでしょう
Che Guevara severdi bu devrimci biftekΤου άρεσε ο Che Guevara,
- Çorba iyi dedim seni ahmak. Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Καλή είναι ηλίθιε αλλά και λίγο κρέας δεν θα έβλαπτε.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Csak azt mondtam hússal jobb lenne.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Ik zei alleen dat steak beter zou smaken.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Men en köttbit skulle sitta fint.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Men lidt kød ville pynte.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Solo que algo de carne sería bueno.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Tapi sedikit daging akan lebih enak.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Казвах, че не бих отказал пържола.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.Но малко месо ще украсяват.
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi..כל מה שאני אומר זה .שסטייק היה נחמד עם זה
Demek istediğim bir biftekle iyi giderdi.و كل ما قلته أنها ستكون ... أفضل مع شريحة من اللحم
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.힘든 9개월간의 회복기간후에, 이제는 A1소스를 뿌린 스테이크를 잘 먹고 있습니다.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.A kilenc hónapos fárasztó felépülési időszak után most bifszteket tud enni csípős szósszal.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.A po deviatich mesiacoch vyčerpávajúceho zotavovania, teraz jedáva steak s A1 omáčkou.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Après neuf mois d'un traitement épuisant, il peut manger des steaks avec de la sauce piquante.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Después de 9 meses de intensa recuperación, ahora come un asado con salsa de primera.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Dopo nove mesi di faticosa guarigione, ora il bambino può mangiare bistecche con salsa A.1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.După nouă luni de recuperare istovitoare, acum mănâncă friptură cu sos A1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.E, após nove meses de recuperação a comer papas, ele agora já come bife com molho de carne.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Na negen maanden van slopend herstel, eet hij nu biefstuk met curry.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Och efter nio månader smärtsam återhämtning, äter han nu stek med A1-sås.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Po devíti měsících obtížného zotavování kluk teď jí steaky (a to i s omáčkou A1).
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Po dziewięciu miesiącach wyczerpującego dochodzenia do siebie, teraz może zajadać się stekami z sosem A1.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod