biber ile cümle
biber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.А эти вещи, как они говорят, предотвращают рак: сухари, красный перец, лакрица и кофе.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Ось деякі з речей, які якщо їм вірити, запобігають раку: хлібні коринки, червоний перець, локриця і кава.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.ואלה לטענתם מונעים סרטן: פלפל אדום, ליקריץ, קפה והקשה של הלחם.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.وإليكم بعض المواد الواقية من السرطان بحسب الصحيفة أيضاً : القشور، والفلفل الأحمر ، عرق السوس والقهوة.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.パンの皮や唐辛子 甘草やコーヒー ここで既に 矛盾が生じています
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Als je kijkt, paprika's.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Guardate qui, questi peperoni dolci.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Hãy quan sát những quả ớt chuông này.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Hier seht ihr Paprikaschoten.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Hvis I kan se dette, sød peber.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Jika Anda melihat ini, lada manis.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.여기 사진의 파프리카를 보시면
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Priviți aici, ardei dulci.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Si pueden verlo, es un pimiento dulce.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Tady vidíte papriky.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.To co tu widzicie, to papryka.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Vejam isto, pimentos doces.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Vous voyez ceci, des poivrons.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Εδώ βλέπετε πιπεριές.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Вот, посмотрите, сладкий перец.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.Можете да видите това, сладки чушки.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.אם תוכלו לראת כאן, זה פלפל מתוק.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.ان امكنك رؤية هذا, الفلفل الحلو.
Bunu görebilirsiniz, tatlı biberler.ただのエキゾチックで装飾用のピーマンではありません
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.생각할 수 있는 하나의 방법은, 피망 6개를 동등한 3개의 묶음으로 나누는 것을 의미한다는 것입니다.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.Con suerte lo hayas encontrado de gran ayuda!
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.Eine Art uns das vorzustellen ist das wir meine sechs Paprika in drei gleichgroße Gruppen aufteilen wollen.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.Ett sätt och se på det är att jag vill dela upp mina sex paprikor i tre lika stora högar av paprikor.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.E un modo di pensarci è che voglio dividere i sei peperoni in tre gruppi uguali.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.Jedná se o stejný zbytek jako tady. Čtrnáct mohu rozdělit na dvě skupiny po pěti Což je v podstatě jen deset.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.On peut penser cela différemment et se dire que nous voulons séparer mes 6 poivrons en 3 groupes égaux.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.Нека видим. Колко е четиринайсет делено на пет? Нека нарисуваме четиринайсет предмета.
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.واول ما سيخطر ببالنا لعمل هذا هو اني اود تقسيم حبات الفلفل الست الى ثلاث مجموعات متساوية
Bunun yapmanın yollarından biri 6 tane dolmalık biberi 3 eşit gruba bölmek.私が6つのパプリカを 3つの等しいパプリカのグループに分けるということです. 3人の人がこれらのパプリカを分けようとしていると 考えてもいいです.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızBeh, non somiglia a un peperone, ma hai capito lo stesso.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızBine, nu aşa arată o solniţă, dar voi înţelegeţi despre ce este vorba.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızBon, ça n'y ressemble pas trop, mais l'idée est là.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızDet ligner ikke en peberfrugt, men nu ved vi, at det er sådan en.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızDobre, nie je to celkom paprika, ale predstavte si to.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızHmm dat is niet hoe een paprika eruit ziet, maar je snapt wat ik bedoel.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızIgaz ez nem úgy néz ki mint a paprika, de meg fogod érteni.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınız음, 피망 같이 보이지는 않지만, 아이디어를 얻을 수 있습니다.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızNja, så där ser inte en paprika ut, men du förstår vad jag är ute efter.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızSigue siendo menos que 8. 2 por-- ohh, algo raro le paso a mi lapicero. 2 por 4 es igual a 8.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızΛοιπόν, αυτό δεν μοιάζει με πιπεριά, αλλά παίρνετε μια ιδέα.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızИ ето и трета група, тук. Ето и... нека я оцветя в друг цвят. Четвъртата група.
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızهذا ليس الشكل الصحيح للفلفل الاسود لكن اظن انه وصلتكم الفكرة
Bu pek dolmalık bibere benzemedi ama anladınızまあ,私の言う意味はおわかりでしょう. 1, 2, 3, 4, 5, 6.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.A variedade pode ser o sal da vida, mas a brevidade é o pão com manteiga.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.다양성은 삶의 향신료 같은 것이지만, 간결함은 빵과 버터 같은 거에요.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La variedad puede ser la salsa de la vida, pero la brevedad es el plato principal.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La varietà può anche essere il sale della vita, ma la brevità è il pane quotidiano.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La variété est peut-être le sel de la vie, mais la brièveté est sa tartine.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Rozmanitosť je možno korením života, ale stručnosť je jeho základom.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Różnorodność może nadać życiu pikanterii, ale zwięzłość to chleb powszedni.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Sự phong phú là gia vị của cuộc sống, nhưng sự súc tích là bánh mì và bơ.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Variatie geeft het leven smaak, bondigheid maakt het eetbaar.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Varietatea poate că e savoarea vieții, dar concizia e pâinea cu unt.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Vielfalt mag die Würze des Lebens sein, aber die Kürze ist das tägliche Brot.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Η ποικιλία ίσως να είναι το αλάτι της ζωής, αλλά η λακωνικότητα είναι το ψωμί και το βούτυρο της.