bi ile cümle

bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmurlu günler hariç, ben büroya bisikletimle giderimI go to the office by bicycle except on rainy days.
Yağmurlu bir günde en iyisi evde kalmaktır.The best bet on a rainy day is to remain indoors.
Eğer yağmurda bırakırsan, bir bisiklet paslanır.A bicycle will rust if you leave it in the rain.
Yağmur tenis oyunumuzu bitirmemizi önledi.The rain prevented us from finishing our game of tennis.
Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.After the rain, there were puddles on the street.
Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you in case it rains.
Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.It looks like rain. You had better take an umbrella with you.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.The rain necessitated a postponement of the picnic.
Yağmur yağmazsa, bisiklet sürmeye gidebilirsin.You may go cycling if it doesn't rain.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Yağmur biraz yavaşladıktan sonra, arabaya doğru koştuk.After the rain had let up a bit, we made a dash for the car.
Yağmur durur durmaz güzel bir gök kuşağı çıktı.No sooner had it stopped raining than a beautiful rainbow appeared.
Biz yağmur için dua ettik.We prayed for rain.
Yağmur yağacağına dair bir önsezim var.I have a hunch that it will rain.
Yağmur yağdığında, otobüse biner.When it rains, she takes the bus.
Yağmur yağma ihtimaline karşı bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağacaktı diye bir şemsiye aldım.I took an umbrella in case it should rain.
Bence yağmur yağarsa diye bir şemsiye alman daha iyi olur.I think you'd better take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it should rain.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Yağmur olmasaydı, keyifli bir yolculuk yapardık.But for the rain, we would have had a pleasant journey.
Yağmur yağdığı için bir taksiye bindim.Since it was raining, I took a taxi.
Bitkiler yağmurdan sonra çabuk büyür.Plants grow quickly after rain.
Yağmur sona erdi ve tenis oyunumuzu bitirebildik.It left off raining and we managed to finish our game of tennis.
Bir gökkuşağı belirmeden önce, hemen hemen yağmur durmuştu.Scarcely had the rain stopped before a rainbow appeared.
Ben sadece yağmurun birkaç saat daha gecikmesini umuyorum.I only hope that the rain holds off for a few hours more.
Bir karga, kömür kadar siyahtır.A crow is as black as coal.
Kanadı ciddi biçimde hasar görmüş bir kuş buldum.I found a bird whose wing was severely damaged.
Uzay yolculuğu artık bir hayal değil.Space travel is no longer a dream.
Uzayda seyahat etmenin nasıl bir şey olduğunu merak ediyorum.I wonder what it is like to travel through space.
Uzay gemisi mükemmel bir iniş yaptı.The spaceship made a perfect landing.
Bir uzay gemisinde aya yolculuk artık bir rüya değil.A voyage to the moon in a spaceship is no longer a dream.
Bir uzay gemisinden bakıldığında dünya mavi görünür.Seen from a spacecraft, the earth looks blue.
Evrende bir sürü galaksi vardır.There are many galaxies in the universe.
Evrende birçok gökada var.There are many galaxies in the universe.
Korkarım sağ kolumda bir çatlak var.I'm afraid I have a crack in my right arm.
Sağ gözüme bir şey oldu.Something has happened to my right eye.
Sağ taraftaki bina bir okuldur.The building on the right side is a school.
Sağa dönünce, beyaz bir kule göreceksin.Turning to the right, you will see a white tower.
Eğer sağa dönerseniz, büyük bir bina göreceksiniz.If you turn right, you will see a big building.
Keşiş ahşap bir kulübede yaşıyordu.The hermit lived in a wooden hut.
Herhangi bir şey saklama.Don't hold back anything.
Sen bir yılansın!You are a snake!
Bir içki ister misin?Would you care for a drink?
Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.Driving after drinking alcohol is not acceptable behavior.
Kendinize bir içki alın.Help yourself to a drink.
Bir içki hazırlayacağım.I'll fix a drink.
Bana bir içki verir misin?Will you give me a drink?
Her birey 7000 dolar ödedi.Each individual paid 7000 dollars.
Bir insan çok fazla içebilir fakat bir insan asla yeterince içmez.One can drink too much, but one never drinks enough.
Çok fazla içmek hayatınızı bir harabe yapacaktır.Too much drinking will make your life a ruin.
Yerçekimi, nesnelerin birbirine çekildiği doğal güçtür.Gravity is the natural force by which objects are attracted to each other.
Bana bir vinç verin.Give me a hoist.
Birçok dizgi hatası bulundu.Many typographical errors were found.
Şimşek, elektriksel bir olaydır.Lightning is an electrical phenomenon.
Pirinç hasatında bir festival düzenlenir.A festival is held at the rice harvest.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
Tek tekerlekli bir bisikletin sadece bir tekeri vardır.A unicycle has only one wheel.
Bir iki gün içinde sana bildireceğim.I'll let you know in a day or so.

İlgili Sayfalar