biber ile cümle
biber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biberiye ve Romeo ile başlamayan erdirmez bir mektup?Не мами розмарин и Ромео започват с писмо?
Biberiye ve Romeo ile başlamayan erdirmez bir mektup?Не открылось Розмари и Ромео начинаются как с письмо?
Biber. ""M. Pepper ".
Biber. ""Mr. Pepper. "
Biber. ""Mr Pepper ".
Biber. ""Pan Pepper ".
Biber. "Pepper ".
Biber. "Pepper. "
Biber. "Pepper. "
Bibersiz ızgara balık.Cá hồi nướng không cho tiêu.
Bibersiz ızgara balık.Du saumon grillé sans poivre.
Bibersiz ızgara balık.Gegrilde zalm zonder peper.
Bibersiz ızgara balık.Gegrilltes Lachs ohne Pfeffer.
Bibersiz ızgara balık.Grillad lax utan peppar.
Bibersiz ızgara balık.Salmone grigliato senza pepe.
Bibersiz ızgara balık.Salmon panggang tanpa merica.
Bibersiz ızgara balık.Somon pe gratar fara piper.
Bibersiz ızgara balık.Wędzony łosoś bez pieprzu.
Bibersiz ızgara balık.Σολωμό στο γκρίλ χωρίς πιπέρι.
Bibersiz ızgara balık.Жареный осьминог без перца.
Bibersiz ızgara balık.سمك سلمون مشوي بدون فلفل
Bibersiz ızgara balık.それとグリルチキンとオレンジシャーベット
Bir kase suya karabiber ekin ve arkadaşlarınızdan kara biberi suyun kenarında toplamalarını isteyin.후추를 용기에 뿌리고 당신 친구에게, 후추가 그릇 가장자리로 가게 하겠다고 말하세요.
Bir sonraki tanık Düşesi aşçı oldu. Elinde biber kutusu yapılan ve다음 증인은 공작 부인의 요리했다. 그녀는 그녀의 손에 고추 - 상자를 실시, and
Bir sonraki tanık Düşesi aşçı oldu. Elinde biber kutusu yapılan veהעד הבא היה הטבח של הדוכסית. היא נשאה את הפלפל תיבת בידה, ו
Bir sonraki tanık Düşesi aşçı oldu. Elinde biber kutusu yapılan veوكان الشاهد التالي للطهي دوقة. حملت الفلفل مربع في يدها ، و
Bir sonraki tanık Düşesi aşçı oldu. Elinde biber kutusu yapılan ve彼女は裁判になった前でさえもアリスは方法によって、それが誰か推測人
Bu islem biberi sigirlarin gözlerine sürerek yapiliyor, böylece hayvanin ayaga kalkmasi bekleniyor.Ennek során a paprikát közvetlen a szemükbe dörzsölik, hogy az állatot visszakényszerítsék a lábára.
Bu islem biberi sigirlarin gözlerine sürerek yapiliyor, böylece hayvanin ayaga kalkmasi bekleniyor.Hierzu wird das Pfeffer direkt in die Augen gerieben, um das Tier wieder auf die Beine zu bringen.
Bu islem biberi sigirlarin gözlerine sürerek yapiliyor, böylece hayvanin ayaga kalkmasi bekleniyor.מנהג זה מבוצע על ידי שפשוף הפלפל בצורה ישירה בתוך עיניהם, כדי לגרום להם .לחזור לעמוד על רגליהם
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Dělá se to tak, že se jim vtírají přímo do očí, aby je to nutilo postavit se znovu na nohy.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Ennek során a paprikát közvetlen a szemükbe dörzsölik, hogy az állatot visszakényszerítsék a lábára.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Hierzu wird das Pfeffer direkt in die Augen gerieben, um das Tier wieder auf die Beine zu bringen.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Refriegan el polvo directo en el ojo del animal para que se levanten.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Ta postopek opravijo tako, da živalim natrejo feferone naravnost v oči, da bi jih spodbudili nazaj na noge.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Wykonuje się to poprzez wcieranie pieprzu prosto do oka w celu wymuszenia powstania zwierzęcia
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.Για να συνεχίζουν τα ζώα να περπατούν χρησιμοποιείται επίσης καυτερό πιπέρι και καπνός.
Bu işlem biberi sığırların gözlerine sürerek yapılıyor, böylece hayvanın ayağa kalkması bekleniyor.מנהג זה מבוצע על ידי שפשוף הפלפל בצורה ישירה בתוך עיניהם, כדי לגרום להם לחזור לעמוד על רגליהם.
Bu malzemenin temel kullanım alanı ise bebek biberonları gibi ürünlerdir.이 물질을 응용한 여러 다른 기술 중 특히 중요한 하나는 젖병에 쓰여
Bu malzemenin temel kullanım alanı ise bebek biberonları gibi ürünlerdir.Среди способов применения данного материала есть такой, как изготовление детских бутылочек.
Bu malzemenin temel kullanım alanı ise bebek biberonları gibi ürünlerdir.Також цей матеріал використовують для виготовлення дитячих пляшечок.
Bu malzemenin temel kullanım alanı ise bebek biberonları gibi ürünlerdir.אחד היישומים העיקריים בחומר זה הוא, בין השאר, בבקבוקי תינוקות,
Bu malzemenin temel kullanım alanı ise bebek biberonları gibi ürünlerdir.اذا واحدة من التطبيقات المبدئية لهذه المادة هي,ضمن اشياء اخرى, في زجاجات الاطفال,
Bu malzemenin temel kullanım alanı ise bebek biberonları gibi ürünlerdir.いろいろありますが 哺乳瓶に利用できます 中のミルクが 適温かどうか分かります
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.A tu mamy te, które rakowi zapobiegają: skórka chleba, papryka, lukrecja i kawa.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Còn đây là vài thứ họ cho là ngăn ngừa ung thư: vỏ cây, hạt tiêu, cam thảo và cà phê.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Dizem que estas coisas evitam o cancro: côdeas, pimento vermelho, alcaçuz e café.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Ecco alcune delle cose che prevengono il cancro: croste, pepe rosso, liquirizia e caffè.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Her er nogle af de ting de har sagt beskytter mod kræft: skorper, rød pepper, lakrids og kaffe
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Hier enkele van de dingen waarvan ze zeggen dat ze kanker voorkomen: korsten, rode peper, zoethout en koffie.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Iată câteva chestii despre care ei spun că ar preveni cancerul: cojile, piperul roşu, lemnul dulce şi cafeaua.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Inilah beberapa hal yang dikatakan mencegah kanker: remah-remah, lada merah, akar manis, dan kopi.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.여기 그들이 암을 예방한다고 말한 몇가지가 있습니다 빵껍질, 고추, 감초, 그리고 커피
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Néhány dolog, amiről azt mondják, megelőzi a rákot: kenyérhéj, pirospaprika, édesgyökér és kávé.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Och här är några av de saker som sägs motverka cancer: skorpor, rödpeppar, lakrits och kaffe.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Tule pa je nekaj stvari, za katere pravijo, da preprečujejo raka: skorja, rdeča paprika, sladki koren in kava.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Voici ce qui d'après eux prévient le cancer : les croûtes, le poivron rouge, la réglisse et le café.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Y estas dijeron que lo previenen: corteza, pimienta roja, regaliz y café.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Zde jsou některé věci, o kterých říkají, že předchází rakovině: krusty, paprika, lékořice a káva.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Τα παρακάτω πως προλαμβάνουν τον καρκίνο: οι κρούστες, το κόκκινο πιπέρι, η γλυκόριζα, ο καφές.