bi ile cümle

bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizce, bugünün dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce, günümüz dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce günümüz dünyasındaki 2700 dilden sadece bir tanesidir.English is just one of over 2,700 languages in the world today.
İngilizce uluslararası bir dil oldu.English has become an international language.
İngilizce evrensel bir dildir ve tüm dünyada kullanılmaktadır.English is a universal language and is used all over the world.
İngilizce uluslararası bir dildir.English is an international language.
İngiliz dili bir deniz gibi etrafımızı sarıyor.The English language surrounds us like a sea.
İngilizce biraz evrensel bir dil.English is a kind of universal language.
İngilizce birçok kişi tarafından kullanılmaktadır.English is used by many people.
İngilizce birçok ülkede konuşulur.English is spoken in many countries.
İngilizce birçok ülkede öğretilir.English is taught in most countries.
Kaç tane İngilizce sözcük biliyorsun?How many English words do you know?
Birçok İngilizce sözcük, Latince'den türemiştir.A lot of English words are derived from Latin.
Bir İngilizce sözlüğün var mı?Do you have an English dictionary?
İngilizce bir sözlüğün var mı?Do you have an English dictionary?
İngilizce bir gecede öğrenilemez.English cannot be mastered overnight.
İngilizce yazılmış bir kitabınız var mı?Do you have a book written in English?
İngilizce bir mektup yazmak böyle kolay değildi.It was not so simple to write a letter in English.
İngilizce bir aşk mektubu yazmak kolay değildir.To write a love letter in English is not easy.
Biz ya İngilizce ya da Japonca konuşabiliyorduk.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
İngilizce dilinde birçok kelime telaffuz edilmeyen harfleri içerir.In the English language many words contain letters which are not pronounced.
Yüzmeyi öğrenmek bir çocuk oyuncağı.It's a cinch to learn to swim.
Gölü yüzerek geçmek neredeyse beni bitirdi.Swimming across the lake almost finished me.
Daimi barış, illüzyondan başka bir şey değildir.Permanent peace is nothing but an illusion.
İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.Good nutrition is vital for an infant's growth.
Besleyici bir kahvaltı yedim.I had a sustaining breakfast.
Bir insanın hayatının inişleri ve çıkışları vardır.A man's life has its ups and downs.
Film yapımı heyecan verici bir iştir.Movie making is an exciting job.
Zaten sinema salonunun önünde bir sırada bekleyen bir sürü insan vardı.There were already a lot of people waiting in a line in front of the movie theater.
Bir filmin herhangi bir kitaptan daha eğlenceli olduğunu düşünüyorum.I think a movie is more entertaining than any book.
Sinemaya gidersen, kız kardeşini birlikte götür.If you go to the movies, take your sister with you.
Mola verelim ve bir film izleyelim.Let's stop off and see a movie.
"Fight Club" filminin sürpriz bir sonu vardır.The movie "Fight Club" has a surprise ending.
Bizim satış elemanlarıyla konuştum.I talked with our sales people.
Unzen dağı öylesine güzel bir yer ki birçok insan orayı ziyaret eder.Mt. Unzen is such a nice place that many people visit there.
Bir bulut gökyüzünde süzülüyordu.A cloud floated across the sky.
Allahtan, o iyi bir koltuk buldu.Luckily, he found a good seat.
Bir atlet formda olmalıdır.An athlete must keep in good condition.
Egzersiz, bir köpek için hayatidir.Exercise is vital for a dog.
Egzersizin iyi sağlık için bir anahtar olduğunu unutma eğilimindeyiz.We tend to forget that exercise is a key to good health.
Ehliyetinin olması bu iş için bir avantaj.Having a driver's license is an advantage for this job.
Bir sürücü belgesine sahip misin?Do you have a driver's license?
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.A driver was sleeping in the car.
Bir sürücü arabada uyuyordu.A driver was sleeping in the car.
Sürücü bize hangi otobüse binmemiz gerektiğini söyledi.The driver told us which bus we should take.
Bir sürücünün işi göründüğü kadar kolay değildir.The job of a driver is not as easy as it looks.
Sürücü yüksek bir hızda devam etti.The driver maintained a high speed.
Sürücü bize emniyet kemerlerimizi bağlamamızıı tavsiye etti.The driver advised us to fasten our seat belts.
Yetersiz bir sürücü olmasına rağmen sürücü sınavını geçebildi.He managed to pass his driving test even though he was a poor driver.
Tek gidiş bilet ücreti bir dolardır.The fare is one dollar each way.
Şans eseri, bir gemi geçti ve onlar kurtarıldı.As good luck would have it, a steamer passed by and they were saved.
O bir mucizedir.It's a godsend.
Medyanın onun sözleşmesi ile ilgili bir söylenti rüzgarı vardı ve hızlı geldi.The media got wind of a rumor about his engagement and came quickly.
Bildiğim kadarıyla, söylenti doğru değildir.The rumor is not true as far as I know.
Söylenti onun bir yankesici olduğunu söylüyor.Rumor says that she is a pickpocket.
Yağmurlu bir gün.It's a rainy day.
Yağmurlu sezonun ne zaman biteceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling when the rainy season will be over.
Yağmur çiftlik bitkileri üzerinde iyi bir etkiye sahipti.The rain had a good effect on the farm crops.
Yağmur yağacağını sanmıyorum, ancak her ihtimale karşı bir şemsiye alacağım.I don't think it will rain, but I'll take an umbrella in case it does.
Yağmur bir hafta sürdü.The rain lasted a week.

İlgili Sayfalar